Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demliyazılar

Artık Bir Şeyler Değişmeli

20 Ocak 2011 Perşembe

Artık Bir Şeyler Değişmeli

İçişleri Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu ve 81 il valisinin katıldığı değerlendirme toplantısında Yalova Valisi Dursun Ali Şahin, kimilerine göre sıra dışı olan bir teklifte bulunarak, 19 Mayıs törenlerinde öğrencilerin karton kullanarak yaptıkları gösteriler ile kentlerin yerel kurtuluş günü törenlerinin kaldırılmasını istedi.

Sayın Vali bir gazetecinin sorusuna verdiği cevapta, "19 Mayıs törenlerinde tablolarla yapılan gösteriler var. İşte bayrak çıkıyor, sözler, yazılar çıkıyor. Bu dönemler geçti. Çocukları robot gibi kullanmak hoş değil. İnsanların beyinlerinde güzel şeyler oluşturmak gerekli. Zarfın içi önemli, beyin önemli" diyerek yıllardır bazılarının söylemeye cesaret edemediği düşünceyi ortaya attı.

Aslında çok geç kalınmış bir karar.

Bu törenler öğrencilere dayatmayla yapılıyor.

Hangi öğrenci bu törenleri bilinçli olarak kutluyor?

Bu öğrenciler acaba törenlerde o kadar zorluklar karşısında iyi niyetliler mi?

Sanmam..!

Çünkü öğrenciliğimden bilirim.

Sabahın köründe kalkardık.

Törenlere hazırlık yapmak için hurra çalışırdık.

Sanki Samsun’a Mustafa Kemal değil de biz çıkmışız edasıyla törenler yapardık.

Sadece yapardık.

Biraz da havamız olsun isterdik.

Amma isteyerek mi?

Sadece dayatmayla.

Hiçbir bilinç yoktu.

Artık her şey değişti.

Dünya köy haline gelmeye başladı.

Teknoloji ful ilerliyor.

Ama biz hâlâ oyunda oynaştayız.

Bırakmalıyız böyle törenleri.

 Bazı şeyleri gençlerimizin beyinlerine yerleştirmeliyiz.

Onlara hedefler vermeliyiz.

Vali Bey’in dediği gibi zarfın içi önemli, beyin önemli.

Siz istediğiniz kadar tören yapın, asıl olan öğrenciye kazandırdığınız bilinçtir.

Neden geriye bakıyoruz?

İleriye bakarak hedefler seçmeliyiz.

Dünyada ses getirecek neyimiz var?

Yabancılara karşı neyimizle övünüyoruz?

Geçmişimizle mi?

Bir taraftan geçmişimizin bir dönemini karalıyoruz, bir taraftan da geçmişimizin başka bir dönemiyle övünüyoruz.

Artık Türkiye’de bir şeylerin değişmesi gerekmez mi?

Eğer değişmezse Türkiye’nin gençleri rutin törenlerde kartonlarla oynar, süngülerle düşman öldürür.

Onların bir kısmı da gerekli eğitim verilemediği maalesef şehevi duygularının esiri olurlar.

Sonra da yine avunuruz; “Bir Türk dünyaya bedel” diye…

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4812 defa okunmuştur
türkiye de herşey hızla herşey değişiyor
cemre
ben konuya farklı bir boyuttan yorum getirmek işstiyorum. türkiye de herşey hızla değişiyor bu değişime taraf olanlar kendi menfaatleri çerçevesinde kazançlı çıkıyorlar. rahatsız olan ve bunu bi şekilde dile getirenler ise bertaraf oluyor:(
05 Şubat 2011 Cumartesi 16:13
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
sanal asimetrik savaş
tayyardemiryürek
kurtuluş yıllarında savaşanların bir davaları vardı ve ölümüne savundular davalarını. çoğu öldü... ama kaybetmediler. sonra savaş bitti... hayır savaş hiç bitmedi. sadece şeklideğişti. savunulacak hiçbirşeyi kalmayanlar bu savaşı göremezler. şimdi ölmeyen kayıplarımız var. çünkü çağdaş savaşlar öldürmüyor, insanın içini boşaltıyor. çocuklarını düşmanlarına teslim edenler artık nelerini savunabilirler? kaybettiklerinin farkında bile değiller... ölen ölür kalan bizimdir deyemeyiz; çünkü bu samal asimetrik savaşöldürmüyor: SADECE ÇOCUKLARIMIZI ÇALIYOR.... ARTIK KENDİ ÇOCUKLARINI REZİL EDENLERE SAVUNMASIZ VE MASUM ÇOCUKLARIMIZI PEŞKEŞ ÇEKMEKTEN BİRAN EVVEL KURTULMALIYIZ. VERGİ GİBİ. HER YIL MİLYARLARCA DOLAR FAİZ ÖDÜYORUZ YETMİYOR. ÇOCUKLARIMIZI İSTİYORLAR, GOTHE NİN DEDİĞİ GİBİ: EN İYİ KÖLE KÖLE OLDUĞUNUN FARKINDA BİLE OLMAYAN KÖLE FARKINA VARMAYAN KAYBEDER... FARKIB-NDA OLAN BİZİMDİR...
01 Şubat 2011 Salı 23:37
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
GLL
güllü topal
gençlerimiz üniversite okuyorlar. 21-24 yaşlarında iken mezun olurken kendilerine öyle bir güvenleri geliyor ki herşey yolunda gidecek gibi.30 yaşına kadar geliyorlar ne özel şirkette ne de devlet kapısında iş bulamıyorlar.evlenmeye cesaretleri kalmıyor.hayatlarını devam ettirmek için ne bulursa onunla yetinme derdine düşüyorlar .bunuda bazıları öyle kullanıyor ki gençler hiç bir şeye itiraz edmez , fikir yürütemez oluyorlar.ileri gidenin kafasına vurulurken geride kalan ise öylece bakıp kalıyor.derken hep başkasının aklıyla idare edilen bir kişilik haline geliyorlar.bakıyorumda çevremizdeki gençlik ne denirse onu yapıyor.asi değiller cesaretleri yok.Çünkü zamanında onlara kurallara uyma öğretildi .törenlerde dümdüz durma öğretildi. başını sağa-sola çevirmeden yürümesi öğretildi.neden yürümeleri gerektiği öğretilmedi.sonrasında etrafına bakmadan yürüyen bir gençlik oldu çıktılar.ama ben inanıyorum ki bir gün bu suskunluk bozulacak.
22 Ocak 2011 Cumartesi 23:30
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Hmmm...
S. Ceylan
Törenlrin kaldırılmasına akışlanacak bir hadise olarak bakmadığım gibi, varklıklarına da tepkili değilim ben.. Cazmi bey öğrencilik yıllarında çektiği işkence(!)den söz etmiş.. Doğruyu söylemek gerekirse ben, o kadar keyif alırdım ki tören çalışmalarından. Bütün o süreç bana geçmişi net bir iekilde hissettirirdi. OKunan şiirler ciğerime değerdi.. Halbuki 13 yaşında minik bişeydim.. Çok şey unutulmaya yüz tutuyor zaten, bu da mı değişiyor yaa..
21 Ocak 2011 Cuma 09:52
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Dayatmayla Kurulan...
kenan özmen
Dayatmayla yaşatılır. Ama hiçbir dayatma bâki değildir.
21 Ocak 2011 Cuma 09:03
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri