Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demliyazılar

Sevgi mi, Menfaat mi?

13 Şubat 2011 Pazar

 Sevgi mi, Menfaat mi?

 

Geçenlerde bir kitap okudum.

Gazeteci Sibel Kalaycı’nın kitabı.

Bir kanser hastası olan Sibel Kalaycı kitabının adını “Kansere Gülümsemek” olarak koymuş.

Kitapta kansere yakalandığı süreci ve kanser hastalarının yaşadığızorluklar ile kanser hastaları arasındaki dayanışmayıanlatılıyor.

Kitap 2004 tarihte yazılmış olduğundan yazar çektiği çilelerden yakınıyor. O tarihlerde Türkiye’de hasta olmak cidden zordu. Ama şimdi sağlık konusunda Türkiye’de büyük gelişmeler var.

Akıcı bir üslupla yazmış olduğu kitapta Sibel Kalaycı’nın ifadelerinden sol görüşlü olduğu anlaşılıyor.

Bazı bölümlerinde duygusal boyuta da geçmiş olan solcu yazar, ölümü bile yazarken etkili kelimeler kullanmış ve bir solcunun bile ölüme ne kadar soğuk olduğunu anlatmış.

Ayrıca yazar hayallerini de kitaba yansıtmış.

Emekli olduktan sonra memleketi Trabzon’a gideceğini, çocukluğunun geçtiği yerde ceviz ağacı dikmek istediğini, köyünün havasını doya doya solumak istediğini, tabiatla içiçe yaşamak istediğini ifade etmiş.

Benim asıl anlatmak istediğim yazarın başından geçen aşk ve daha sonradan öğrendiğimde şaşırdığım bu aşkın menfaat üzerine kurulduğu.

Sağlık Muhabiri olan Yazarımız Sibel Kalaycı meme kanserine yakalanmış. Kendisi ilk zamanlar kanser olduğundan şüphelenmiş ancak hastane korku ve endişesi dolayısıyla bir müddet hastaneye gitmemiş.

Ancak durumu tıp öğrencisi kardeşine açınca onun ısrarıyla hastaneye gitmiş ve kanser olduğunu anlamış.

Ameliyat ile bir memesi alınmış.

Ameliyattan sonra kendisini seven Sivaslı bir erkek arkadaşından evlenme teklifi almış.

Sibel Kalaycı, erkek arkadaşına kanser hastası olduğunu, belki uzun süre bir ömrünün olamayacağını, bundan önemlisi anne olamayacağını eğer bunları göz önüne alıyorsan evlenelim demiş.

Ama arkadaşıher şeyi göz önüne alarak Sibel Kalaycı ile evlenmiş.

Hatta Sibel Kalaycı kemoterapiden dolayı saçları dökülmüş ve kocasıda saçlarını kazıttırmış.

 Bunu da o zamanların ünlü dizi filmi Asmalı Konak’tan örnek almışlar. Filmde başrolde oynayan kadın kanser hastası olup Amerika’ya gittiğinde tedavi sürecinde saçları döküldüğü için kocasıda hastalığını fazla takmaması ve moral olmasıiçin kendi saçlarını kazıtmış.

Sibel Kalaycı tam hastalığını atlatmışken meme kanseri metastaz yaparak akciğerlerine sıçramış.

Bu süreçte de epey tedavi görmüş.

Bu akciğer kanseri olduğu dönemde de hem akıcı üslupla hem de araya ironiler katarak kanserin sıradan bir hastalık olduğunu, kanser hastalarının morallerinin en üst seviyede olması ve hayatını dolu dolu yaşanması gerektiğini, ayrıca kanser hastalarının hangi türe göre diyet yapacaklarını uzun uzadıya bilgilendirici şekilde yazmış.

Kitabı bitirdiğimde merak ettim acaba hâlâ Sibel Kalaycı yaşıyor mu diye?

Bana kitabı hediye eden Hemşire Hanım’a bu durumu sormuştum.

Çünkü kitabın yazarını çok iyi tanıyor ve hemşerisi.

Hemşire Hanım, kitabı yazdıktan 2 –3 sene sonra yazarın öldüğünübana söyledi.

O zaman çok üzülmüştüm. Çünkü yazar satırlarında kendini okurlarına çok iyi alıştırmış. Ben kitabı okudukça yazarın çektiği çileleri hissetmiş kadar olmuştum.

Ancak en çok merak ettiğim husus da kitapta yazarın yaşadığı aşk doğru mu?

Bir erkek öleceğini ve baba olamayacağını bildiği halde bir kadınla nasıl evlenir?

Bunu Hemşire Hanım’a sorduğumda kızgın bir gülümse atarak;

Çocuğun aşkı meğersem menfaat üzerine olduğunu, adamın tek derdinin kanser hastası yazar Sibel Kalaycı’nın malulen emekli olduktan sonra maaşıyla geçinme derdine düştüğünü ifade etti. Kanser hastası Sibel Kalaycı bunu anlayınca hemen boşanmış çocuktan.

Bu sözleri duyunca içimden “vah vah” dedim.

Çok üzülmüştüm.

Demek ki zamanız insanların o sevgi hissini iyice köreltip yerine menfaat hissini yoğunca koymuş.

Sevgilerimiz bile bir ömre sığmıyor, sadece bir güne sığmaya mahkûm ediliyor.

Ne güzeldi eskiden sevgiler?

Ve eski şarkılar da bunu en güzel şekilde ifade ediyor;

“Sana gönül borcum var ödemek kolay değil.

Zaman gelip geçiyor dur demek kolay değil.

Şu yalancı dünyaya yeniden gelebilsem .

Seni bir ömür değil bin ömür sevebilsem ...

 

Not: Yazar Sibel Kalaycı’nın bu “Kansere Gülümsemek” adlı kitabını tüm kanser hastalarına ve yakınlarına moral olması açısından öneriyorum. Kitap Bilge Karınca Yayınları tarafından basılmış kitap sadece hasta ve yakınlarına moral vermiyor ayrıca kanser hakkında önemli bilgileri de okurlarına sunuyor.

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 7208 defa okunmuştur
ne tür bir hastalık
yeşim agalı
kitabı tam da şu sıra bitirdim. Çok güzel geldi bana. Dünyada ne çok dert var deyip kendimi sakinleştirdim.Son üç günde yaşadığımdan örnek vermek istiyorum. Bir insanla yaşamı birleştirmek, birine görür görmez evlenme teklif etmek, 2. gün herşeyi unutup başka bir kadına aynı şeyi yapmak, ne tür bir hastalık.Ha birde adam bürokratlık yaptım, amerikada da türkiyede YMM'im diye geçinen aciz biri.
28 Temmuz 2011 Perşembe 12:40
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
evlilik nedir?
mine akdağ
evlilik bir insanın bir canlının son nefesinden menfaat midir ?aslında bunu şahsa sormak lazım!ancak şunu ifade etmeliyim ki evlilik çıkar ilişkisine dayanmaz.gönüllülük esastır içtenlik önemlidir gerektiğinde kendini zor uçurumlara atabilmektir,kastım asla ölüm değil yapabileceklerimizin en iyisini sevgili aşkına yapabilmektir.Sevgilinin,yaradanın sevgisiyle sevebilmektir asıl olan...
02 Nisan 2011 Cumartesi 16:07
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Aslen hayata gülümsemek.
mine akdağ
Kansere gülümsemek, aslında zor olan zorunda olmak sanırım .eğer hayata gülümseme şansımızı kullansak maneviyatımızıda güçlendirsek aslında bir çile değil ödül old anlarız diye düşünüyorum.bende 2005 yılında bi tanem annemi beyin kanserinden kaybettim ama o hayata gülümseyerek gözlerini kapadı ve hep ağzında bir şükür ve dua ile .Mekanın cennet olsun olsun annecim ...
02 Nisan 2011 Cumartesi 16:02
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Manevi aşk
kartanesi
öncelikle bence merhametli olmayan bir kişi sevgide duyamaz karşısındakine. Gerçek sevgi zorlamayla elde edilen veya fiili hareketler gibi insanın iradesiyle oluşan bir duygu değildir. Ama nefsani olmadıkça tabiiiki Sevgi ancak Allah cellecelalühün insanın kalbine vermesiyle meydana gelir. Aşk falan bunlar hep şeytanın aldatmacası yok intiharlar yok sensiz yapamamlar. hepsi şehvani seytanın vesvesesi inşallah Gerçek Aşk Rabbine ve onun Resülüne olan dır. kanaatimce Rabbim ona ve Resülüne olan sevgimizi artırsın inşallah bizleri şeytanın ve nefsimizin vesvesesinden korusun inşallah
20 Mart 2011 Pazar 17:43
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Evlilik??
Murat Avcı
Evlilik bir çıkar ilişkisi midir? diye sormuştuk geçmiş senelerde yakınlarımıza...aldığımız cevaplar gerçekten ilginçti... Peki sizce??
21 Şubat 2011 Pazartesi 09:39
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri