Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aytekin ATASOYU

Kıbrısta Şapkadan Tavşan Çıkar mı?

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Kıbrıs’ta vatani görevimi yaparken bir komutanıma Kıbrıs’ın bizim açımızdan neden bu kadar önemli olduğunu sorduğumda, Komutanımız;

“Asya, Avrupa ve Afrika kıtasının kesiştiği bir noktada bulunan Kıbrıs adası; enerji, ticaret ve su yollarının kontrol altında tutulması noktasında sadece bizim için değil tüm dünya için hayati bir öneme sahiptir. Ortadoğu ve Afrika üzerinde yürütülecek bir askeri operasyonda batırılamaz ve doğal bir uçak gemisi özelliği taşıdığından herkesin gözü buradadır. Burayı kontrol eden Akdenizi, Akdenizi kontrol eden dünyanın yarısı kontrol eder.  Onun için İngilizler burada üst bulundurmakta, Ruslar ikide bir burnunu Kıbrıs meselesine sokmaktadır” diye bir cevap vermiş ardından da deniz ticareti yapan gemilere ve hacca giden Müslümanlara saldıran Hıristiyan korsanların merkezi olmasından dolayı Osmanlının Kıbrıs’ı fethettiğini o tarihten sonra Kıbrısın yaklaşık üç yüz sene bizim idaremizde kaldığını, 93 harbi ile birlikte Rusyanın sıcak denizleri inme politikalarına bir denge unsuru olur düşüncesiyle İngilizlere kiraya verildiğini, birinci dünya şavaşında İngilizlerin adayı tamamen ilhak ettiğini söylemiş ve 2001 yılına kadar olan Kıbrıs gerçeğini bizlere anlatmıştı.

Kıbrısla ilgili başka sorularda sormuş ve eğitim sonrasında komutanımızın anlattıklarını özetle bir deftere not etmiştim.

Geçtiğimiz gün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Stratejik Derinlik” kitabını okurken dışişleri bakanımızın Kıbrıs üzerine yaptığı tespitleri gördüğümde o not defterini açıp komutanımızın anlatıklarına tekrar baktım.

Notlar arasında ki şu soru ve cevap dikkatimi çekti.

- Komutanım şimdi savaş çıksa Rumları ne kadar sürede yeneriz?

- Merak etme evladım sabah şavaş çıksa akşam namazını Larnakada kılarsın.

Bu sabah bir savaş çıksa kışlada ve sahada değilde Ankarada bulunan 170 generalle Larnakada akşam namazını kılabilirmiyiz bilemem ama Dışişleri Bakanı ve Başbakanının açıklamalarına bakacak olursak 2012 ye kadar Kıbrıs sorunu çözüme kavuşturulmazsa Türkiye ve AB ilişkileri donma noktasına gelecek ve ciddi kriz baş gösterecek.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun deyimiyle güney hattında ABD ye göre çok daha zayıf olan AB, özelliklede Almanya bu hat üzerinde sağlam bir koridor elde etmek için Kıbrıs sorunu tam olarak çözülmeden Rum tarafını tüm adayı temsilen AB ye aldı. Fakat AB istediği koridoru elde edemedi. Çünkü Kıbrıs sorunu devam ettikçe Rusya dâhil süper güçlerin hepsinin eli Kıbrıs üzerinde dolayısıyla AB’nin elde etmeyi umduğu koridor üzerinde durmaya devam etti. AB yetkilileri de bunu görmüş olmalı ki Rum tarafını AB ye tek taraflı olarak almak hataydı mealinde demeçler verdiler sonraki yıllarda.

Şimdi gelinen noktada Rumlar AB’nin motor gücünü de arkasına alarak Annan Planından elde ettikleri kazanımlardan daha fazla kazanım elde etme peşindeler. Ama Türkiye daha fazla kazanımı bırakın Annan planında vermeyi kabul ettiği Güzelyurt’tan artık vazgeçmeyeceğini açıkladı. Bu Türk tarafının kararlılığını göstermesi açısından son derece önemlidir. Çünkü bu sınır anlaşmaları noktasında müzakerelerin başa dönmesi demektir.

Türkiye’nin Kıbrıs sorunu dolayısıyla AB ile ilişkilerini donma noktasına getirmesinin iç politikaya yansıması nasıl olur?

Hükümet, özellikle açılım politikalarında ciddi bir dış psikolojik parametre olan AB desteğini kaybederse üzerindeki iç baskı artar mı?

Buna bağlı olarak ağır aksak işleyen açılım politikaları da AB ilişkilerine paralel olarak donma noktasına gelir mi?

Uluslararası  platformlarda Türkiye AB ülkelerinin desteğini yeniden alabilir mi? Mesela yeni bir BM güvenlik Konseyi üyeliğinde AB desteği ne ölçüde olur?

Türkiye Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanlığını bu süreçte kaybeder mi?

Bu ve benzeri nedenlerden Türkiye çok riskli bir döneme giriyor. Fakat dümenin başında Davutoğlu gibi işinin ehli biri var.

Bu süreç sonunda bu şapkadan tavşan çıkar mı?

Herkes tavşan çıkarmak istediğinden dolayı bence Türkiye dahil hiç kimse şapkadan tavşan çıkaramaz. Fakat Davuoğlu şapkadan tavşan çıkaramazsada bizlere şapka çıkarttıracak hamleler yapacaktır.

Şimdi bekleyelim görelim bakalım şapkadan tavşan mı çıkacak yoksa Davutoğlu bize şapka mı çıkartıracak.

Aytekin ATASOYU

atb_ats@hotmail.com

http://twitter.com/#!/atasoyu

www.aytekinatasoyu.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4294 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri