Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bilgin ERDOĞAN

Yahudilermi Yahudileşmek mi?

19 Temmuz 2014 Cumartesi

Yahudilermi Yahudileşmek mi?

“Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık...” (Maide 5:13)

 

Siyonizm karşıtı Natura Carta cemaatinin Gazze işgaline yönelik Filistin halkını kucaklayıcı erdemli tavrıyla bugün müslüman dünyasının bu irtikap edilen zulme sessiz kalışı ve dünyevileşmesi Yahudilik mi yoksa Yahudileşmek mi vahyin kınadığı ve lanetlediği şey düşüncesine sevketti.

Düşünün ki bir tarafta bir cemaat kursları kapatılıyor gerekçesiyle Türkiye Cumhuriyeti hükümetine veryansın edip ortalığı karmaşaya boğarken aynı tepkiyi bebekleri katleden,hastaneleri bombalayan İsrail hükümetine karşı veremiyor. Mısırda "Selefi" partisi olan Nur Fırkası İsrail uşağı Sisi'yi iktidara getirerek İhvan lideri Mursi'nin içeriye girip yargılanmasına neden olabiliyor.

O halde hangisi tehlikeli? Yahudilermi Yahudileşmek mi?

Biri dışımdaki diğeri içimdeki yara … Dışımdaki yara icimdekinden bağımsız değil asla…İçimideki isar ve feragat duygusu işgal edilince Gazze kan ağlıyor kanımca…Bedenimizdeki yaraya gözlerimiz şahit peki ya içimizdeki yaraya? Onu göremiyor gözler, tasavvurumuzun aynası kırık zira… Dışımız içimize veya içimiz dışımıza çevrilse Eyyüpten daha yaralıyız oysa.

Hamidullah hocaya kapitalizm mi yoksa komünizm mi tehlikeli? diye sorulunca bizim için en büyük tehlike cehalettir der. Evet ben diyorum ki yahudileşmek Yahudilerden daha tehlikeli.

“Yahudi” teriminin etimolojisi ele veriyor anlatmak istediğimi. Aramice sahtekarlık ve kalpazanlık anlamına geliyor. Redhouse sözlüğünde “Arkadaşına ihanet eden kimse” olarak geçiyor. Yusufu kuyuya atma fikrini veren Yakub’un dördüncü oğlunun lakabı Yahudadir.

İsa’yı Roma hükümetine ispiyonlayan ve sonra pişman olup kendisini Erguvan ağacına asan havari İskaryot’un lakabı yine Yahudadır Ahd-i Cedit’in dilinde…Yahudileşmek dediğim ihanet ile doğrudan ilgili. Bir yahudileşme halidir yaşadığımız…

Filistin isimli Yusufu, İsrail isimli kuyuda terkeden ve onu küresel köle tüccarlarına pazarlayan ve emperyalist emellere alet eden Yusuf’un ağabeyleri gibiyiz. Sonra birde Yusufu kurt yedi yalanını uydurarak başkalarına atıyoruz suçu. Suçlu biziz aslinda… Kurtlaşmış menfaatlerimiz ve içimizdeki negatif benlik bu cinayetlerin sebebi.Bir parça çıkar için İsa’yı Roma hükümetine ispiyonlayan İskaryotun rolü bizdeki.Ulusal çıkarlarımız adına feda ediyoruz Filistini.

Ve söyle sen ey İslam ümmeti! Hangi Erguvan ağacı temizler seni ?

Bir yahudilesme halidir yaşadığımız …“Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık...” (Maide 5-13) der vahiy İsrailogullari ile ilgili.Rab ile yapılan misaka ihanet etmektir yahudilesme…”Mü’minler ancak ve ancak kardeştir” misakına ihanet ediyoruz bizde…Birbirimizi yer olduk ihanet ederek uhuvvet sozlesmesine…Sokakta dayak yiyen babanın acısını ehlinden çıkarması gibi bir psikoloji bu belki de…

Bir yahudilesme halidir yasadigimiz… Yahudilesme bir samimiyetsizlik hali zira…”Sen ve Rabbin gidin savaşın, biz seni burada bekliyoruz “ dediği gibi İsrailogullari’nin bizde yalnız bıraktık Allah resulunu onun bize emanet ettiği vahye yüz cevirerek…İman iddiamızın arkasına geçemedik. Bir umursamazlık hali yasamaktayiz…Yusufa iman ettiğimiz halde Zuleyha’nın peşinden giden ve Musa gibi inanan ama Firavun gibi hüküm veren bir ahlaki yapımız oldu.

 

Allah resulu’nun hayatının gayesi olan kitaptan yüz çevirerek yaptık bunu. Bir yahudilesme halidir yasadigimiz…Musa, Sina dağına vahiy almak için gittiğinde , İsrailogullari Firavun’un on üç tanrısından biri olan Hotor tanrısının heykelini yaptılar ve ona tapındılar. Düşmanlarının tanrısına tapma zilleti idi bu daha yeni anlatımla Stockholm sendromu. Korkunun ve çıkarın aşk patentli sunumu gibidir Stockholm sendromu. Cemil Meric’in ifadesiyle “Irzına geçen zorbaya aşık olan aptal kadın” rolünü oynayarak bizi yok etmeye gelen işgal güçlerinin yasalarını yasalarımız, ahlakını ahlakımız yaptık. Silahlarla çıkaramadıkları tesettürümüzü yasalarla çıkardık. Onun için bir rahmet rüzgârı yok üzerimizde…

Bir yahudilesme halidir yaşadığımız… İsrailogullarina bir sığır kesmeleri emredildiginde onlar onun biçimini, rengini ve şeklini sormuşlar bir çeşit detaycılık psikolojisi ile İlahi gündemi saptırmışlardı (Bakara 2 :67-69) Ümmet olarak bizler de bugün bizi birinci derecede ilgilendiren şeylerin peşinden gitmek yerine detaycılıkla gündemimizi sulandırmaktayız. Ashab-i Kehf’in köpeğinin hangi cins olduğunu merak ederizde onları mağaraya sığınmaya iten değerlerin peşine düşmeyiz ve idrak etmek için gönderilmiş olan vahyi kıraat etmeye indirgeriz.

 

Bir yahudilesme halidir yasadigimiz…İsrailogullarina zahmetsiz olarak Rabb, kudret helvası ve bıldırcın verdiği halde onlar onunla yetinmeyip “Ey mûsâ! biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. o halde, bizim için rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" diyorlardı.(Bakara 2 :61) Onlar geçici olanı kalıcı olana, değersiz olanı kıymetli olana tercih ediyor ve dünyevileşmenin tipik bir özelliğini sergiliyorlardı.

 

Ümmetin içine düştüğü en büyük batak ise yine dünyevileşme halidir. Davasını dolara ve sterline tercih eden ve bu psikoloji ile vurdumduymaz olan bir ummetiz. Allah insanları bazen yoklukla sinar bazen varlikla…Bedir ile Uhud arasında gider gelir hayatımız. Rabbimin varlık verdiği kullar ise tipik bir dünyevileşme ile vurdumduymaz olabilmektedir. Gazze’nin onun için ağlıyor anneleri ve onun için gözleri yaşlı Filistinin.

 

Bir yahudileşme halidir yasadigimiz…Irkcılık yahudileşmenin alamet-i farikası..Ustun kavim miti…Efdaliyeti adalate tercih etme arızası…İnsanlığın evrensel değerlerini örfe ve töreye indirgeme hali…Ben üstünüm mülâhazısıyla şeytani bir ötekileştirme …Su an yaşadığımız hâl aslında…Theodore Herzl, Sina dağı ve Siyonizm veya Nihal Atsız , Ural Altay dağları ve Shamanizm…Ne kadar benziyoruz birbirimize…Onun için yüreklerimiz misakı milli ile sınırlı…Onun için duymuyoruz hıçkırıklarını Bağdatlı bebeklerin…Onun için umurumuzda olmuyor bombalar yağarken üstüne Gazze’nin… Öldürülürken bebekler ve şehit edilirken yiğitler umurumuzda olmuyor bizim ..

Bir yahudileşme hâlidir yaşadığımız … Bir umursamazlik hâlidir zira yahudileşmek..

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2844 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri