Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Atila ALTUNTAŞ

YENİ DÜŞMAN TEKRAR RUSYA’MI?

Salı :

Tüm müslümanların Ramazan ayını kutlar, bu mübarek ayın tüm insanlara bereket, hayır, huzur ve öncelikle de barış getirmesini canı gönülden temenni ederim.

           Ramazan ayı, İslam dininin en önemli özeliklerinden olan,  güzel ahlakın, barışın hoşgörünün, yardımlaşmanın ve dayanışmanın daha da öne çıktığı önemli bir dönemdir.

          Buna rağmen, batı ve Amerika'da bir çok insan İslam'ı; Terör ve şiddet içeren bir din olarak algılıyor. İnsanların bu şekilde düşünmelerine yol açan sebeb, Amerika ve batı'nın 90,lı yılların başından bu güne kadar, İslam dini hakkında yaptıkları yanlış ve kötü propagandalardır.

       Sovyetlerin çökmesinin ardından,  kendisine yeni bir düşman arayışına giren, Amerika ve Batı o, düşmanı bulmakta zorluk çekmedi. Bu konuda , İngiltere eski başbakanı Margaret Teacher'in yaptığı o meşhur konuşma çok ilginçti. Düşmanı olmayan bir idolojinin yaşamayacağını söyleyen Teacher,”Bizim yaşamamızı devam ettirmemiz için yeni bir düşmanımızın olması şarttır. İşte bu yeni düşman  İslam olacak”demiştir.

         Düğmeye 11 Eylül saldırısı ile basılmış oldu. Sovyet, Afganistan savaşında, Amerika ile dirsek temasında olan, dünya'ya aşırı dinci görüntüsü veren, El Kaide örgütü ise bu konuda batılılar için biçilmiş kaftan olup iyi bir düşman sayılabilirdi.

        11 Eylül saldırısının faturası, dünya'da yaşayan tüm Müslümanlara çıkarıldı. Her bir Müslüman potansiyel bir terörüst olarak görüldü. Bazılarının banka hesaplarına el kondu, kredi kartları iptal oldu, iş sözleşmeleri bile fesh edilenler oldu…..

        ABD başkanı Bush ilk hedef olarak, El Kaide'ye destek veren Afganistan'daki, Taliban rejimini seçmişti. 7 Ekim 2001'de Afganistan, ABD tarafından bombalanmaya başlandı. Bu bombardıman sırasında, bir çok sivil hayatını kaybederken, 11 Eylül olayından dolayı,  ABD'nin yanında olduğunu belirten dünya , Afganistan'da yaşayanlara ses çıkarmamıştı.

              ABD, Afganistan savaşı sırasında, bütün dünya medyasına servis edilen haber ve görüntülerde, Taliban kuvvetlerinin Afgan halkına  uyguladığı, sözde' İslami rejim' adı altında acımasız muameleler, yeni düşmanı İslam olarak seçen ABD ile batı'nın işine oldukça yaradı.

         Savaş beklendiği gibi, ABD'nin üstünlüğü ile sonuçlandı. Taliban rejimi yıkıldı, onun yerine sürgünde bulunan,  ABD ve Avrupa yanlısı Hamit Karzai başkanlığında bir hükümet kuruldu.

       11 Eylül saldırısından sonra teröre karşı, savaş bahanesi ile yeni bir “Haçlı seferi” başlatıp, Afganistan'ı cehenneme çeviren ABD'nin, ikinci hedefi bir başka Müslüman ülkesi Irak ve kendi oyuncağı olan Saddamdı.

        Irak'ın Kuveyt işgaline kapalı destek verip, Saddama verdiği nükleer silahlarla, Halepçe'de, 5 bin Müslüman kürd'ün öldürülmesine çanak tutan ABD kendi eliyle meydana getirdiği, diktatörü yok etme planları yapıyordu.

       20 Mart 2003'te başlayan, hava saldırısı ile birlikte, sivil Iraklıların üstüne, tonlarca misket bombası yağdıran ABD, sivil katliamların yanlışlıkla  yapıldığını söylüyordu. Bombardımanın  sonucunda, elleri, kolları kopan çocuklar ve yaşlılar, Amerikan askerlerinin sadistçe öldürdüğü, siviller, tecavüz ettikleri yüzlerce kadın ve kızların görüntüleri tüm dünya'da tepki çekerken, başkan Bush yaptığı basın toplantılarında,”Biz Irak halkını, Saddam'ın fitne, fesadından, zulmünden kurtarıp, özgürlük, demokrasi ve daha iyi bir yaşam getireceğiz” diyordu.

          Ama! 1400 yıl önce inen, Kuran'ın bir ayeti, bize bunların ruh halini, şöyle haber veriyordu.”Onlara yeryüzünde  bozgunculuk (savaş) çıkarmayın denildiği vakit, biz ancak ıslah edicileriz derler. Dikkatli ol! Muhakkak onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat bunu anlamazlar.(el Bakara2/11,12)

             Irak işgalinden bugüne, 1milyon kişinin, ölmesine neden olan Amerika'nın,  zaman, zaman basına yansıyan, işkence ve tecavüz görüntüleri gün yüzüne çıktı. ABD'nin Irak'a götürdüğü demokrasi, Iraklıların vücutlarında, beyinlerinde, yıllarca unutamayacakları yaralar açtı.

         Batı ve Amerika, İslam'ı Tüm dünya'ya öcü gösterip bununla mücadele doğrultusunda, Orta Doğu'da ki enerji kaynaklarını ele geçirdi ve artık görev tamamlandı.

        Yeni düşman tekrar Rusya'mı  oluyor? ABD ve batı'nın yeni görevi; Rusya'nın enerji konusunda özelikle, orta Asya ve Kafkaslarda ki güçlü etkisini azaltmak ya da yok etmek.

      Kafkaslarda Amerika ve Rusya arasındaki artan gerginlik, yeniden soğuk savaşın başladığının işareti. Soğuk savaş bu kez idoloji için değil enerji için başlıyor.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5818 defa okunmuştur
iyi analiz
cebrailerdogan
atilacigim iyi hos guzel anlizyapmissin,guzelde anlatmissinda kardesim bu iraklilarin yada muslumanlarin hic mi sucu yok yaptirmasin kardesim allahinverdigi nimetlerle yangelipyatiyorlar, sen kendini egitmez,ekonomikgucunu iyi kullanmazsan elinadami zulumde yapar,gelirsenindevletinde devrimdeyapar. ( gene insaflilarmis)
04 Ekim 2008 Cumartesi 01:06
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
ne olacak?
mehmet ali
seni herzaman takip ediyorum cok guzel yaziyorsun senden bu erdogan-dogan ile ilgili bir bilgi istiyorum ayrintili ,,saygilarimla ,basarilar,
08 Eylül 2008 Pazartesi 20:20
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
olabilir ,,olmayabilirde
mehmet ali
atilla bey seni herzaman takip ediyorum guzel anlatiyorsun guzle konulara girip yaziyorsun..dusman rusya zaten dusman onun yenisi yok bence ,, derin devlet bilir anca onun cevabini saygilarimla
05 Eylül 2008 Cuma 02:39
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Güzel Bir Yazı
Feyzullah Yılmaz
Güzel bir yazı olmuş. Özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemi, Amerika, Batı ve ideolojiler mücadelesi açısından iyi analiz eden bir yazı bence. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle ideolojik rekabeti kaybettiği iddia edilen komünizmin yerini İslam'ın almaya başladığı görüşüne ben de katılıyorum. Ama bu noktada bir sorum olacak. Rusya'nın yeniden düşman olması, ideolojik bir rekabetten mi kaynaklanıyor, yoksa Rusya'nın artan ekonomik ve siyasi gücünden mi? İslam'ınki ise sanki daha ideoloji temelli gibi.
04 Eylül 2008 Perşembe 22:37
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri