Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bahattin KARAGÖZ

KATALİZÖR MÜSÜNÜZ YOKSA MİKSER MİSİNİZ?

10 Şubat 2014 Pazartesi

Çağımızda sivil toplumun giderek önem kazandığı bir gerçektir. Artık pek  çok  
sosyal konu hükümet dışı kuruluşların (NGO) eliyle çözüm bulmakta, böylece  
örgütlü bireylerin yönetim erki katındaki etkinliği de daha bir belirginleşmektedir.

Denilebilir ki, toplumlar ne kadar örgütlüyse o kadar ileri ve gelişmiş bir sivil toplum 
yapısına sahip olmakta ve dolayısıyla o denli bir ileri ve gelişmiş demokrasiye
erişmektedirler.

Gerçekten hiçbir demokratik sivil iktidarın; sivil toplumu oluşturan sivil toplum
kuruluşlarını ihmal ve inkar etmesi, önemsemez ve görmez olması gibi bir lüksü
yoktur.
Böylesi bir durum, bindiği dalı kesmekten öte bir şey değildir, ancak akıl tutulması
ile açıklanabilir.

Sivil toplum kuruluşlarını oluşturan bireylerin de önemli sorumlulukları vardır.
Daima çözümden yana olmak, çözüme katkıda bulunmak ve sorunların parçası
olmadan sorunlara akılcı çözümler önermek,… öyle hafife alınabilecek basit bir
görev ve sorumluluk değildir.

İnsanlar bazı karmaşık konuları daha anlaşılır şekilde açıklamak için, çoğunlukla
temsil denen ve her bireyin kendi meslek çevresinden kaynaklanan terimlerle süslü
yöntemleri seçmektedirler. Ben de bir kimya mühendisi olarak yukarıdaki konuya
daha bir açıklık getirmek için aynı tarzda bir yaklaşımı benimsemek istiyorum.

Kabaca maddenin yapısını ve onu oluşturan yapı taşlarının birbiriyle etkileşimini
inceleyen kimya bilimi, belirli tepkimeler sonucu ayrı ayrı bileşenlerden yeni
bileşikler ortaya çıkmasının şartlarını da belirlemeye çalışır.
Bazen sıcaklık, bazen
basınç, bazen ortamın özelliği, bazen de tepkimeye girecek unsurların fiziksel yapısı
üzerindeki etkiler kimyasal tepkimelerin oluşum yönünü, hızını ve verimini belirleyen
önemli etkenler olmaktadır.

Bütün bu etkenlerden bağımsız olarak ayrıca
‘’katalizör’’ denen etkili bazı element veya bileşikleri de kullanmak
gerekebilmektedir. İşte bu ‘’ katalizörler’’ belirli birleşme ve ayrışma tepkimelerinin
içinde görev aldığı halde, tepkimenin oluşum yönünün belirlenmesinden sonra
ortamdan yine eski haliyle uzaklaştırılabilmekte ve değişmeye uğramaksızın yeni
tepkimelerin başlatılması için yeniden kullanılabilmektedir.

Örnek olarak, sülfürik asit oluşum basamaklarından kükürt dioksidin kükürt
triokside dönüşüm reaksiyonunda Platin yahut Vanadyum Pentaoksit gibi maddeler
işte böyle görev yaparlar ve yeniden kullanılacak durumu kazanırlar.

Tıpkı bu kimyasal olay gibi, toplum olaylarında da ‘’katalizör bireylere’’ ihtiyaç
vardır. Böyle yetkin kişiler, toplumun örgütlenmesinde katalizör etkisi ortaya
koyarken, örgütlenmenin sürdürülebilirliğini de kendisine bağlı olmaktan çıkarırlar.
Bir başka deyişle, ‘’ordu bozan olmadan ordudan terhislerini kendileri
kararlaştırırlar’’.

Ama unutmayalım, kimyasal olaylarda katalizörleri etkisiz kılan ‘’katalizör zehirleri
‘’olduğu gibi, bazen tepkimenin hızlanması yönünde olumlu, bazen de tepkime
sonucu ortaya çıkacak bileşiğin saflığı bakımından olumsuz etkiler ortaya koyan
‘’mikserler ‘’(karıştırıcılar) de vardır.

Aynı olayın benzerini topluma yansıtacak
olursak görürüz ki, pek çok örgütlenmenin içinde, ‘’katalizör kişilikleri’’ bile
öncelikle isteksizleştiren, giderek etkisizleştiren ve hatta sonunda oluşturup ayrıldığı
ortamın bozulmasından bile sorumlu tutup karalamaya kalkışan ‘’mikser bireyler’’
eksik değildir.

Çıkar amacı taşımayan, gönüllü birlikteliklere dayalı, çoğulcu,
bağımsız (özgür),ortak payda ekseninde bilinçli ve ilkeli sivil toplum örgütlerinde
yer alan her birey, ait olduğu çevre ve mensup olduğu toplum açısından hangi temel özelliğe
sahipolduğunu kendisi kararlaştırıp belirleyebilir.

Aynaya şöyle dikkatlice ve cesaretle bakıp
kendimize tanıdık  gördüğümüz yüze açıklık ve içtenlikle sorabiliriz:

‘’-Acaba siz yer aldığınız örgütte hangi rolü üstlendiniz? Katalizör
müsünüz yoksa mikser misiniz?’’

Selam ve saygılarımla…

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3816 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri