Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Betül KURŞUN

MİLİT''ANA OLABİLMEK

09 Ekim 2012 Salı

Siz hiç militan anası oldunuz mu bunu söyleyin bana üstadım… Alnı parlak bir çocuğun anası olmak kolay. Siz toplumun bu derin yarasına konu olmuş, kötüler içinde adı anılmış bir çocuğun anası oldunuz mu hiç…

Başbuğ( İlker)'un anası ile Apo'nun anası aynı olabilir mi diyor bieileri... Nedir analarının farkları biri söylesin bana. Biri hain, biri kahraman doğurdu diye mi adları yan yana anılamaz. Bana doğurduğunun ufkunu karakter ve niyetini seçebilen bir ana gösterebilir misiniz…

Hayır gösteremezsiniz.

Faşizm budur işte. Anayı dahi etiketlerseniz, çözemezsiniz çözemeyeceksiniz...

Ana olmanın halleri nedir bunu konuşalım bugün. Bu evrende ‘’iyi’nin ve ‘’kötü’nün anası olmanın seçilebilir bir seçenek olamamışlığını konuşalım. Evlatlarımızı, analarımızı ve dahi ırklarımızı seçemeyişimizi konuşalım.  

Ana olmanın, seçilemeyen ana olmanın, dağ hali, yiğit hali, kalleş halini konuşalım…

Bugün ‘’oğlum dağda leş oldu’’ diyemeyen bir ananın yarasını…  ‘’Leş oldu senin oğlun’’ denen ananın acısını konuşalım…

Şehit analarının ciğer yakan naralarını duyup, onlarla ağlayan bizlerin, diğer tarafta suçu ve kabahati toplum indinde ‘’ kötü’’ nün anası olmaktan başka hiçbir suçu olmayan anaları konuşalım…

Biz onları insan yerine koymayız ki… Demek kolay.

 İyi de olsa kötü de olsa ‘’ insan’’ yerine koyduğumuz anda çözüme bir adım atmış olacaktık oysa. Bu anayı anadan sayacaktık, acısına ortak olacaktık ki ülkesine dua eden analardan olacaktı o da.

Olmadı. Bu ülkeye fel-fecr okuyan ciğeri yanık analar olduğu sürece de bu ülke onmadı…

Bugüne dek bir militan evine baş sağlığına giden bir devlet büyüğü görmedim ben.  Velev ki olsa, bu giden büyüğü ‘’ vatan haini’’ ilan etmemiz kaç dakikamızı alır hesaplamaya çalışıyorum. Şimdi saatlerimize bakalım. Ben 3 dakika veriyorum… Militanı onaylamaktan bahsetmiyorum. ‘’Kötü’’nün anasını da kucaklamaktan, ona doğurduğu diğer çocuklar adına bir şans vermekten söz ediyorum.

Her şeyi bırakın bir kenara. Tüm çığırganlığınızı, bağırganlığınızı ve agresifiyanlığınızı bir kenara bırakarak düşünün. Kavminizi sevmek,  eziyete döndüğünde kötüdür diyor Hazreti Muhammed(sav). Aksi halde sevmenizde sakınca yoktur buyuruyor.

Şimdi kavimsever miyiz, kavimperest miyiz bunu düşünün…

Bir militanın anası olmak demek, acıyamamak, kanayamamak demektir. Ne suçu vardır bu anaların. Ben söyleyeyim. Bu analar doğuştan, yaşayıştan suçludurlar. Tek suçları bu ülkenin batısında değil doğusunda doğmuş ve yine o doğusunda bir evlat doğurmuş olmaktır.

Pkk’nın İslam dışı, inanç ve ahlak dışı bir yapılanma olduğunu konuşmak istemiyorum bugün. Bu gün anaları ve iyi veya kötü, hain veya kahraman da olsa bu vatanın evlatlarını konuşmak istiyorum.

Doğudaki mazlum halkın PKK’ya muhtaç bırakılışında nedir bizim payımız. Her kürdü etiketlerken itina ile ne kadar koyduk ellerimizi vicdanlarımıza…

Ben bir militan anasına şehit anasından daha çok üzülüyorum. İnancım ve vicdanım bunu emrediyor bana. Şehidin anası cennetle avunurken, militanın anası ne bulsun elde olacak. Bu ülke için ‘’hainin anası’’ olduğuna mı, öte alemde evladını ateşe attığına mı yanacak. Ne gururu var bu ölüm adına, ne cennet talebi. Tesellisiz bir evlat ateşi bu. Yürek kabartan bir bağır acısı şehit anası olmak. Bir tarafın ‘’ nasılsa cennette’’ rahatlığında yaşamak bu acıyı. Lakin militanın anası…

Militanın anası… Yansın… Sadece yansın…

Oysa tüm analara aynı değeri vermemiş miydi yaradan. Nebiler nebisi, kendisine gelerek

‘’Ya Resulallah, Müslüman olmayan annem yanıma geldi,benimle görüşmek arzu ediyor,anneme nasıl davranayim? diye soran kadın sahabeye;
‘’Annen ile görüş ve ona gereken hürmeti göster’’ dememiş miydi. Müslüman olmayan anaya dahi aynı hürmeti talep eden Resul-ü Ekrem’in ümmeti iken biz… Bu acımasızlık hangi dilden, hangi ırktan girdi bizim neslimize.

Şimdi tüm bunlar ile bakınca Recep GÜVEN ‘’ söylediklerine, şu sözleri çok doğru değil mi ;  Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz. Eline silah alan, çoluk- çocuk demeden insan katleden canavarlaşmış bir teröristi de devletin etkisiz hale getirmesi gerekir, aksi halde yönetime devlet denilemez. Ben bu iki duygu arasında gidip- geliyorum. Benim yitik evladım dağa çıkmış. Keşke ulaşabilseydim, ona normal bir hayat sunabilseydim, onun terörize olmasına mani olabilseydim diye ağlarım. Ağlarım yani. Her teröriste de içim ezilir. Diyarbakır'ın kaderi gözyaşı ve kan olmamalıydı. Bu coğrafya, o kadar güzel insan yetiştirmiş. Fakat şimdi canavarlar üretiyoruz. Denetimsizlik, kontrolsüzlük, insana ulaşamadığımızdan, insan odaklı hizmet veremediğimizden. Başka birşey değil. Bunda hepimizin payı var."

Recep GÜVEN ‘’ Mevcut siyasi iktidarı bir dönem daha iktidara taşımak adına konuşuyor dahi olsa söyledikleri bugüne dek açılması gereken, lakin yürek yaraları ile açılmayan bir pencerenin aralanması şeklinde algılanmalıdır. Bu söz Mümtazer Türköne’nin d dediği gibi bir aydına değil, devletin bizatihi kendisine aittir. Devlet öldürdüğü herkes için gözyaşı dökebilmelidir ve artık dökmektedir.

Peki ne yapılmalı ?

Şu dönemde kürt meselesine yaklaşımı itibari ile Gülen cemaatini takdire şayan buluyorum. Doğuda bulunan muazzam din hassasiyetini işlemeye çalışmaları bugüne dek pek de göz önüne alınmamış bir gerçek olarak önümüzde duruyor. PKK nın en büyük korkusu halkın dini duyguları ile bu meseleye yaklaşmasının sağlanmasıdır. Bu açıdan cemaat bu bölgede kayda değer çalışmalar yürütmekte, dershaneler dışında sırf bu amaçla varoş tabiri yerlerde etüd merkezleri açarak bu bilinci işlemeye çabalamaktadır. Yakın zamanda PKK’nın bu oluşumdan rahatsızlığını hizmet yurtlarına Molotof koteyli atarak gösterdiğini de biliyoruz.

Hizmet içinde bulunan birebir pek çok dostum bu dönemde ‘’ doğuda hizmetin hicret sayılması’’ ruhu ile bizzat buralara görevlendirildiler. ‘’Doğudan batıya, batıdan doğuya’’ alaşımlarla birlik ruhu oluşturulmaya çalışılması, iller arasında kardeş uygulamaları, kurbanların birebir doğuya götürülüp teslim edilmesi gibi çalışmalarla birlik ruhu oluşturma çabası hiç de azımsanamayacak bir öngörü. Doğuda hizmete teşvikin ‘’hizmet edenlerin Bedir ashabının ardında dirileceğini’’ söyleyecek kadar bu işe gönül verilmiş durumda.

Bunun yanında bizlerin de kendi adımıza evvela bu kin ve hırstan arınması lazım gelir. Yıllardır bunlar ‘’bu vatan evladı değil’’ dememize rağmen kütüğümüzden silnmediğini, çözemediğimizi görmüş bulunuyoruz. Bu çocuklar kötü de yapsalar, en büyük hainliği de yapsalar bu vatanın evlatları. Kazanmak istiyorsak evvela kabul buyurmalı ardından kazanmaya çalışmalıyız.

Şimdi bir kez daha bakalım. Bu çocuklara da üzülmek lazım evet.  

Ebu Cehil’e dahi üzülen bir Resulun ümmeti olarak en azından bu çocuklara da üzülmek gerek.  Ülkene silah doğrultana merhamet göstermek adına değil. Kaybettiğimiz, kazanamadığımız insan adına üzülebilmek gerek. Bu ülkeye ait bir evladın militan, bir evladın asker olabilişine yanabilmek, hepsini evvela’’ vatan evladı’’ sayabilmek gerek.  

Batıda ana olmak kolaydır. Doğuda ana olabilmek, bir militanın anası da olabilmek, gerek…

Şimdi bir kez. Tüm ırkçılığınızı vatan sevginizi bir tarafa bırakarak bir anlığına, dağda ölen evladınızı gömün toprağa. Bir kez… Yalnızca bir kez…  O mezardan dönün. Ve ağlayın…

Bugün bir kez. Bir militan anası olabilir misiniz.. ‘’Allah korusun’’demeden. Korumamış gibi yaparak…

Devlet intikam peşinde koşan bir sokak serserisi değildir. Tüm şefkati ile dağdakini de yer edecek, bağrına basacaktır inanıyorum ki… Basmalıdır da. Bu işin bundan beri çözümü yoktur. Gittikçe artan nefretin ve kinin bize son 50 yılda hiçbir getirisi olmamıştır.

‘’Acımıyorum,vurun, öldürün’’ sahip çıkamam’’ diyen her zihniyet, bir kürdü dağa göndermeye adaydır.

Anlıyorum’’ demekle başlamak lazım gelir.

Yürü be sen de ‘’ ci olmak kolay.. . Marifet başı eller arasına alabilmek de..  Vah etmeden, feryad etmeden önce. ‘’Acaba ‘’ diyebilmekte…

Ben gidiyorum…

 Rabbim sonsuz rahmeti ile onlara da rahmet etsin diye dua edeceğim…

Vesselam…

Bize ulaşın

https://www.facebook.com/Betulkursunfan?ref=hl

https://twitter.com/BetulKrsn

 

betul.kursun@hotmail.com

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3726 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri