Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demliyazılar

Dizilerin Açtığı Sosyal Yaralar

11 Mart 2009 Çarşamba

Önceki yazımızda televizyon dizilerden bahsetmiş, diziler için seçici olmayı tavsiye etmiştim. Senaryoların mantık hatalarından bahsetmiş ama filmlerin açtığı sosyal yaralardan hiç bahsetmemiştik.

Ben bu yazıyı yayına verdikten hemen sonra elime iki materyal geçti. Elektronik postama gönderilen bu materyallerde dizilerin toplumda oluşturdukları zararları ve toplumun menfi olarak yönlendirilmesini konu ediniyorlar.

Biz de bu materyalleri sizle paylaşarak konuyu biraz deşmek istedik.

Aslında filmler toplumu menfi ya da müspet yönde çabucak yönlendiren büyük bir silahtır. Toplumdaki bazı bireyler filmlerdeki karakterleri birebir taklit etmekteler. Bunun en büyük sebebi de bu bireylerin kendilerini topluma kabul ettiremedikleri için bu karakterleri kendine vasıta olarak kullanırlar.

Şu ana kadar televizyonlarda oynayan filmlerin ekserisi toplumu menfi yönde etkileyen senaryolarla oluşturulmuş. Bu da toplumun ziyadesiyle filmlerden menfi olarak etkilemekte ve bilhassa gençlerimizde ve aile yaşantımızda derin yaralar açmakta.

Kurtlar Vadisi’nin ilk popüler olduğu zamanlarda neredeyse her okulda birkaç tane Polat Alemdar rolünü üstlenen gençlerimiz vardı.

Ayrıca film karakterlerinin komik olanları da çok revaçta. Genelde gençlerimiz karşı cinsini etkilemek için komedyenlik yapmayı daha uygun buluyor.

Filmlerdeki ters ilişkiler de toplumu büyük ölçüde zedelemekte ve aile hayatımızı tehlike altına almakta. Filmlerdeki dişi karakterler erkeğini etkilemek için türlü ilişkiler içine girmekte bir beis görmemekle birlikte erkekler de bunu normal karşılamakta.

Filmlerdeki ilişkilerde evli olan kişiler aldatmayı normal olarak görülmekte ve de boşanmamak konusunda inatçı tavırlar göstermekte.

Bana gelen elektronik postada Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün bir araştırmasını sunmakta ve araştırmada Yaprak Dökümü'nün 'Ferhunde'si, Avrupa Yakası'nın 'Makbule'si 'toplumsal yaşamı riske sokan' karakterler olduğunu vurgulamakta.

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'ya bağlı kurumun üç ayda bir çıkan dergisinde yer alan 'Aile Kurumuna Yönelik Güncel Riskler' adlı yazıda, son yıllarda aileye ilişkin yapılan araştırmalar, boşanmalar, evlilik dışı ilişkiler, eşcinsel beraberlikler, çocuk gibi konular incelenerek popüler dizilere ilişkin ilginç tespitlerde bulunuldu.

             Dr. Ünal Şentürk tarafından kaleme alınan yazıda, "Dizilerdeki kahramanların, boşanmış, eşinden ayrı yaşayan, bekâr kalan, sadece çocuklarıyla yaşamını sürdüren, nikahsız yaşayan, sözüm ona kendi başına yeten veya ayakları üzerinde durabilen kişilerden oluşması, izleyici bağlamında arzu edilmeyen davranış modelleri yaratarak toplumsal yaşamı riske sokmaktadır" denildi.

Evlen Ama Boşanma
                Buna göre, eşi hapishanede olan ve patronuyla ilişki yaşayan Yaprak Dökümü'nün 'Ferhunde'si, kardeşinin sevgilisinin babasından hamile kalan Kavak Yelleri dizisinin 'Canan'ı, eşi İzzet'ten boşanıp, dayısının evini eski flörtü Burhan'la paylaşan Avrupa Yakası'nın 'Makbule'si, Aile Araştırma Genel Müdürlüğü için 'toplumsal yaşamı riske sokan karakterler'den sadece birkaçı.

Ferhunde boşanmasın!

             Dr. Ünal Şentürk, aile ve toplumsal yaşam için risk olarak gördüğü dizi kahramanlarının 'boşanmaması, mutlaka evli olması' şart. Yazıda, bu durum şöyle anlatılıyor: "Günümüzde izlenme rekorları kırarak oldukça popülerleşen dizilerin büyük bölümünde boşanma, yalnız yaşam, 'sivil evlilik' diye tanıtılan nikâhsız birliktelikler olağan bir durum gibi gösterilmekte ve durumların diğer yönleri dikkate alınmamaktadır. Bu ise aile kurumuna yönelik olumsuz sonuçlarıyla beliren risk oluşumları normalleştirmektedir. Halkın beğenisine ve ilgisine sunulan yayınların, toplumun değerleri, kabulleri ve beklentileriyle örtüşmesi oldukça fonksiyonel olmaktadır."

Eski sevgililer aynı evde

             Avrupa Yakası'nın Makbule'si eşi İzzet'ten boşanıp, dayısının evine taşındı. Ama evde eski flörtü Burhan Altıntop da kalıyor.

Reşat Nuri yazdı, TV'de 'Dallas' oldu

             Yaprak Dökümü'nün ilk bölümlerinde Şevket, evli Ferhunde'ye aşık oldu. Ferhunde, kocasından boşanınca evlendiler. Oğuz ilk önce Necla ile sonra Leyla ile birlikte oldu. Leyla'yı hamile bıraktıktan sonra tekrar Cem ile evlilik hazırlığında olan Necla ile kaçtı. Oğuz bu arada tuzak kurduğu patronunun karısı Ceyda'yı hamile bıraktı. Necla, Oğuz tarafından terk edilince evine geri döndü ve eski nişanlısı Cem ile evlendi. Leyla, psikoloğunun kocası Avukat Can ile yakınlaştı. Şevket hapse düşünce evi terk eden Ferhunde patronu Levent ile ilişkiye girdi.

Aile 'cinsel ilişki' için kurulur

            Dergide, aile "her yetişkinin cinsel ihtiyacını en kabul edilebilir şekilde karşılamaya imkân tanıyan" olarak nitelendirilerek bu yönüyle toplum geleceğinin sağlandığı belirtildi. Yazıda şu tespit de yapıldı: Ancak sağladığı faydalarla, aile, boşanmaların, tek ebeveynli ailelerin, evlilik ve çocuk sahibi olmaya karşı duruşların, eşcinsel evliliklerin ve nikâhsız birlikteliklerin artmasıyla bir kriz yaşamaktadır.

Kavak Yelleri

            Dünyaca ünlü Amerikan gençlik dizisi Dawson's Creek'ten uyarlanan Kavak Yelleri, İstanbul-Urla arasında yaşanan aşkları ve yasak ilişkileri anlatıyor. Aslı'ya aşık olan iki arkadaş Deniz ve Efe... Deniz'in babası Murat'tan hamile kalan, Aslı'nın ablası Canan.

Son Bahar

             Kocasının uyuşturucu kuryesi olduğunu yıllar sonra mafya tarafından infaz edildikten sonra anlayan ve tabutuyla Almanya'dan Türkiye'ye dönmek zorunda kalan genç ve güzel Sabiha, kocasının Memo adlı gayrimeşru bir çocuğu olduğunu öğrenir. Kendi öz kızının sorunları, aile baskısı ve geçim derdiyle boğuşan Sabiha tüm zorluklara rağmen küçük Memo'ya sahip çıkar.

Gördüğünüz gibi filmlerin topluma kazandırdıkları olumlu hiçbir şey yok. Sadece 1980’li yılların Amerikan filmlerindeki gibi ters ilişkileri seyretmekte ve onları toplum içinde kanıksar hale gelmekteyiz.

Aslında bu olaylara acilen devletin el atması gerekmekte. Eğer gecikirse toplumda onulmaz yaralar açılacak ve geri dönüşü de epey zor olacak.

Son bölümde de bir okuyucumuzun yorumunu sizin istifadenize sunacağız. Aslında bu konu hakkında çok söylenecek şeyler var. Hatta bir araştırma tezi bile hazırlanmalıdır.

Yine ben uyarımı yapayım; siz, siz olun; filmlerde çok seçici davranın…

Eleştiri ve önerileriniz için;

yazarcezmi@hotmail.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3286 defa okunmuştur
Makbul
Makbule
Yani Makbule kötü örnek oluyorda Deniz Feneri programıyla götürülen milyon dolarlar iyi örnek mi?
11 Mart 2009 Çarşamba 18:09
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
diziler ve yaraları
ayse tas
kesinlikle katılıyorum toplum onları gördükçe normalmiş gıbi kabul edıyor bir çok şeyi...değerlerimiz elden gidiyor....
11 Mart 2009 Çarşamba 13:18
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Gözlemleriniz çok yerinde
Melek Gündüz
Gereçkten tespitleriniz çok doğru. Akşamları ailecek oturup izlenilen diziler ne yazıkki çarpık ilişkiler yumağı halinde. Toplum olarak bu konuda daha seçici davranmalıyız..
11 Mart 2009 Çarşamba 12:04
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri