Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demliyazılar

Üç Genç, Üç Acı

13.03.2010 23:40

Üç Genç, Üç Acı

 

Ölümün ne zaman ve nerede geleceğini hiç kimse bilemez.

Bakmışsınız daha kırkı çıkmadan bebeğe geliyor ölüm,

Veya gençliğinin baharında.

Ya da hayatının en güzel anlarında.

Ölüm akla gelmezken, başa geliyor.

Bazı ölümler vardır ders almak için birebirdir.

Sanki tüm insanlığa nasihat oluyor o ölümler.

Hele gençliğe yeni adım atmış birine ölüm uzaktır sanılır ama Ölüm Meleği yaş dinlemez, ruhunu ansızın kabzeder.

Her ölümün ardında bir acı vardır.

Sevenlerin içini yaralayan, gözlerinden yaşlar akıtan bir acı.

Sevgiyle dolu olan kalpler şimdi o acıyla içim içim yanmaktadır.

Bildiğiniz gibi tramvay kazası sonucu üç gencimizden ikisi bu dünyadan göç etti, biri de şu an can çekişiyor.

Anaların, babaların yürekleri dağlandı.

Evlad acısı kadar büyük bir acı yoktur.

Evladını kaybeden o anaları düşünün.

Evladını tüm zorluklarla doğuruyor.

Yeri geliyor uyumuyor, onu rahat ettirmek için.

Yeri geliyor o hastalandığı zaman insanlığın en yüce şefkatini göstererek onu iyileştirmek için büyük çabalar sarf ediyor.

Evladının acısını kendi acısı gibi hissediyor.

Bir anne için evlad sevgisi böyledir.

Televizyonda izlerken o anaları, babaları öyle derinden hissettim ki onların acılarını.

Bu ne yürek nasıl dayanır?

Hele hele Buket Bulut’un ailesini görünce yakinen, insan cidden o acıyı anlatacak, tarif edecek kelimeler bulamıyor.

Bekliyor sonucunu.

Bir an önce kavuşalım diye can atıyorlar sanki.

Onlar için zaman mefhumu ortadan kalkmış.

Bir umuttur bekliyorlar hastanenin kapılarında.

İçeriden gelecek olan müjdeli haber için canlarını bile vermeye razılar.

Buket kardeşimize acil şifalar  diliyoruz ve yaşamını yitiren Denis Tekin ve İrem Dinçsoy kardeşimize de Allah bol bol rahmet versin.

Ayrıca Buket kardeşimizin hayatta kalması için büyük mücadele veren Uzman Doktor Kadir Bey’in, tüm hemşire ve diğer çalışanların da Allah yardımcıları olsun.

Biz Türkler’in huyudur; aklımız başımıza ancak kazalardan sonra geliyor.

Gençlik işte. Cıvıl cıvıl, yerlerinde duramıyorlar.

Gençlik demek, hareket demek.

Gençlik demek, delikanlılık demek.

Yani kanın yerinde durmaması demek.

Gençlik demek, yerinde duramamak demek.

İşte böyle bir gençliğin olduğu okul ve okulun önünde tonlarca ağırlıktaki tramvaylar.

Bunları göz önünde bulundurarak önlemleri almak gereklidir.

İster normal hızıyla hareket etsin, isterse de yavaş hızla.

Sonuçta orada yüzlerce genç var.

Bilmelidirler ki orada gençlik var, tehlike var.

Onun için yetkililerin oraya tedbir almaları kaçınılmaz olmalı.

Yapacağınız üst geçit veya rayların üzerinde geçişi kapatmak için yapacağınız önlemler belki de bu iki genç ölmeyecek ve bir kızımız da ölümle mücadele etmeyecekti.

Yaygara yaparak her türlü açılışları yapıyoruz ama hiçbir zaman tedbir namına bir şey yapmıyoruz.

Yapsak da geç kalıyoruz.

Biz Türkler’in aklı ancak acı olunca dank ediyor, başka türlü etmiyor.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5940 defa okunmuştur
yalnizlik
zişan
ölüm ve yalnızlık ne kadar birbirine yakın bir kelime değilmi,ölüm benim diğer adım...
18 Mart 2010 Perşembe 07:02
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
:(
gülay
ölümün en acısını daha kucağa alınmamış bebeğe gelişini yavrusunu kucağına alamadan bebeğini kundağa sarma halayi kuraken kefene sarılan anneler gördüm daha neler neler ama en acısı yakınınıza gelen ölümlerdir hani derlerya keşke onun yerine ben ölseydim
18 Mart 2010 Perşembe 06:23
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
olum bu kadar yakınmıı
15vetılpa
ölüm ıllakı kacınılmaz ama bu cok yakının vede yası cok genc olunca acı cekıyorsunuz helede gozunuzun onunde erıdıgını gormek ve caresızce ona bakmak kadar acı bısey yok allah kımseye caresız dert vermesın vede genc olum gostermesınn
17 Mart 2010 Çarşamba 22:35
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Güngören Rumuzlu Okura
Cezmi Koç
Dediğiniz doğru. Zor geldiği için öğrenciler o yolu tercih etmediklerinden daha tehlikeli yoldan gidiyorlar. Ben de yazımda gençliğin bu gafletinden bahsetmiştim. Bundan dolayı üst geçit ve rayların geçişi kapatmak için yapılacak önlemleri yazımda dile getirmiştim. Hoş ya yine de bizim gençlik heyecanı sever... Asıl en büyük hata nedir biliyor musunuz? Böyle yerlerde okulların olması... Doğru değil mi?
16 Mart 2010 Salı 22:11
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
sadas
gungoren
yazınız çok anlamlıama büyük bir dikkatsizlik ve sorumsuzluk var. O okulun eski bir ögrencisi olarak bu okulun arkasında bir yol vardır.o yolu kullanarak arkataraftan ışıklara gelinebilirdi.veyahut okuldan çıkıldıgı anda korkulukları takip edilerek ışıklara gidilir ve oradanda geçilebilir ister karşıya ister orta yoldaki tranvaya. açıkcası birazda dikkatli olunda o yolun ortasından da gidilir fakat ögrencilerimiz ortadan gidecegine ışıgı kullanmalılardı.Neyse artık olan oldu.açıkcası ışıkları kullanmayan arkadaşlar üst geçiti kullanıcaklar mı orada merak konusu. üst geçit artı bir şey olsada yinede lazım ama buna bağlamak sadece bir bahanedir.Dikkatli ve sabırlı olalım.
16 Mart 2010 Salı 22:03
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri