Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Av. Mehmet YALÇINKAYA

PEDOFİLİ ve HUKUK

15.01.2015 19:38

Pedofili ya da sübyancılık, yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri, cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlık. Bu durumdan muzdarip kişilere pedofil ya da sübyancı denir.

Sübyancılar -tipik olarak- yetişkin cinsel ilişkiden zevk almakta güçlük çekerler, özgüvenleri eksik olabilir ve çocuklarla ilişkiyi yetişkinlere nazaran daha az tehdit edici bulurlar. Sübyancının eğilimi karşıt cinse veya kendi cinsine olabilir. Sübyancıların büyük bir çoğunluğu erkektir ve bu durum kadınlarda çok nadir görülür.

Çocuk cinsel istismarı, bir yetişkinin bir çocukla cinsel ilişkiye girmesi veya onu cinsel haz amacıyla kullanmasıdır. Çocukların kullanıldığı pek çok farklı cinsel aktiviteyi kapsar. İstismar, türleri içinde yaygın olanlardan biridir.

Uluslararası hukuk alanında çocukları koruma altına alan önemli bir sözleşme olan ve 140 ülkenin imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesiyle, bu ülkelerin her biri, çocukları, sözleşmenin gerektirdiği şekilde koruma altına almayı kabul etmiştir.  Sözleşmesinin 34. ve 35. maddelere göre, bu ülkeler, kendilerine vatandaşlık bağıyla bağlı çocukları her tür cinsel sömürü ve saldırıdan korumakla yükümlüdür. Bu koruma, bir çocuğu cinsel bir eylemde bulunmaya zorlamayı, çocukların fahişelik yapmasını ve pornografik malzeme olarak kullanılmasını yasaklamayı kapsar. Sözleşmeyi imzalayan ülkeler, ayrıca, çocukların kaçırılmasını, satılmasını ve çocuk ticaretini önlemekle yükümlüdür.

Cinsel rüşt yaşı, bir kişinin yasal olarak cinsel eylemlerinin bilincinde sayıldığı ve bu eylemlere rıza gösterebildiğinin yasal olarak kabul edildiği en küçük yaştır. Cinsel rüşt yaşı, rüşt yaşından, cezai ehliyet yaşından, evlenme yaşından ve seçme yaşından farklı olabilir. Cinsel rüşt yaşı için ülkelere göre yasalar farklılık gösterir: Genellikle 15 ile 18 arasında olacak şekilde belirlenmesine karşın, 13'e kadar düşebildiği ve 20'ye kadar çıkabildiği ülkeler bulunmaktadır.

Cinsel rüşt yaşı, cinsel eylemin türüne, eylemde bulunan tarafların cinsiyetlerine ya da yaşça büyük olan tarafın küçüğe karşı bulunduğu konumu suiistimal ediyor olması durumu gibi bazı kısıtlamalara ve diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir. Bazı hukuk sistemlerinde, tek bir cinsel rüşt yaşı belirlenmesindense taraflar arasındaki yaş farkı da göz önüne alınabilir. Bu yasaların ihlal edilmesi durumunda yapılacak suçlamalar, çocukların cinsel istismarından tecavüze kadar çeşitlilik gösterebilmektedir.

Türkiye'de çocukların cinsel istismarı Türk Ceza Kanunu madde 103’te düzenlenmiştir. Reşit olmayanla cinsel ilişki ise madde 104’te ele alınmıştır. Türk Ceza Kanunu'na göre; “On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış” ve “diğer çocuklara (algılama yeteneği olan çocuklar kast edilmektedir) karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar” çocukların cinsel istismarı olarak kabul edilmektedir. Çocuğun cinsel istismarının cezai müeyyidesini merak edenler TCK ilgili maddelerine bakabilirler.

Küçük çocuğun istismarı konusunu teknik olarak özetledikten sonra asıl konuma giriş yapabilirim. “Bazı şeylerin şüyuu, vukuundan beterdir” diye bir deyimi hemen herkes duymuştur. Yani, olmamış şeylerin olmuş gibi yayılması o işin gerçekleşmesinden daha kötü sonuçlar doğurur. Bunun için akla ilk gelen örnek, namuslu bir kadının kötü yola düştüğüne dair dedikodunun yayılmasıdır. Bu dedikodu, o işin gizli yapılmasından daha rencide edicidir.

Son zamanlarda, küçük kızların evlendirilmesinin İslam’a göre nasıl olması gerektiğine dair kamuoyunda dozajı gittikçe artan bir tartışmanın yapıldığına şahit oluyoruz. İçimizde hemen her olayı veya sözcüğü İslam’a saldırmak için fırsat bilen, sözde kendisine Müslüman adını veren, fakat açıkça itiraf etmeseler bile içlerindeki İslam düşmanlığını ortaya kusmaktan çekinmeyen insanlara karşı şahsen söyleyecek sözüm yok. İnançları neyi gerektiriyorsa elbette onu dile getirecekler.

Sözüm, (başta kendi nefsime söylüyorum) Türkiye gibi algı operasyonlarının sık yapıldığı, hakkı batıl, batılı hak, doğruyu yanlış, yanlışı doğru gösterme becerisini iş edinmiş insanların özellikle medya sektöründe etkin olduğunu bildiğimiz halde işin doğrusunu araştırmadan ileri geri söz söyleme cesaretinde bulunan kişilere olacaktır.

Bir fasık haber getirdiğinde Müslüman’ın vereceği (daha doğrusu vermesi gerektiği) tepkinin nasıl olacağını Yüce Rabbimiz bize bildirmiş. Bunun hilafına hareket etmek bizlere yakışmaz. Algı operasyonuna nasıl alet olduk ona şaşıyorum. Bu yazının bazı kısımlarını okuyucularımdan gelen ikaz ve işin doğrusunu gösteren delilleri gördükten sonra değiştirmek zorunda kaldım. Çünkü farkına varmadan körüklenen İslam düşmanlığı ateşine odun taşıma gafletinde bulunmuşuz. Bu anlamda okuyucularımdan ve tartışmanın tam ortasında bulunan hoca efendiden özür dilerim.  

Pedofili vakasının kişinin dindar olup olmaması ile ilgisi yok bence. Hatta dindar bir kimsenin böyle bir sapkınlığa düşmesi, daha büyük travmalara sebep olur. Kendisi ile hesaplaşırken yaptığı fiilin günah olduğunu bilen ve bunun sonucunda dünyada yakalanmasa bile ahirette cehennemi boylayacağını düşünen bir insanın tedavi olmamasının kişide oluşturabileceği derin boşluğu kim doldurabilir?

Çocuğun cinsel istismarı sıfır hoşgörü ile ele alınmadıktan sonra çözüme ulaşamaz. Bununla bağlantılı olarak diğer cinsel suçların, din, dil, töre farkı gözetilmeksizin bütün boyutları ile ele alınması şarttır. Yanlış ve hatalı dini içerikli söylem ve tavırların başta Diyanet İşleri Başkanlığı’nca ve ülkemizdeki İslam âlimlerinin ortak tavrı ile reddedilerek, doğrusunun ortaya konması gerekir.

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4144 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri