Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Barış KIŞO

YENİ YILA GİRERKEN …

09 Aralık 2010 Perşembe

2010 yılının son günlerini geride bıraktığımız şu günlerde; Güzel Ülkemizin büyüyen hedefleri, gelişen vizyonu, merhaba demeye hazırlandığımız yeni yıla daha büyük bir umutla kucak açmamızı sağlıyor.

Geriye dönüp geçen yıllara bakınca biraz insaf sahibi olanlarımız; rahatlıkla aşılan engelleri, kat edilen mesafeleri görecek ve emeği geçenleri şükran ve takdirle anacaktır.

Şükürler olsun ki 2002 yılı öncesinde ülkemiz üzerinde dolaşan; o karanlık bulutlar, bugün artık tarihin derinliklerine gömülmüş durumda. Türkiye’miz; bugün o ağır sıkıntılarla, krizlerle, darboğazlarla, uçuşan yazar kasalarla değil, bizleri aydınlık yarınlara taşıyacak olan dev projelerle anılmaktadır.         Döviz kurlarının son 8 yıllık hareketine baktığımız zaman ekonomide ne kadar büyük bir istikrar yaşadığımız çok daha iyi görülecektir. Bu büyük istikrar,  son birkaç yıl boyunca bütün dünyayı kasıp kavuran küresel ekonomik krizi hafif sallantılarla ama büyümeye devam ederek atlatmamızı temin etmiştir. IMF’den borç almadan aksine mevcut borcumuzu sıfırlama aşamasına gelerek bu küresel krizi aşabilmiş olmamız hükümetin kriz yönetimi konusundaki başarısının sonucundadır.

Krizin ardından belki sıkıntılarımız tamamen ortadan kalkmadı ama umutsuzluklar, karamsarlıklar, hayal kırıklıkları yerini umutlara, iyimserliklere, taptaze hayallere bıraktı.

Millet ve devlet olarak; bir yandan adım adım hedeflerimize doğru ilerlerken, bir yandan yakaladığımız hedeflerin yerine çok daha büyüklerini koyabilmenin haklı gururunu yaşıyoruz.

Bir olarak, birlik olarak, dost ve kardeş olarak, yediden yetmişe millet olarak başladığımız bu medeniyet yolculuğunda ilerliyoruz.

Hükümetimizle, girişimcimizle, yatırımcımızla, sanayicimizle, köylümüzle, çalışanlarımızla birlikte hareket ederek, birlikte çalışarak başarıyor; birbirimizi anlayarak, birbirimizin halinden haberdar olarak, zorlukları hep birlikte göğüsleyerek bu atılımı gerçekleştiriyoruz.

Ekonomideki istikrar, sosyal ve kültürel anlamda da mesafeler kat etmemizi sağlıyor.

MARMARAY adıyla anılan ve tüp geçitle Asya-Avrupa’yı birbirine bağlayacak olan devasa yatırımdan tutun da; hızlı tren hatlarına, Tüm yurdu boydan boya kaplayan ayrılmış otobanlardan; fakir fukarayı ev sahibi olma hayallerine kavuşturan TOKİ projelerine kadar bir bakın. Ülkemize büyük bir güç ve itibar kazandıran Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ile haklı bir gurur yaşamıyor musunuz?

Hastane kapılarında sabah 03:00’de sıraya girmekten kurtulan biçarelerin, evinde tedavi olma hakkına kavuşan yatalakların, sigortası olmadığı halde ilaçlarını alabilme nimetiyle gülümseyen gariplerin dualarını hissedebiliyor musunuz?

SSK-Bağkur-Emekli Sandığı ayrımcılığına son veren, “Her hasta en iyi şekilde tedavi görme hakkına sahiptir ve hastalar arasında ayrımcılık yapılamaz!” diyenleri takdirle alkışlamıyor musunuz?

Bütün bunlar istikrarla ve özveriyle çalışmanın nimetleridir. Halka hizmet etmeyi dert edinmenin neticesidir.

Devletin Sosyal kucağını halkımız ilk defa bu kadar sıcak hissedebiliyor.

Öğrencilerimiz, yarının geleceği çocuklarımız ilköğretim ders kitaplarını ücretsiz bir şekilde temin edebiliyorlar. Her okulda bulunan bilişim teknolojileri sınıfları ve hızlı internet erişimiyle dünyaya açılıyorlar. 2002 öncesinde 90 öğrenciye 1 bilgisayar düşerken bugün 15 öğrenciye 1 bilgisayar düşüyor.

İlkokuldan başlayan eğitim yatırımı Üniversitelerimize kadar uzanıyor. Artık Üniversitelerin rektörleri, profesörleri okul önlerinde başörtülü avına çıkarak eğitimi katletmiyorlar. Üniversitelerimiz belli odakların devrim karargahları olmaktansa; asıl işi olan bilim yuvalarına dönüşüyor. Milletin ardından, milletin parasıyla hainlik yapan şer odakları artık cesur ve hukuku ilke edinmiş savcılar tarafından hâkimlerin karşısına çıkartılıyorlar.

Bütün bu güzellikler; gelişen, ilerleyen, aydınlık geleceğe koşan Türkiye’miz için yeni yılda yeni umutlara vesile oluyor. “Halka Hizmeti Hakka Hizmet” olarak benimseyen bir anlayışın varlığı, gelecek günlere daha büyük bir umutla bakmamızı sağlıyor.

 

            Yeni yılda; daha güçlü, daha özgür, daha zengin ve daha müreffeh bir Türkiye temennisiyle tüm okuyucularıma sağlık ve mutluluklar dilerim.

 

 

Selam ve dua ile …

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6540 defa okunmuştur
OZGUR`suz Turkiye
Ozgur Murat
Daha Ozgur bir Turkiye derken neyi kasteddin acaba? Gizli bir mesaj mi yoksa bilinc altimiza gonderilmek istenen ? :) Neyse, Yeni yilda umarim Muradina kavusursun.
22 Aralık 2010 Çarşamba 07:49
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DAHA İLERİ TÜRKİYEM
Engin ŞEN
2002 DEN ÖNCEKİ TÜRKİYE İLE 2002 DEN SONRAKİ TÜRKİYE ARASINDAKİ FARKI AKLI SELİM HERKESİN FARKEDECEĞİ KANAATİNDEYİM. YETERKİ BAKMASINI BİLELİM. NE DEMİSŞLER 'GÜZEL GÖREN, GÜZEL DÜŞÜNÜR. GÜZEL DÜŞÜNENE HAYATINDAN LEZZET ALIR.'
16 Aralık 2010 Perşembe 11:36
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri