Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demliyazılar

Köyümün Yağmurlarında Islanmak İstiyorum

15.04.2010 23:56

 

Ankara’dayken Merhum Yahya Kemal’e sormuşlar “Ankara’nın en çok neresini seviyorsunuz?” diye. Onun da tarihe geçecek bir cevabı olmuş;

İstanbul’a geri dönmesini.

O zamanın İstanbul’u her haliyle mutlaka çok güzeldir.

Dostluklar vardı o zaman.

Samimiyet vardı o zaman.

İstanbul’un güzelliği bir başkaydı o zaman.

Eski İstanbullular daha nazik ve daha kültürlüydü o zaman.

Ta ki bu 1980’li yıllara kadar sürdü.

Ama ondan sonra eski İstanbul gitmiş bambaşka bir İstanbul gelmişti.

Kültürün yerini kıroluk, bilginin yerini cahillik, nezaketin yerini kabalık, aşkın yerini sahte sevgiler, komşuluğun yerini kuru selamlar, paylaşmanın yerini hepbanacılık almış.

Eski İstanbullu yok artık. Onun yerine kozmopolit İstanbullular türedi.

İstanbul’dan herkes sıkılmaya başladı.

Dünyanın sayılı kentlerinden biriyken hatta dünyanın kültür başkentiyken neden İstanbul’dan sıkılmaya başlar insan?

Çünkü her şey maddiyat oldu.

Kültür derken sadece görsellik alanda kültür var.

Ya manevi alandaki kültür ne oldu?

Eski Osmanlı kadınları, çelebi gençleri var mı şimdiki İstanbul’da?

Ama Yeni İstanbul’da gasp, hırsızlık, cinayet, tecavüz, vahşet, arsızlık ne ararsan var.

Yeni İstanbul, bununla mı sınırlı sadece?

Yeni İstanbul’un trafiği bir dert, geçinmesi bir dert, güvenliği bir dert.

Kısacası Yeni İstanbul her haliyle bir dert.

Nişantaşı’nda doğmama, Kocamustafapaşa’da yetişmeme ve Güngören’de yaşamama rağmen artık sıkıldım İstanbul’dan.

Buralardan uzaklaşmak en büyük emelim.

Hem de kaçarak buralardan.

Yeşilliğin bol olduğu bir yerlere kaçmalıyım.

Derenin şarıltılarını, kuzuların melemesini bir müzik ziyafetinde dinlemek istiyorum.

Buram buram toprağı koklamak istiyorum.

Ayaklarımın toprağa değmesi istiyorum.

Suyu gözünden içmek istiyorum.

Hormonlardan uzak, doğal meyveler yemek istiyorum.

Köyümün yağmurlarında sicim gibi ıslanmak istiyorum.

Bir taraftan yağmur yağarken, bir taraftan da köyümün sularından yapılmış çayı yudumlamak istiyorum.

Her tarafıma çamurlar sıçrasın istiyorum.

Yeşilliklerin içinde gezinmek ve çiçekleri koparmak istiyorum.

UHT’li sütler yerine anamın inekten sağdığı ve hiçbir işlemden geçmeden sadece kaynatıldığı sütten içmek istiyorum.

Eksozt dumanlarının yerine saf havayı teneffüs etmek istiyorum.

Sadece yalancı bir cennet istiyorum.

Buraları sana karşı vefasız değil, her güzelliğini fazlasıyla sana ikram ediyor.

Buralarda sahtelikler yok, hep doğallıklar var.

Buraları tüm kötü duygulardan arınmış, sadece tertemiz duygular içindesin.

Şehirde hiç kendinle baş başa kalmazken buralarda kendinle de baş başa kalabiliyorsun.

Onun için çok özlüyorum ben buralarda yaşamayı.

Söyleyin dostlar çok şey mi istiyorum?

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 8248 defa okunmuştur
köydeki uyku
güllü
ne zaman köye gitsem sabah öyle dinç uyanıyorum ki iliklerime kadar oksijenle doluyorum.tüm yorgunluğum gidiyor adeta.otobüsler,iş stresi,insanlar, arabalar....hepsi üzerimize geliyor adeta.birde yaşadığınız hayattan tat almıyorsanız hiç bir varlığın anlamı kalmıyor.görüyorum ki istanbul sizide yormuş.cezmi bey tebrik ediyorum duygularımıza tercuman olduğunuz için.
24 Nisan 2010 Cumartesi 23:10
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
farklı dünyalar...
Ayfer Karakayalı
Cezmi bey yazdıklarını aynen katılıyorum. Sadece İstanbul 'la sınırlı değil diye düşünüyorum.
22 Nisan 2010 Perşembe 11:03
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
KOYUM
ECZMERCAN
CEZMİ BEY KÖYÜ HEPİMİZ ÖZLÜYORUZ.YAŞI KEMALE ERMİŞLERDEN OLDUĞUMUZ İÇİN BELKIDE.AMA KÜÇÜK YERLER BIR MUDDET SONRA INSANI SIKIYOR.RUTIN YAŞIYORSUNUZ VE BOL DEDIKODU DUYUYORSUNUZ. BENIM IZLENIMIM BUNLAR.
19 Nisan 2010 Pazartesi 17:06
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
slm
gülümnaz
haklısınız çok şey istemiyosunuz hak ettiğinizi istiyorsunuz ama boşuna dünyanın çivisi çıkmış bir kere geriye dönüş yok.....istanbullu değilim ama yaşamak da istemem köyümde kuşların cıvıltısı ile uyanmak dururken klakson seslerimi....asla
19 Nisan 2010 Pazartesi 14:24
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
iki kutub
nihat
cezmi bey yazınız birçoğumuzun özlemlerini ve endişelerini anlatıyor kısa ama anlamlı.Çok sevdiğim ve düşüncelerine değer verdiğim eniştem İstanbul için şöyle der;İstanbul maddi ve manevi iki kutbun birleştiği yerdir' ne dersiniz haksızda sayılmaz değil mi? Fakat bir dönemden sonra sanki kutublardan birisinin çekim etkisi azaltılmaya çalışılıyor gibi. Ama o öyle bir çekim ki gücünü aldığı yerin kudreti sonsuzdur.ben inanıyorum ki özlediğimiz İstanbul mutlak geri gelir yeter ki biz birazcık kutba yönelelim. selam ve saygılarımla
19 Nisan 2010 Pazartesi 09:28
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri