Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bilgin ERDOĞAN

ADALET ve ZANN

29 Temmuz 2016 Cuma

ADALET ve ZANN

Adalet, mülkün temeli. Malik-ül mülk olan Rabbin davranış şekli. El, ayak, dil, dudak, göz, kulak ve dahi insan istifadesine sunulan şu koca kainat bunun delili. Ölüm dahi adaletin tecellisi. Tadında kalması için herşeyin belki. Nokta bir adalet vurgusu. Zira tevehhüm-ü ebediyet vefasız beşerin insafsız bir tutkusu.

İslam, tevhid ve adalet gibi iki temel değer ile yükselir. İnsan bu meydan-ı dünyada imtihanını bu iki değer üzerinden verir. İnsan-Allah ilişkisinde tevhid, insan-insan ilişkisinde adalet. Aslında tevhid en büyük adalet ve şirk en büyük zulüm. Beşerin yaratıldığı günden beri devam eder bu durum.

Adaletin manası etimolojisinde gizli. Adalet,“Bir şeyi tabiatına en uygun yere koymak anlamına gelir” der Ragıb el İsfahani. Zulüm ise birşeyi ait olduğu yerden etmek demek. Mesela elinizdeki çekiçle çiviyi çakmanız adalet lakin elinize geçirdiğiniz bir bardakla bu eylemi yapmanız zulüm olarak kabul edilir.

Öyleyse insana tanrıymış gibi davranmak mesela hatadan münezzeh ve müberra görmek veya Allaha yaradılmış muamelesi yapmak mesela sadece O’na yapılması gerekenleri yaradılmış olanlara da yapmak anlamına gelen şirk en büyük zulüm olduğu gibi insana hayvan gibi davranmak veya zalimi mazlum, mazlumu zalim tasavvur etmek adalete mugayyirdir.

Adalet bir emr-i İlahi .. Zira o takvanın ahkaki davranışa yansıyan şekli. Allah kimi sever ? sorusunun vahyin dilinde ölümsüzleşen bir cevabı. ( 60:8) Adaletten taviz vermek ise Rabbin nazar-ı nefretini celbetme hali.. Küfür, insanın ötelerdeki zulüm ise hem ötelerdeki hem de bu dünyadaki felaketi.. ‘Küfür devam eder, zulüm devam etmez’ Rabbin tekvini ayetleri içinden tanıdığımız bir İlahi prensibi..

Cinayet elin, iftira dilin ve dahi mazlumdan nefret yüreğin zulmü..İnfak elin, kavl-i leyyin dilin ve aşk ise gönlün adaleti. Bir yetime uzanan eldir, bir öksüzün başını okşamaktır adalet. Adalet, emanate riayet etmenin öteki adı. Adalet insan olmanın yüreklerdeki tadı. Dikenli bir çiçeğe ot demektir bazen zulüm. Devam eder beşer yaratıldığından beri bu kadim cürum.

Kuşkusuz, tevhid ve adalet, vahyin en temel vurgusudur.Rabbimiz Allah resulü (sav)’i bu iki değer konusunda son derece hassas olmaya teşvik etmiştir. İşte o dönemlerde Tu’me bin Ubeyrik isimli bir müslüman  Katade bin Numan isimli bir başka müslümanın zırhını çalar. Katade bin Numan çalınan malının peşine düşer. Tu’me bin Ubeyrik yakalanır endişesiyle o dönemde müslümanlarla sorunu olan Yahudi bir şahsa zırhını teslim eder. Katade, çalınan zırhını Yahudi olan o şahsın evinde bulur. Mahkeme esnasında Allah resulü Yahudi’ye bu zırhı nerden bulduğunu sorar. Yahudi ise “Bu mali çalan ben değilim ! Bunu bana veren Tu’me bin Ubeyriktir” der. Tu’me bin Ubeyrik isimli hırsıza Yahudi olan o zatın ifadesi sunulduğunda Tu’me bin Ubeyrik adeta “Bana mı inanacaksın yoksa şu Yahudiye mi? “ dercesine hayal kırıklığına uğrar. Zira Yahudi camiasının o sıralar müslümanlarla arası iyi değildir. İşte tam o sırada bir ayet nazil olur : “Ve lâ tekün lil hâinîne hasîmâ” Sakin hainlerden taraf olma! (Nisa:4:105) Vahiy, Allah resulunu kamu malını çalan Tu’me bin Ubeyrik isimli ahlakı imanına muhalefet eden  kimseden yana olmaması için uyarır. Vahyin dilinde hainlik hırsızlık  olarak ifadelendirilir.

Vahyin ışığında şahit olduğumuz bu hakikat bize adeta şu mesajı verir: Asla peşin hükümlü olmayın ! Suçlu olarak size telkin edilen kimseler sizin sevmediğiniz kişiler dahi olsa asla yargısız infaz etme ahlaksızlığı yapmayın ! Zira  o dönemde şüpheyle hareket edilseydi kendilerinden olan müslümanın değil kendilerinden olmayan yahudi’nin suçlu olduğu düşünülecekti. Zira müslümanlara çok çektirdikleri aşikardı. Lakin adalet sabit delillerle hareket etmeyi gerekli kılar. Zira Rabbimiz “Ey inananlar! Zandan çok sakının. Zira zann’nın bir kısmı günahtır..” (Hucurat:49:12) diyerek bizi zan ile hüküm vermeye değil delillerle hareket etmeye teşvik eder.

Merhameti ve adaleti gözeterek hata yapmayı zann ile ceza vererek hata yapmaya tercih ederim. Birincisinin faturası bu dünya hayatı, ikincisi ise ebed mühürlüdür. Ben Allahtan korkarım diyebilmektir takva.

Öyleyse hoşuna gitmese de her daim adaleti söylemeli adaleti savunmalı ve gerekirse adalet için tahkir ve terzil edilmeyi göze almalısın.

Şair ne güzel der :

Kula kul olmak için atılmadık meydana

Biz yalnız hakikate Hakka kulluk ederiz

Allah adaleti, ihsanı ve infakı emreder ! (Nahl:16:90)

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2350 defa okunmuştur
diline sağlık
....
kendi kararını vermektir. Akletmek ve fikir yürütmek te en az diğer farzlar kadar hatta bazı şartlarda daha önemlidir. Zan ile karar zulum ve zarar getirimektedir. Yaşadığımız günler bunun neticesidir. Algılara karşı akletme eylemi farzdır. Çünkü doğruyu ortaya çıkarır. Bu ise Kuranî bir eylemdir.
09 Ağustos 2016 Salı 13:04
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
dilinize sağlık
ahmet fuat
Çoktandır Kur'an ilk kaynak olmak üzere akletme ve zan üzerinde okumalarım oluyor. Zan kesin olmayan bir bilgi, akletme bir faaliyet ve kaynağı doğru bilgi.Kesin bilgi delil hukukun kaynağı ve neticede adaletin ortay çıkışına destek verir. Zan le hareketin sonucu kesin bilgi varken hep zarar olmuş ve bunu verenler ise adeta zalimlerden olmuştur. Bu ise adalete vurulan büyük bir darbe olarak tezahür etmektedir. Kuran da namza,oruç, hac v.b ibadetler farz olarak müminlere sunulurken "akletme, akıl yürütme, de farzdır. Hatta ne kadar az yapılan bir eylem diye anlatılır. Evet bizler müslümanlığı bir kaç farz ibadetele sınırlarken yaşanan hadiselerin müşhede edrken onları aklımızla birleşitremediğimiz için de her türlü zan kaynaklı zarar verici ve O'nun katında büyük günah olan eylemlere alkış tutuyoruz.. Hep duygusal ve gazlarla tepki veriyoruz, birlerinin algı yalan ve iftiralarını destekliyoruz. Halbuki bu tür algılarda ilk davranış kurani davranış araştırıp gerçeği öğrenmke ve ona
09 Ağustos 2016 Salı 13:01
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
merhamet etmeyene merhamet edilmez
abdullah
Tabiki adalet herkesedir ancak zalim zalimliğinde kesin ise artık yumuşama olmaz zillete düşüren mütevazilik yoktur. Devlet yönetimi adaleti nasıl dimdik tutmalı ise zalime zalimliğinden dolayı ve zalime destek verenlere desteklerinden dolayı mutlaka cezasını en ağır şekilde vermelidir. bu olmaz ise devlet halkına sorumlu olur adaletli olcaz amma zalime geçit vermeyeceğiz yazılardaki mesajlara dikkat etmek gerekir güzel bişey yazacam derken bilmeden zalimin tasına su dökmemek şiarımız olmalıdır. yazı hakkında hüsnü zann etmek istiyorum amma......
05 Ağustos 2016 Cuma 10:00
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
OLMADI
Adalet ZAMAN
Bilgin Bey habername.com da sizi epeydir takip ediyor ve duruşnuzu da beğeniyorum. Ancak bu yazınızda sanki fetoyu destekliyor gibi bir his veriyorsunuz? Yoksa siz darbeyi fetonun yapmadiginimi soyluyorsunuz?
29 Temmuz 2016 Cuma 23:57
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri