Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aytekin ATASOYU

Safları Sıkı Tutun Dağılmasın

09 Haziran 2011 Perşembe

Kırdığı reyting rekorları ile yıllardır ilgiyle izlenen dizilerden birisi olan Kurtlar Vadisi’nin bu başarısında Ömer babanın anlattığı hikâyelerin yeri bambaşkadır. Ömer baba anlattığı bu hikâyelerle ve replikleriyle diziye çok farklı bir hava katmaktadır. Geçenlerde bir arkadaşım Kurtlar Vadisi’nin geçmiş bölümlerini izliyordu. Bende dizide geçen Ömer baba ve Memati arasında bir konuşmaya kulak misafiri oldum.  Ömer Baba ve Memati arasındaki diyalog şöyle idi.

Namazda neden saflar sıkı tutulur? Diye soran Ömer babaya;

Memati:

Arkadakilere yer kalsın. diye cevap verir.

Ömer baba da;

Hayır evladım, araya şeytan girip safı bozmasın diye saflar sıkı tutulur.  Diyerek veciz bir söz söyler.

Son günlerde cemaatlerden tutunda köşe yazarlarına kadar herkes kendinin ve milletin nerede saf tutması gerektiğini anlatıyor.

Geçmişte Türk siyasi hayatında etkili olmuş İskenderpaşa cemaati, seçimden sonra ortaya çıkacak tabloda safları açmak isteyenleri dengeler düşüncesiyle MHP’ye destek verilmesini istedi.

Genel Yayın Yönetmeni olan bir köşe yazarımız diktatör eğilimler gösterdiği  için minnettar olmasına rağmen Ak parti saflarında yer almayacağını söyledi. Gazetenin diğer yazarları genel yayın yönetmenlerine katılmadıkları ve AKP saflarında yer tutulmaması durumunda gazetelerinin linç edileceğini söyleyerek AK parti saflarında yer tutulması gerektiğini ifade eden yazılar kaleme aldılar.

Nur cemaatinin önde gelen gruplarından Yeni Asya grubu Menderes çizgisinde olduğu için Demokrat partinin saflarında yer tutacağı açıkladı.

Nur talebelerinden Mustafa Sungur ise özgürlükçü ve demokrat olduğu için Ak partiyi destekleyeceğini dile getirdi.

Yani sizin anlayacağınız herkesin saf tutma ve bir safta yer alma gerekçesi birbirinden farklı.

Kim nerde saf tutarsa tutsun kanımca önemli olan devletin nerede saf tuttuğudur. Cumhuriyet tarihimize baktığımızda devlet ne zaman milletinin yanında saf tutmuşsa devlet ve millet olarak hep şaha kalkmış ve büyük atılımlar gerçekleştirmişiz. Fakat bu atılımların hemen hepsi milletin derinliğine ulaşamamış ve millete hep sığ kalmış devletin içinde bir grup tarafından hep akamete uğratılmış ve ardı sıra devlet içinde oligarşik bir yapı oluşturularak milletin derinliğine ulaşamayanlara iktidar alanları yaratılmıştır.

Devletle milletin saflarının ayrıştığı tek parti döneminden sonra devlet menderes dönemiyle birlikte milletin yanında saf tutmaya başlamış fakat milletin derinliğine ulaşamayan sığ karanlık odaklar tarafından 27 Mayıs ihtilalıyla devlet ve millet saflarının arası açılmıştır. Sonrası yıllarda yaşanan 12 Eylül ihtilali de, 28 Şubat post modern darbesi de 27 Nisan E-muhtırası da devlet ve millet arasındaki safları ayrıştırmaya çalışan sığ karanlık odakların ürünüdür.

Devlet ve Millet arasındaki safların yanı sıra milletin kendi içindeki saflar tarihimizde hiç olmadığı kadar sıkı. Saflar bu kadar sıkıysa bunda en büyük pay, “Leopar”, “Şahin” ve “Penguen”lerin yanında “Yetim” kalmış paşalara, tüm kışkırtmalara rağmen “Tayfa”sını gemisinde tutmayı başarmış “Gemi Aslanı”na ve “Tayfa”larına aittir.

“Leopar”, “Şahin” ve “Penguen”lerin yanında “Yetim” kalanlara ve tüm kışkırtmalara rağmen “Tayfa”sını gemisinde tutmayı başarmış “Gemi Aslanı”na ve bunların sıkılaştırdığı saflara “Balyoz” indirmek isteyenler derinden derine çalışmaktadırlar. Hopa’da, Erzurum’da yaratılmaya çalışılan şiddet ortamı bu çalışmalar, “Sırtlan”ların tertip ettiği enstitü toplantılarında ortaya konan senaryolar ve  “Çıyan”ların yaptığı sözde analiz ve çağrılar gün geçtikçe sıkılaşan saflarımıza karşı indirilmek istenen “Balyoz” senaryolarının bir ürünüdür.

Şimdi önünüzde sandık var. Ömer babanın dediği gibi safları sıkı tutun ki şeytan araya girip safı dağıtmasın ve Memati’nin dediği gibi arkadan gelen nesillere yeni saflar oluşturmak için yer kalsın…

Meraklısına not: Yazıda geçen gemi aslanı, yetim, tayfa, çıyan, sırtlan, leopar, şahin, penguen darbe planlarındaki rumuzlardır.

Gemi Aslanı: Başbakan

Yetim: Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi ÖZkök

Sırtlan: ABD.
Çıyan: Avrupa Birliği

Leopar, Şahin, Penguen: O dönemdeki kuvvet komutanları

Aytekin ATASOYU

atb_ats@hotmail.com

http://twitter.com/#!/atasoyu

www.aytekinatasoyu.com

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4044 defa okunmuştur
evet yaa..
insanlardan birinsan
Bence de yazınızın sonundaki NOT'u kaldırmalısınız..
11 Haziran 2011 Cumartesi 18:37
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
iyi iyi
Hakan Temiztürk
"Sayın Atasoyu, tebrik ederim; güzel bir yazı yazmışsın." diyecektim ki yazının sonundaki açıklamaları gördüm ve bu fikrimi şerhetmeye yöneldim. Keşke o açıklamaları koymasaydın; bırak herkes kendi yılanını, çıyanını, balyozunu, aslanını kendi belirlesin. Yazılarda herşeyi insanların gözüne sokarcasına ortaya koymak çok gerekli değildir. Her şeye rağmen iyi yazılar yazıyorsun; devam...
09 Haziran 2011 Perşembe 17:19
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri