Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demliyazılar

Camiler, Çocukların Eğitim ve Eğlence Yuvası Olmalıdır

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Sitemizin iki nazenin bayan yazarı acaba birbirlerini ladeslediklerinden midir yoksa birbirlerine nazire olsun diye midir her ikisi de aynı konuyu işlemişler.

 

Aslında çocukların camiye gitmeleri hakkında çok güzel bir konuya değinmişler.

Lakin bu konuya okullar tatil olmadan önce değinmeleri daha hoş olmaz mıydı?

Yine de her ikisinin de ellerine sağlık.

Çünkü cidden çockucukler-de-kur-an-kursuna-gidebilecek-3517443_5373_o.jpguklarımızı camiye alıştırmalıyız, sevdirmeliyiz, camileri hayatlarının bir parçası olduğunu kabullendirmeliyiz.

Gayet iyi hatırlıyorum; 1990’lı yıllarda Süleymaniye Camii’nin avlusunda otururken bir öğrenci grubu cami ziyaretine gelmişlerdi. Caminin içine girerlerken bir çocuğun öğretmenine söylediği söz hâlâ kulaklarımda taptaze duruyor; “Öğretmenim, camiye girerken ayakkabılarımızı çıkaracak mıyız?!”

Bu soru ne kadar tehlikeli bir soru.

Bir ortaokul öğrencisinin bu yaşa kadar camiye girmemesi, hadi girmemeyi bırakalım caminin nasıl bir yer olduğunu bilmemesi çok düşündürücü.

Böyle bir nesil yetişirken hiç analarından, babalarından bir şey görmemişler mi, duymamışlar mı?

Bundan dolayı cami – çocuk ilişkisini böyle köşelerde değil, sayın yetkililerin, sayın hocalarımızın kalın kalın kitaplarda işlemesi ne kadar da isabetli olur.

Ancak konuyu biraz eksik yazmışlar gibi geldi bana.

Sayın Kartal’ın yazdığı gibi çocuklara hediyeler verilmesi çok güzel olur.

Zaten son zamanlarda da camilerimizde bunlar gayet iyi yapılmakta.

kur-an-kursu-ogrencilerine-cesitli-hediyeler-verildi.jpgHatta kurs birincilerine dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları hediye edilmekte.

Bu çocukların gönlünü kazanmak için birebir ve yerinde bir uygulama.

Mahalle camilerinde bunlar uygulanırken esnaf da hiç çekinmeden bu yardımları yapmakta.

Ben kızımdan biliyorum; bazan kurslarda dondurmalar, çikolatalar, meyve suları dağıtılmakta.

Onun için bu çikolatalı Tevrat örneği verilmese de olurdu.

Bizim Yahudi gibi bir insandan örnek almamıza hiç gerek yok. Onlar bizleri örnek alsınlar.

Bu arada din görevlilerini zan altında bırakacak bir cümlesi de olmuş.

Bu konuda kesinlikle yanılıyor Kartal Hanım.

Çünkü artık din görevlilerimiz bizim zamanımızdakinden çok farklılar. Şimdiki hocalarımız daha müsamahakâr ve anlayışlılar.

Ben çocukluğumdan bilirim; o zaman aşırı disiplin vardı Yaz Kur’an Kurslarında.

Neredeyse camiye gitmekten çekinirdik.

Ama şimdi öyle değil. Ancak yaşlı amcalarımız biraz sabırsız.

Onları da tatlı dille uyarmamız gerekiyor.

Gerçi şunu söyleyeyim belki de o amcalarımız zamanında şimdiki çocuklardan daha çok yaramazlık yapıyorlardı da artık yaşlandıklarından fazla sabırlı olamıyorlar.

kuran-kurslari-1-500x333.jpgBir de şunu göz ardı etmemek gerekir; zamanımızın imamları ve hocaları artık teknolojiye ayak uydurmuşlar ve çocuklara eğitim verirken bilgisayarlardan, projeksiyonlardan, televizyonlardan fazlasıyla faydalanmaktalar.

Artık hiç bir eskisi gibi değil.

Biz rahlenin üzerinde eğitim görmeye çalışırken şimdiki çocuklar çok şanslılar, teknolojinin imkanlarından yararlanarak dini eğitim görmekteler.

Çocuklar bu eğitimleri görürken de hem bir şeyler öğreniyorlar hem de eğleniyorlar.

Zaten böyle olmalı; çocuğu eğlendirerek, sevdirerek, güldürerek dini eğitim verilmeli.

Sitemizin Kibar kızı Pınar kardeşimin yazısı doyurucu ve çarpıcı örneklerle dolu.

En başta Peygamber Efendimizin (sav) yaşantısından örnekler sunarak konuya değinmiş.

Çok isabetli de yapmış.

Bizim örneğimiz elbette bir Yahudi’nin çocuğuna yaptığı muamele değil Yüce Peygamber’in (sav) çocuklara davranışı olmalı.

O (sav) en güzelini yapar ve en güzel örnek olur.

Her iki bayan yazarımıza da teşekkür ediyorum böyle bir konuyu köşelerine taşıdıkları için.

Böylesine hassas bir konu sadece köşelerde kalmamalı, mutlaka ehli tarafından kitaplara aktarılmalı.

Camiler bizim yaşantımızın önemli bir parçası.

Çünkü bu dünyadan göçerken mutlaka bir caminin musalla taşına oturtulacağız ve oradan uğurlanacağız.

Onun için camiler evlerimizden sonraki ilk uğrak yerimiz olmalı.

Müslümanlar orada beş vakit ruhlarını arındırmakta ve yaşamlarını biçimlendirmektedir.

Bu arada bu iki yazar kardeşimden bir şey istesem abes olur mu bilemem ama çocuklar ilk eğitimlerini nerede ve nasıl almalılar, bununla ilgili de yazmaları güzel olur.

Çünkü bu güzel konu kendilerini çok ilgilendiriyor.

Benim bildiğim kadarıyla çocuklarda ilk eğitim anne karnında başlar ve bu konu kendi ilgi alanlarında.

Bu konuyu da işleyip bizleri bilgilendirirlerse sevinirim.

Bekliyoruz…

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5630 defa okunmuştur
Kadir Geceniz Mübarek olsun
Fatma Ç.Kabadayı
Değerli Üstadım, Güzel bir eleştirel yazı olmuş. Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz, her zamanki gibi doyurucuydu. Keşke benim yazımı da değerlendirmeye alsaydınız. Aynı konuda ben de yazmıştım. Tavsiye ve eleştirilerinize ihtiyacımız vardı. saygılarımla, hayırlı ramazanlar diliyorum.
14 Ağustos 2012 Salı 14:29
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
camiler eğitim yuvası olmalı:
eyyüb uğur
cezmi kardeşim yazınızı okudum belirttiğiniz gibi isabetli olmuş meseleyi güzel ele almışınız benim önerim şu olur evet din görevlilerimiz ellerinden geleni yapma gayreti içindeler ama yetmez yarım kalır aileler de destek olmalılar. camiler hakkında çocuklarımız her türlü bilgiye sahip olmalılar camilerde pratik yapmalılar sevgi saygı uyandıracak sözlerle cami cocuğun zihnine nakşedilmeli. oyun oynadığı gibi huzur bulduğu yerlerde olmalı eline yüreğine sağlık
11 Ağustos 2012 Cumartesi 14:05
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri