Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bünyamin ZİLE

İNSANLARIN ÖRGÜTLENME İHTİYACI VE İPUDER

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Sevgili dostum Mesut Doğan bendeki yazı yazma heyecanından bahsediyor. Ama uzun bir tatil dönüşü yazı masasına oturup yazmak için gerekli olan trans halini yakalamanın ne denli güç olduğundan bahsetmiyor. Kafam bomboş ne yazacağım desem beni tanıyan dostlar inanmaz.

İnsanoğlu var olduğu günden bu yana hep bir sığınacak dal aramıştır. Yalnız kaldığında genelde hep korkmuş, ürpermiştir. Hep ait olacağı bir yere özlem duymuştur. Kimi zaman; bu ünlü ruhbilimci Erich Fromm’un deyimiyle “Hürriyetten Kaçış” biçimini almıştır. Mağaralarından çıkan doğada yalnız başlarına kalan insanlar hür olmaktan korkmuşlar ve kendilerini ruhsal olarak boşlukta hissetmişler. Bu boşluğu gidermenin yolunu tanrıya inanmak ta bulmuşlar Fromm’a göre. Yani, bir nevi örgütlenme ihtiyacı. Demek ki ilk cağdaki insanda tanrılara inanarak ya da çeşitli dans figürleri geliştirip uygulayarak, küçük yerleşim birimleri kurarak bir nevi adı konulmamış örgütlenmeler içerisinde yer almıştır diyebiliriz.

Günümüzde insanlar yalnız başlarına gerçekleştiremedikleri amaçlarını gerçekleştirmek için başka insanlarla bir araya gelerek çeşitli örgütler ortaya çıkarmışlardır.

Çağımızda insanların çeşitli şekillerde örgütlenmelerine yol açan temel neden; insanların yalnız başlarına karşılayamadıkları ihtiyaçları ve çözemedikleri sorunlarını örgütler aracılığıyla gidermeye çalışmalarıdır.

Bu durumda insanların örgütlenme ihtiyaçları biyolojik, zihinsel ve duygusal yetersizliklerinin yanında sınırlı kapasitelerinden kaynaklandığı açıkça gözükmektedir.

Yine açıkça görülmektedir ki Bu örgütler; iyi yapılandırılır ve aktif hale getirilebilirse, üyelerinin hayatını bir dereceye kadar etkilemekte, kolaylaştırmakta ve hayat standardını yükseltmektedir.

İnsanoğlu bu örgütler sayesinde belli alanlarda yoğunlaşarak uzmanlaşmakta ve verimliliği artmaktadır. Bu açıdan örgütler sinerjik bir etki doğurmaktadır. Bunu gören ve fark eden insanlar sürekli çeşitli şekillerde örgütlenmektedirler.

Kısacası insanoğlu var olduğu günden bu yana sürekli bir biçimde örgütlenmiştir. Çağımızdaki örgütlenmesinin farkı; bilinçli bir şekilde bu işi yapmasından kaynaklanıyor. Elinin ulaşamadığı tek başına karşılayamadığı ihtiyaçlarını karşılamak ve gücünün yetmediği durumlara örgütle daha çabuk ve kolay ulaşabileceğinin farkındadır artık.

Sevgili dostlarım örgüt deyince sakın illegal örgütleri anlamayalım. Söz konusu olan legal yapılanmalardır. Yani sivil toplum kuruluşları, dernekler, sendikalar v.s.

İPUDER

İçişleri Bakanlığında İl planlama ve APK uzmanı ve Uzman yardımcısı kadrosunda çalışan bir grup çilekeş uzman arkadaşım ne yazık ki, ülkemiz koşullarında sefalet ücretlerine maruz bırakılmaktadır. İçişleri Bakanlığı üst yöneticileri yıllardan beri “içişleri personelinin özlük hakları” deyince “Mülki İdare Amirlerinin Özlük Hakları”nı anlamakta ve tüm iyileştirme çalışmaları bu sınıf üzerine yapılmaktadır. Diğer personel için yapılması gereken iyileştirme çalışmaları sürekli ertelenmektedir. Benimde içerisinde bulunduğum bu uzman arkadaşlar diğer Bakanlıklardaki eşitlerinden yaklaşık 3/2 daha az maaşa çalışmaktadırlar. İşin dramatik tarafı bir APK uzman yardımcısı düz memurdan daha az maaş alıyor. Hepsi bu Bakanlığa gençliklerini verdiler, sağlıklarını verdiler. Yıllarca Bakanlığın hamallığını yaptılar. Ama layık görülen ücret sefalet ücretleridir. Kendilerine ayrıcalık istememektedirler. Çevre uzmanı, Maliye Uzmanı ve benzerlerinin aldıkları ücreti istemektedirler.

Maliye Bakanlığı kendi APK uzmanlarını “Maliye Uzmanı” yaparak kendi personelinin mağduriyetini gidermiştir. Önümüzde bize ışık tutacak böyle bir uygulama da vardır.

Arkadaşlar Mali haklarını alabilmek ve insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyinde yaşayabilmelerine yardımcı olması amacıyla (İl Planlama Uzmanları Derneği) bir dernek kurmuşlardır. Haklı mücadelelerinde başarılar diliyorum. Sefalet ücretlerinden bir an önce kurtulmaları dileğiyle.

Esen kalın.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 12154 defa okunmuştur
TEBRİK
Kadir KARAOSMANOĞLU
Üstadımın yazılarını zevkle okuyorum.
09 Eylül 2009 Çarşamba 12:00
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Teşekkürler
Coşkun Karakoç
Gözler var görmez, kulaklar var duymaz.Bilirler ama bilmezler. Bir kez daha duyurduğunuz için teşekkürler; bilmeyen, görmeyen ve duymayanlara.
02 Eylül 2009 Çarşamba 15:47
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
dertli dolap
hasan asi
Çok yerinde bir tespitte bulunmuşsunuz. Maalesef herkesin dile getirmekten başkla ötelere taşıyamadığı bu sorunu ben de bamteline dokunarak ifade ediyorum. Ama tünelden mutlaka bir çıkış olacağı ümidinide hep taşıyorum.
01 Eylül 2009 Salı 16:22
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
TEBRİK
Yahya Can DURA
Değerli üstadım, yazınızı büyük bir zevkle okudum. Yerinde saptamalarınız için bir meslek mensubu olarak teşekkürlerimi sunuyorum. Elinize, kaleminize sağlık. Saygılarımla.
01 Eylül 2009 Salı 10:16
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Tebrik..
BurhanYAVUZ
Değerli Üstadımız Bünyamin Bey'in kaleme aldığı hassasiyetlerimizi dile getiren bu yazısından dolayı tebrik ve teşekkür ediyoruz.İPUDER
01 Eylül 2009 Salı 08:36
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri