Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Atila ALTUNTAŞ

Devlet bir açılım yapacaksa öncelikle''OKUMA'' Açılımı yapmalı

10.10.2009 01:38

Türk milleti olarak, sanki kitap okumaktan nefret ediyoruz. Kitap okumayı istiyor ama onu bir yük bir sıkıntı gibi görüyoruz. Bırakın toplumun genelini gençliğimizin durumu, içler acısı, özellikle de üniversite gençliğimiz.

Yaşadığım ülke olan İsveç’in üniversite gençliğini incelediğim zaman; araştıran, çok okuyan, sorgulayan ve zamanının büyük bir bölümünü kütüphanede geçiren, bir gençlikle karşı karşıya kalıyorum. Ayrıca uzmanların belirttiğine göre, normal bir İsveçli günlük 2-3 bin kelime ile konuşurken, üniversiteliler 08-10 bin kelimeyle konuşuyor.

Bizde ise üniversite gençliğinin günlük konuşma dilinin ortalama üç yüz kelimeden oluştuğunu, belirten Prof. Şükrü Akalın bu konuda yaptığı bir araştırmada ülkemizin anadilini konuşmaktan aciz yeni bir kuşak ile karşı karşıya kaldığını ifade etmekte.

Tabi ki! Bunların ana nedeni okumayı seviyor gibi görünen ama nedense sevdiğini gösteremeyen bir toplum olmamızdandır. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme raporuna göre, Türkiye, kitap okuma alışkanlığında, 173 ülke arasında 86’ıncı sırada, Libya, Tanzanya ve Ermenistan’ın gerisinde kalıyor.

Kitap okuma oranının yüzde 4,5 olduğu Türkiye’de yılda 23 milyon adet kitap basılırken, Japonya’da 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Bir yılda ders kitapları hariç Amerika’da 72 bin, Almanya’da 65 bin, Brezilya’da 13 bin, Türkiye’de ise 6.031 kitap yayımlanıyor. 7 milyonluk nüfuslu Azerbaycan’da kitaplar 100 bin baskı sayısı yaparken, 75 milyonluk nüfuslu Türkiye’de bu rakam 2500 civarındadır.

Türkiye’de Eğitim Sendikacıları bir araştırma yapmışlar. En çarpıcı sonuç ise şu: Türkiye ihtiyaç maddeleri sıralamasında ‘’kitap’’ 235.’’ sırada. Sevgili dostlar! Kitap’tan önce 234 tane çok önemli hayati ihtiyaç ve gereksinimiz varmış. Aslında kitabı birinci sıraya koyarsak, okuyan, araştıran, sorgulayan, kendini geliştiren bir toplum olursak, gelişmiş toplumlarda olduğu gibi bütün sorunların üstesinden gelebiliriz. İşin püf noktası, bütün sorunların çözüm merkezine ‘’ kitap eksenli’’yaklaşımların konmasıdır.

Türkiye’de kitaba yılda harcanan para 45 sent imiş. Günde ortalama 5 saat televizyon seyreden Türkler, kitap okumaya yılda 6 saat ayırıyormuş.

Bir Japon yılda ortalama 25 kitap, bir İsveçli 10 kitap, bir Fransız 7 kitap okurken, Türkler 10 yılda bir kitap okuyormuş. Türkiye’de nüfus 70 milyon olmasına rağmen okuma alışkanlığına sahip ancak 70 bin kişi varmış.

Bu rakamlar insanın dudağını uçuklatıyor. Bence devlet bir açılım yapacaksa en önemli ve hayati açılım ‘’Milleti okumaya teşvik açılımı’’ dır. Çünkü okumadığımız için terör var. Okumadığımız için fakir bir toplumuz. Okuyamadığımız için yaşanan haksızlıkları, yoksullukları, fukaralığı bizim için ülkeyi yönetenlerin başarısız yönetimlerini kaderimiz sayıyor ve okumadığımız için yüzlerce yaşamsal sorunla boğuşuyoruz.

Veriler ortada Dostlar! Libya, Tanzanya, Ermenistan’dan bile az kitap okuyan ve araştıran bir toplum olduğumuz halde fikir üretmede dünyada bir numarayız ve her konuda bilgi sahibiyizdir. Hâlbuki büyüklerimizin bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz sözü gerçeği ifade eden bir sözdür. Futbolda 74 milyonumuz da teknik direktörlerden daha iyi biliriz. Üç- beş kişi bir araya gelince önce Türkiye’yi kurtarırız, sonra dünya’yı, bütün sorunların reçetesini 2-3 saat içinde yazarız. Mesela İsveç’te rahatsızlığından dolayı doktora giden bir hastayı doktor inceler, tüm testlerden geçirir, tüm tahlilleri yaptıktan sonra bile ilaç yazarken kılı kırk yarar. Bizde ise bırakın doktoru Türkiye’nin her hangi bölgesinde bir kahvehaneye girin, içerdeki bulunan insanlara sadece’’ sırtım ağrıyor’’ deyin, herkes ağrının nedenini teşhis eder ve size reçete yazar.

Bu kadar bilen ve her konuya hâkim olan bir toplumun, gazete ve kitaplara ihtiyacı olur mu? Bundan dolayı da gazeteleri soba tutuşturmak kitapları da evdeki vitrinleri süslemek için aksesuar olarak kullanıyoruz. Bu halde bile her şeyi biliyoruz. Ah! Bir de kitap okuyabilsek dünya’ya hâkim oluruz…



 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4282 defa okunmuştur
Hatırlatma
Ramazan
Yazıyı okuduğum zaman habername yazarlarından Ünal sade beyin bir yazısını tekrar hatırladım.Yazının başlığı "Okuma, araştırma, yazma sadece seyret" idi. O yazıyı görmemiş olanlara bu yazıyla birlikte okumalarını acizane tavsiye ediyorum... http://www.habername.com/yazi/unal-sade-okuma,-arastirma,-yazma-sadece-seyret-2777.htm
12 Ekim 2009 Pazartesi 10:23
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
edeb
abdullah
Sevgili kardeşim sen önce edep okumaktan başla !
11 Ekim 2009 Pazar 20:57
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
oku
cebrail
ben ne okuycam birader...tavsiyen nedir.mutahit olmak istiyorruum..
10 Ekim 2009 Cumartesi 11:47
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
:)
Feyzullah Yılmaz
Atilla abi, cok guzel bir yazi yazmissin. Eline saglik. Ozellikle yazinin dilini de cok begendim. :)
10 Ekim 2009 Cumartesi 08:48
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri