Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Betül KURŞUN

ŞEHİT ANNESİNDEN MEKTUP VAR

07 Ağustos 2012 Salı

Öyle sakar bir bebekti Ahmet…

Öyle içten bakardı ki gözleri, gülümseyince doğum sancılarımı unuturdum yeniden. Düşer şaşardı… Yine de yaşardı…
 
Kuzusu kömür sobasına yanaşmasın diye dua eder her bebeli ana. Kaç kez yaktı elini, yüreciğimi yakarak hatırlamıyorum. Mehmet miydi yoksa adı. Zonguldak ‘ tan Metin veya…
 
Künyesi yazılmış. İsmi çizilmiş. Soğuk bir çelik üstüne seceresi dökülmüş. Künyesi kadar soğuk şimdi bedeni. Cennete gülümserken ardında beni bıraktı. Yüreği yetim bir anayı, ardında sağır dilsiz bıraktı…
 
Severek, öperek büyütür her ana kuzusunu. Ben de öyle büyüttüm. Zift karası gecelerde uykularımı çürüttüm. Büyüsün uğruna. Büyüsün de yaşasın uğruna.
 
Askere giderken çalan davullar batar her ananın canına. Canına yandığımın dünyasında evladı askere göndermek öyle ulvi öyle kederli bir görevdir. Ağlamak yakışmaz anaya oğlu askere giderken. Ben de ağlamadım. Yiğidimi ellerine kınalar yakıp yollarken vatana ben de ağlamadım…
Sonra…
Bir zırhlı araç gelir sokağın başına. İki er iner içinden. İki er bir komutan. Bayrağı dikerler evinizin camına. Oğlu asker olan her ana sokağın başından görünen zırhlı aracın ne olduğunu bilir. Kara haberi duymanıza lüzum yoktur o vakit...
Yanaşmasın diye dua edersiniz sadece. Durmasın diye. Oğlum şehit olmasın diye…
 
Gün gelir kömür sobasına yanaşmasın diye dua ettiğiniz kuzunuz o kömür ateşinde yakar ciğerinizi. Teslim olursunuz ‘’Vatan Sağolsun’’ a. Yansaydı eli.. Gitmeseydi teni dedirtir yaradan. Kalsaydı. Yarım kalsaydı. Öksüz kalsaydı ama kalsaydı. Yaşasaydı…Ölmek nedir o gün bilirsiniz…
 
Her gece üstüne yorgan örttüğünüz kuzunuza toprak örtmek ne demek öğretir size kader. Keder boğunca hüznünüzü üstüne atılan her tozda… Her tortuda...Her bir kürek toprakta o mezarda olmayı diletir size.. Sizin olanın sizden gittiğini kabul ettirir, canınızdan can söküle söküle teslim ettirir...
 
Malatya’dan Ahmet…
Çorum ‘ dan Burak..
Kırşehir’den Kamil…
 
Bugün sizde bir hal var. Sesiniz susmuş. Soluğunuz pus olmuş yüreğimizde. Bugün analarınızda bir hal var. Ocağımızda ateş, bacamız dumansız… Tütmez olmuş hepten…
 
Emeklerim geliyor yeniden aklıma. Hepsi zayi mi oldu şimdi. İçimde kocaman bir boşluk. Mezara gidesim yok… Mezardan gelesim yok… Ben nasıl yatarım yatağıma bugün. Nasıl uyurum, nasıl uyanırım yeni bir güne. Nasıl yaşarım bundan sonra…Herşey eksik..Herşey yarım..
 
Zonguldaklı Metin…Edirneli Hasan.. Kırşehirli Kamil. Hepsinin anasıyım bugün.Hepsinin eline ben yaktım kınayı… Vatanlarına kurban olsunlar diye ben yolcu ettim davullarla. Ben bekledim gece hepsinin yatağını. Benim sokağıma durdu bugün tüm zırhlı araçlar...Ben yolcu ettim ebediyete. Ben isyan ettim… Ben teslim oldum kadere…
 
Bugün kuzum öldü. Bu gün kuzum öldü. Bu cümle...
Nasıl ağır bilseniz. Kurmak ne ağır..
 
Sabah olur, güneş doğar. Ay batar gecenin karanlığına. İçimde güllere de dikenler batar. Bahçıvan sulamaz artık gül uğruna dikeni. Nasıl desem. Öyle bir boşluk. Kocaman bir derinlik sanki içimde. Metin Öldü..Hasan öldü..Kamil öldü artık. Her anne öldü bugün yeniden. Bir daha eskisi gibi yaşayamamak adına. Yeniden dirilememek, ukbayı özlemek, cennette yavrusunu düşlemek adına benim gibi her anne… Ve bir anne öldü bugün…
 
Vatan sağolsun yiğidim. Ataların canlarını sen yaşa diye verdiler. Bu gün sen de torunların yaşasın diye vermişsin çok mu. Toprağı kanlı bu ülkeye bir Hasan çok mu…Vatan sağolsun…
 
Vatan sağolsun da… Canım çok acıyor…
 
 
Bu gece üstümde derin bir boşluk.. Nefesim nefessiz kalmakta. Aldığım her nefesin canı yanmakta. Hüznüm üşüyor… Canım çok acıyor…
 
Ağzımda bir dua..

Yanında bir beddua.. ‘’Kandilli sırf sen sen ölesin diye ne oğlanlar doğuracağım. Daha ne oğlanlar doğuracağım biliyor musun. Sen öldün Kandilli, sen öldün. Benim bir tane daha oğlum var. Kandilli sen öldün…
 
Bir ölür..Bin diriliriz Kandilli. Biz ölmeyiz.Biz bitmeyiz…
 
Bu gece iyi olsun herkese.. Yavrusu kucağında uyuyan her anaya iyi olsun. Benim gecem yok. Gündüzüm belirsiz…
 
Kuzum toprak üşütür mü insanı… Terini siler mi toprak.
Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 7988 defa okunmuştur
Ocaklar söndüren bu kabus bitecek
kadir bekçi
Gün batsada, ay sönsede, rüzgar sussada, yıldızlar dökülsede deryalar göğe yükselsede bitecek bu azaplı günler.
07 Ağustos 2012 Salı 18:32
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Ay batar gecenin karanlığına...
Celal
Haberlerde hep son dakika verildi…Ekabir saf tuttu, beylik laflar söylendi, kahramanlık hikayeleri söylendi, taziyeler bildirildi, terör kınandı, yazıldı, çizildi, lanetler okundu, intikam yeminleri içildi. Hepsi topu topu birkaç gün içindi. Ya sonrası…. “Ölenle ölenler” oldu o gün. Bayram sabahları güneşin doğmayacağı, düğün derneğin kurulmayacağı bir ocak kaldı geriye… Oğlunun düğününde halay çeken babayı seyreden bir şehit babasının, bayramlarda teselli olsun diye oğlunun akranlarının elini öpmeye geldiği bir şehit anasının, parkta babasının bisiklet sürmeyi öğrettiği çocuğa bakan şehit çocuğunun, kapıda oğluyla eşini bayram namazına yollayan komşusuyla karşılaşan şehit eşinin gözlerine bakın bi yüreğiniz yeterse. Yaşayan ruhlar görebilecek misiniz…Gene de Akif’in muştusu her şeye bedel “Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.” Anacığım hakkını helal et… Yazar hanım yüreğinize sağlık, binlerce ananın yüreğinden seslendiğiniz için...
07 Ağustos 2012 Salı 06:40
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri