Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demliyazılar

Fethullah Gülen’i Nasıl Bilirsiniz?

13 Aralık 2012 Perşembe

Yıl 1989.

Pertevniyal Lisesi’nde okuyorum.

Bir grup arkadaş beni Kadir Gecesi Fatih Camine davet etti.

Meğer Fethullah Gülen gelecekmiş ve teravih namazı öncesi vaaz verecekmiş.

Biz de arkadaşlarla iftarlık azığımızı hazırladık düştük yola.

Fatih Camii’nde hem iftar yapacağız hem de vaaz dinleyeceğiz.

Ben ilk kez Fethullah Gülen ismini duymuştum.

O kadar methettiler ki ben onu kafamda aksakallı, nurani yüzlü, kendisini çok iyi dinleten dolu dolu bir insan olarak hayal ettim.

Akşam ezanı okundu ve biz namazdan hemen sonra kısa sürede iftarımızı yaptık.

Fazla zaman geçmeden kürsüde birisini gördüm.

Ama hayallerim suya düşmüştü.

Hoca Efendi dedikleri muhteremin yüzünde bir tel sakal yok.

Vaazı da beni fazla etkileyecek tarzda da değildi.

fethullah-gulen-hocaefendi-seyhimizi-kiskananlar_311472.jpgBir taraftan bağırarak bir şeyler anlatıyor, bir taraftan da gözlerinden yaşlar akıtıyor.

O, gözyaşları içerisinde bağıra bağıra nasihat ederken sağıma soluma baktım bütün insanlar transa geçmiş gibi ağlaşıp duruyorlardı.

Öyle bir transa geçmiş ki cemaat, Hoca Efendi kürsüden yarı ayağa kalkarak konuşurken onlar da ayağa kalkmış ağlaşıyor.

Ben açıktan ağlatan değil, içten ağlatan bir Hoca’yı tercih ederdim.

Milleti ağlatarak coşturan değil, onların beyinlerini doldurarak tefekküre sevk eden bir Hoca benim meşrebime daha uygun.

O zamandan beri Fethullah Gülen Hoca’nın sohbeti ve uygulamalarının benim tarzımda olmadığını düşünmüşümdür.

Kader bu, ben bir dönem onların gazetesinde çalışmak zorunda kaldım. Ama kısa bir süre.

İlk gazetecilik deneyimim orada oldu.

Birkaç haberimle iki yazım çıkmıştı Zaman Gazetesi’nde.

Az çok içlerinde olduğum için her zaman bu Gülen Hareketi dikkatimi çekmiştir.

Bilhassa da 28 Şubat dönemindeki tavırlarını merak etmiştim.

Belki benim beklediğimin tersine hareket ederler diye bekledim ama ne yazık ki yanılmışım.

28 Şubat döneminde henüz başörtüsü yasağı başlamamışken Gülen Hareketine bağlı dershanelere yasak girmişti.

Hatta Sayın Fethullah Gülen daha da ileri giderek “asker anayasal yetkisini kullandı” açıklamasında bulunmuştu.

Sayın Gülen, 16 Nisan 1997 tarihinde Yalçın Doğan’a verdiği röportajda şunları söylemişti;

Askerlerimiz bir yönüyle yaptıkları bazı şeylerden ötürü bazı çevrelerce, belki antidemokratik davranıyor sayılabilirler. Ama onlar konumlarının gereğini anayasanın kendilerine verdiği şeyleri yerine getiriyorlar. Hatta dahası, ben zannediyorum, onlar, bazı sivil kesimlerden daha demokrat."

Bu sözlerin makul bir izahı var mıdır?

O dönemde Fethullah Gülen ile Bülent Ecevit arasında duygusal bir ilişki vardı. Bülent Ecevit, Fethullah Gülen’e toz kondurmazken bu harekete mensup insanlar da gulenecevit2.jpgBülent Ecevit’in partisi DSP’yi destekliyorlardı.

Milliyet Gazetesi’nden Mehmet Gündem’in Fethullah Gülen’le 11 Gün isimli röportajında darbecilerle ilgili yaklaşımı daha dikkat çekiciydi. Röportajın Kenan Evren ile ilgili kısmında darbeci Kenan Evren’i neredeyse cennete sokacak kelimeler sarf eden Fethullah Gülen Hocamız şöyle diyordu;

“…Müsaadenizle bu konuyla ilgili antrparantez bir mülahazamı arz edeceğim: Evren Paşa demokrasinin kesintiye uğraması ve daha pek çok açıdan tenkit edildi. Ama seçmeli din derslerini mecburi yapmakla yararlı bir iş yapmıştır. Gençlerin çoğu onun bu icraatı vesilesiyle din eğitiminden nasiplerini almışlardır. Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir. ../…

***

Fethullah Gülen Hoca darbe ve darbecilere karşı bu kadar hoşgörülü olmasına rağmen, yaptığım gözlemlere göre bu Hareket, her zaman diğer İslami cemaatlere karşı mesafeli davranmıştır.

Son olarak, Mavi Marmara baskınında İnsani Yardım Vakfı’nı suçlu bulmuştu. Yaptığı açıklamada, İnsani Yardım Vakfı’nın otoriteye başkaldırdığını vurgulayan Fethullah Gülen terör devleti İsrail’den izin alınmamasını eleştirmişti.

Daha önce de Yeni Akit Gazetesi yazarı Sayın Ali Karahasanoğlu’nun köşesinde dediği gibi acaba Sayın Fethullah Gülen Hocamız Filistin’de öldürülen yavrucaklar için herhangi bir taziye gönderdi mi? Ya da en azından bir gözyaşı döktü mü?

f_gulen_papa.jpgMuhakkak dökmüştür diye düşünüyorum ama bunu kesinlikle kamuoyunda da paylaşmalı ve kendisi hakkındaki menfi izlenimleri ortadan kaldırmalıdır.

Her gelen hükümetle örtüşen politikalar izleyen Fethullah Gülen’in nedense Milli Görüş ile ilişkileri mesafeli.

Gerçi Milli Görüş hareketindekilerin de onunla aralarındaki mesafe konusunda sorumluluğu var.

Ancak iki tarafın da amaçları aynı olmasına rağmen nedense aralarında bir türlü sıcaklık oluşmuyordu.

Nedenini bilemiyorum ama şu bir gerçek ki aradaki soğukluk halen devam etmekte.

Her cemaate karşı mesafeli olan Gülen Hareketi nedense hoşgörü için herkese kucak açmakta ve ilginç söylemlerde bulunmakta.

Gülen Hareketi mensuplarının bir daveti üzerine gittiğim toplantıda duyduğum sözler hala kulaklarımdadır.

Kamuoyunda da her zaman gündemde olan “gayrimüslimler cennete gidecekler mi?” sorusuna toplantıda bulunan bir kişi, “Onlar önce cehenneme gidecekler ama daha sonra cehennem onlara cennet gibi gelecek” şeklinde akıllara ziyan bir cevap verdi.

Bir taraftan dindarlara karşı mesafeli ama bunların dışındakilere karşı ise zeytin dalı dağıtan Fethullah Gülen’i ve o hareketin içinde bulunanları çözmek zor.

Bir taraftan emniyet teşkilatında etkili olacaksınız ama bir taraftan da Pensilvanya’dan Türkiye’ye gelmek için ülkemizi emniyetli bulmayacaksınız.

Ne yaman çelişki?

Bir çelişki de onun hoşgörü anlayışıyla ilgilidir. Eğer çelişki olmasa hoşgörülü yüzünü biraz da kendi hareketinin dışındaki Müslümanlara gösterirdi.

Belki de bir bildiği vardır Muhterem’in.

Bugün değilse de yarın anlaşılır bildikleri.

Biz de zamanla öğreniriz inşallah. 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 21690 defa okunmuştur
süper bir yazı
Sema
önce dinler arası diyalog denilen tepki üzerine medeniyetler arası ittifak olarak adı değiştirilen oluşumun mimarı..!!İslam'ın gelmesiyle diğer dinlerin hükmü kalkmıştır..hala aynı kefeye koyanlarında inancından şüphe ederim..başörtü teferruattır açıklamasıyla pek çok kişinin başörtüsünü çıkarmasına sebep olan ve vebalini alan kişidir aynı zamanda.!!...ve dahası..iyi ki varsın Adli İlahi..bir gün mutlaka tecelli edeceksin biliyorum..
27 Mart 2013 Çarşamba 11:11
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
Gerçek
Ali Karabulut
Elinize saglik cezmi bey. Insanlar ne kadar görmek istemese de Gerçekler hiç bir zaman karanlikta kalmaz. Bazen gerçekleri görmek için biraz cesaret yeterlidir. Cesaretiniz için tebrik ederim.
25 Aralık 2012 Salı 21:22
Beğendim (2)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
Cezmi kardeş
Naim ÖZGÜNER
Cezmi Kardeş.Fikirde düşüncede yazmada hürriyetimiz vardır.Kimse buna manic olamaz.Ama yazarken neyi ve nasıl yazılması gerektiğini iyi düşünmek gerekir.Böyle bir yazı kaleme almanın sebebi çok önemli olsa gerektir.Amma..!Bir müslüman kişi ki müslüman bir cemaatin önünde ve öncülüğünde olan birisi ise ve hakkında yazı yazılması düşünülüyorsa çok düşünüp tartmak gerekir.Yüzünüze karşı meth edenlere toprak atılması tavsiye edilirken, böyle bir yazıyı kaleme almadan yüzümüze atılacak şeyi de düşünmek gerekir.Keşke böyle bir yazı kaleme almamış olsaydın.İnan sana hiç bir şey sağlamayacak ve kazandırmayacaktı.Ama yine de senin düşüncen ve fikrindir güzel arkadaşım.
22 Aralık 2012 Cumartesi 19:20
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Temenni...
Teslime Gülsen
Yazınızı daha önce eskaza görmüş fakat detaylı okumamıştım. Dehşet şeyler bunlar. Fethullah hoca üzerindeki yorumlarınız daha çok hissiyatınıza dayanıyor olabilir. Fakat Fethullah hocayla ilgili kanıtlarınız çok önemli şeyler ve muhibbanlarının bunu araştırıp incelemesi, liderlerini, gittikleri yolu iyi tanımaları icabeder kanaatindeyim. Yazınız her halukarda hayra vesile olsun dilerim. Aydın bey kardeşimizin sizi eleştirmesine karşılık sizin ona büyük bir saygı ve muhabbet örneği göstermeniz en güzel bir müslüman ahlakıdır. Her iki yazarımıza da Allah cc'den istikamet dilerim.
20 Aralık 2012 Perşembe 11:53
Beğendim (0)Beğenmedim (4)
YORUMUN DEVAMI
put
adı değmez
hiç kimse önderini putlaştırmamalı ve eleştirilerden ders alınmalı .hatalarını düzeltmeyen kişilerin peşinden gidilmemeli.cezmi beyi samimi eleştirilerinden ve cesaretle çıkıp kral çıplak demesinden dolayı tebrik ediyorum.
19 Aralık 2012 Çarşamba 10:55
Beğendim (3)Beğenmedim (5)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri