Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Av. Mehmet YALÇINKAYA

DUA VAKTİ

16.07.2015 16:46

Rabbimiz, “Biz insana “anne ve babasına” ihsanla-iyilikle davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve onu zahmetle doğurdu. Onun (hamilelikte) taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet güçlü (ergenlik) çağına erip kırk yıla (yaşına) ulaşınca dedi ki: “Rabbim, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve Senin razı olacağın salih bir amelde bulunmamı bana nasip et. Benim için soyuma da salahı (salih amel ve iyiliği) ver. Gerçekten ben Sana tevbe edip-döndüm ve elbette ki ben Müslümanlardanım.” (Ahkaf Suresi, Ayet:15) buyurmaktadır.

Bu ayeti nasıl anlamalıyız? Ayet bize hangi hakikatleri hatırlatmaktadır? Şükür, salih amel ve göz aydınlığı nesil, hayat tasavvurunun en önemli köşe taşlarıdır. Kısaca değinelim:  

Şükredecek bir karakter insanı insan yapan, dahası Müslüman kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Şükürsüzlük ise başa beladır. Hakikaten şükretmeyen insan hiçbir şeyin kıymetini bilemez. Şükür kıymet bilmektir. Şükrederseniz Allah (cc) artırırım diyor. Şükretmezsek, bizi çetin bir azab beklemektedir. Burada sorulması gereken soru şudur: Nimete karşı şükretmeyenin azabı nedir? Allah (cc) nimetle sizi baş başa bırakırım, (nimete şükretme liyakati size vermem) böylece o nimet başınıza bela olur. Keder olur, zahmet olur. Rahmet olmaz demektedir.

Ayet bizden şükürle birlikte ve bu şükre uygun salih amel geliştirmemizi istemektedir. Yani Ya Rabbi, ben de bir tasavvur inşa et. Nimetini fark edip ona şükredeyim. Ondan sonra salih amel işleyeyim. Yani bu tasavvura uygun bir eylem biçimi geliştireyim. Bu tasavvurum aklımı olgunlaştırsın, olgun aklım, olgun eyleme dönüşsün. Yani meyvelerim olsun Ya Rabbi. Sadece iyi ve sağlam bir ağaç olmayayım, meyveli ağaç olayım. Çünkü amel Mü’minin meyvesidir, imanın meyvesidir. Ayetin işaret ettiği ikinci mânâ da imanımızı meyveli kılması için dua etmektir.

Salih nesil: İmanın en büyük meyvesi, insan yaşarken elde ettiği değil, insan öldüğü halde kendisi ölmeyen meyvedir. Düşünün bir ağaç ki, artık ölmüş, kurumuş, ama meyve hâlâ yaşıyor. İşte salih nesil bu. Salih çocuk/lar dolayısıyla süren güzel ameldir. Sadakayı cariyenin bir numarasıdır. Ebeveyne düşen evlada istikamet açısı vermektir. Bu ayet bize bunu söylüyor. Anne-babanın evlada karşı görevini dile getiriyor. Onu yaşayan amelin haline getirmek istiyorsan öncelikle ona bir misyon ver. Vizyondan önce misyon ver. Bir davası olsun. Yani Allah düşüncesi ile dolu bir hayatı zimmetle ona. Mirasın bu olsun.

Bugün Ramazan-ı Şerif ayımızı uğurluyoruz. Seneye hangimiz Ramazan’a ulaşır, tekrar oruç tutmak nasip olur onu ancak Rabbimiz bilir. O zaman hem uğurladığımız Ramazan’ın hüznünü, hem Rabbimizden hediye Ramazan Bayramı sevincimizi bir dua ile taçlandıralım:

Ey hiçbir şeyi eksik bırakmayarak her şeyi yerli yerine koyan, tarumar ettiğimiz kulluğumuza da bir çeki düzen ver.

Ey dağı taşı sonsuz güzelliklerle donatan, çirkinliklerle kararttığımız insanlığımıza da yeni bir bahar aşıla.

Ey şu asi zamanlardan bile merhametini hiç esirgemeyen, bizi kalbi kibirle katılaşanlardan olmaktan koru.

Ey bize şükrüne mecal yetiremediğimiz iman nimetini lütfeden, bizi bu dalgalı denizlerden geçirip selamet sahiline de ulaştır.

Ey yarattığı hiçbir şeyde asla tekrara düşmeyen, içine sürüklendiğimiz kısır döngülerden de bizi çekip çıkar.

Ey pişman olup boyun bükenleri affetmekten hiç vazgeçmeyen, kendinden umudu kalmayanların umudunu da tazele.

Ey merhamet membaı hiç kurumaz olan, yağacak çöl istiyorsan işte çöl, rahmetini kurumuş gönüllerimize de yağdır.

Ey bir gecenin içine bin aylık hayrı sığdırmaya kâdir olan, bizim nice bin aya yetecek günahımız var, bir kalemde hepsini sil.

Ey Efendimiz (SAV)’i âlemlere rahmet olarak gönderen, onun mübarek niyazları hatırına bizim niyazlarımızı da kabul et.

YA RABBİ

Acizlikten, fakirlikten, cimrilikten, korkaklıktan, tembellikten, hilekâr dosttan, faydasız ilimden, kabir azabından, ağlamayan gözden, sıkıntı ve hüzünden, ürpermeyen kalpten, her türlü hastalıktan, hayatın fitnelerinden, borç altında kalmaktan, kabul olunmayan duadan, doymak bilmeyen nefisten, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten, zalim olmaktan ve zulme uğramaktan, isyan ettiren fakirlikten ve azdıran zenginlikten, geçmişe kederlenmekten ve geleceğe kaygılanmaktan, Allah’ım sana sığınırız.

Ve son olarak oluk oluk akan Müslüman ve mazlum kanının bugünlerde yapılan dualar hürmetine durmasını senden niyaz ederiz...

Ülkemiz başta olmak üzere Müslüman coğrafyanın neresinde olursa olsun fakir, garip, mazlum, zulüm altında korku ile hayatını sürdüren bütün kardeşlerimize de yardım etme güç ve imkanını bizlere ihsan eyle Ya Rabbi…

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2712 defa okunmuştur
40 yaş duası
Ali Öztürk
Ahkaf sûresi 15. âyeti rehberliğinde duaya dikkat çekmek yerinde olmuş. Kur'ân-ı Kerîm'de pek çok âyette yüce rabbimiz bize gerek doğrudan gerek peygamberleri gerek salih kullarının ağzından nasıl dua edeceğimizi öğretiyor. Bu âyette farklı olan ise kırk yaşına gelen bir kulun ettiği/ etmesi gerektiği duadır.
16 Temmuz 2015 Perşembe 23:28
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri