Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demliyazılar

Ben Kemalim ile Halime Nine’nin Hikâyesi

23 Mayıs 2011 Pazartesi

CHP’nin başında lider olamayan bir başkan var.

Zoraki bir başkan.

İtile kakıla yapılan bir başkan.

Yaptığı gaflarla adını duyuran başkan.

Meydanlardaki yalanlarla oy toplamaya çalışan bir başkan.

Kendine göre müstehzi olan bir başkan.

Meğerse, CHP sayesinde camilerde ezan okunuyormuş.

Yani CHP camileri ahır yapmamış, ezanı Türkçe okutturmamış, Kur’an’ı yasaklamamış.

Pes doğrusu.

Sayın Kılıçdaroğlu kendi söylediğine kendi inanıyor mu?

O, müfteri olduğunu kendi ağzıyla itiraf eden bir başkan.

Eski bakanları dolandırıcılıkla suçlarken bir eski Bakanı gördüğünde o lafım sana değil deyip ertesi gün yine söyleyeceğini söyleyen bir genel başkan.

Türküde ne güzel ifadesi vafft5_mf594294---kopya.jpgr bunun “Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar”.

İşte böyle bir başkan güya hesap uzmanıyım diye meydanlarda cirit atıyor.

O değil miydi SSK’yı batıran?

O değil miydi yedi kat sülalesini SKK’ya yerleştiren?

Yine o değil miydi terör örgütüne el altından yardım eden?

600 TL. fakirlere dağıtmayı söz veren o?

Hatta kaynak bulma konusunda da “Benim adım Kemal, bulurum” diyerek esas kaynağı gösteremeyen de o.

Ama o hesap uzmanı (!).

Ben Kemalim, bulurum dedikten sonra fazla söze ne hacet!!!

Şimdi size bir hikâye aktaracağım.

Bu hikâye Halime Nine’nin hikâyesi.

Saf Anadolu kadını, okuma fırsatı bulamamış

Onun siyasetle de ilgisi yok.

Hesap uzmanı da değil amma herkese taş çıkartacak bir zekâsı var.

Bakalım Ben Kemalim’in hesabı mı daha tutarlı yoksa Halime Nine’nin mi?
“Yaşlı adam ölüm döşeğinde iken vasiyet etmiş: "17 ineğim var. Büyük oğlum yarısını alsın. Ortancaya üçte birini, küçük oğluma da dokuzda birini verin." Haftasına da vefat etmiş. Derken, olanlar olmuş.
"On yedi ineğin yarısı ne, üçte biri kaç, dokuzda biri ne eder?" sıkıntısı neredeyse kavgalara varacak.
Tam patırtı başlayacakken köylünün biri: "Bu işin üstesinden ancak Halime Nine gelebilir. Varın, danışın" demiş.
Öyle yapmışlar. Köy ucundaki yoksul Halime Nine'ye giderek, içinden çıkamadıkları paylaşım derdini bir güzel anlatıp, sızlanmışlar: "Aman bize bir çâre!"
Halime Ninemiz, "Düşündüğünüz şeye bakın. Benim, ahırda bir ineğim var, helâl olsun alın götürün. Sizinkilere katın da o hesabı bir daha yapın" demiş. Üç delikanlı, Halime Nine'nin sıska ineğini evlerine götürünce, inek sayısı olmuş 18.
Yarısını büyük oğul ayırmış: 9
Üçte birini ortanca sahiplenmiş: 6
Dokuzda bir de en küçüğe kalmış: 2
Ve... Bir inek artmış, yani Halime Nine'ninki. Onu da teşekkürle, el öperek, sağ ol diyerek geri götürmüşler. Ne kavga olmuş, ne küsüşme.
Şimdi bu Halime Nine’nin hesabına ve aklına ne ad verilir? Kadıncağız matematik profesörü değildi. Yargıç, sihirbaz buyurucu filân da değildi. Ama görgüsü, iz'anı, çâresizlikler içinde yoğrulmuşluğu vardı. Tecrübesi, incitmeyen inceliği vardı. Halime Ninemiz hepsini harman edip kullandı, çözümü anında buluverdi. İşte bu davranış, siyâset biliminin özüdür. Meseleyi kırıp dökmeden halletmek. Kazandırmak, ama kaybetmemek. Üstelik bir de teşekkür almak.
İnsanin aklına birden geliveriyor. Halime Nineler'den bolca olsa.
İsler öfkesiz çözülmez miydi? Zamanında ve hasarsız bitirilmez miydi?”

Bu hikâyeden sözünü ettiğim siyasetçiler değil tüm siyasetçilerin de kendilerine bir pay çıkarmaları gerekiyor.
Bizim Türk halkı olarak insanların kalbini fethedecek, ince siyaseti bilerek kimseyi hor görmeyecek, herkesi kucaklayacak, ne yiyecek ne de yedirecek ama herkese adil olarak dağıtacak, meydanlara çıkarak yapamayacağı sözleri söylemeyecek, her zaman sözünün arkasında olacak, tavanı düşündüğü kadar tabanı da düşünecek siyasetçilere ihtiyacımız var.
Bilmiyorum fazla bir şey mi istiyoruz? Aslında bu doğal bir hak. Eğer yukarıda söylediğim gibi bir siyasetçi yoksa hiçbir zaman istikrarlı bir ülke olunmaz. O ülkede hep kaoslar oluşur ve ezilenler çoğunlukta, sevinenler azınlıkta olur.
Allah bizlere Halime Nine gibi düşünebilen, ince siyaset yapabilen, iz’an sahibi, inançlı, adam gibi adam siyasetçiler nasip etsin.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6440 defa okunmuştur
halime nine mi tayyip mi?
ahmet
haklısın ne gereği vardı..baykal o iki maddeyi çıkarın anayasa değişikliğini yapalım dedi..ama ne oldu...referanduma gidildi..peki sonuç? seçimden sonra yeni anayasa yapacağız....peki onca insanı niye sandığa gönderdiniz? onca para niye harcandı ?...ahh halime nine ahh...bunlar işine geldimi senin hikayeni bile böyle kullanırlar.
25 Mayıs 2011 Çarşamba 11:25
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
kimi kandırıyosunuz.
Ahmet
efendim kılıçdaroğlu SSK yı batıran kişi değilmiymiş...ya sen kimi kandırıyosun..bu halkı aptal mı sanıyosunuz...bir genel müdürün yetkisi nedir? genel müdür yasa çıkaramaz,yönetmelik yayınlayamaz,kararname çıkaramaz...kemal lılçdaroğlunun bunda bir suçu yok....insanların gözünün içine baka baka yalan söylüyosunuz....siz bir yalancısınız.
25 Mayıs 2011 Çarşamba 11:20
Beğendim (4)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
pinokyonun biri
Hasan Tiryaki
PAMUK PRENSES, SÜPERMEN VE PİNOKYO YÜRÜYÜŞE ÇIKMIŞLAR. Yürürken önlerine bir tabela çıkmış ''Dünyanın en güzel kadını yarışması” Pamuk Prenses ben katılacağım demiş. 5 dakika sonra gelmiş “ben kazandım demiş” Biraz daha yürümüşler bir tabela daha; Dünyanın en güçlü insanı yarışması” Süpermen ben katılacağım demiş. 5 dakika sonra gelmişveben kazandım demiş. Yürümeye devam etmişler bir tabela daha;” Dünyanın en yalancı insanı yarışması” Pinokyo “ben katılacağım demiş 5 dk sonra, sinirli vegergin bir şekilde gelmiş ve ; -Kim ulan bu Kılıçdaroğlu? Demiş.
25 Mayıs 2011 Çarşamba 11:01
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
kılıçdaroğlu
firuzz
kılıçdaroğlunun halime nine gibi olabilsi için kık ırın ekmek yemesi gerek. o aanck millet pislik atark başa geçmeye çalışıyor. çok yazık ki bizim bir kısım halkimzda inanıyor bu dalavereye...
25 Mayıs 2011 Çarşamba 07:27
Beğendim (0)Beğenmedim (3)
YORUMUN DEVAMI
k.k. oğlu
yıldız krtlebruli
şu fıkra süpermiş.hiç yoruma gerek yok.yalnız pinokyonun oradaki durumu çok üzücü.birde şöyle birdoğru orantı var.birinin burnu uzarken diğerinin oyları düşüyormuş :)))
24 Mayıs 2011 Salı 00:26
Beğendim (0)Beğenmedim (2)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri