Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dilek SOYSAL

AYDINLAR, KARARTMAYIN GELECEĞİ

20 Ekim 2012 Cumartesi

 

 

Sorumluluk kavramı anlamını yitirdi günümüzde. Pas tutmuş

zamanımızın yağı idi sorumluluk. Makinemiz yağsız, takırtılı sesler

çıkarıyor işlerken, dişliler işlevini görmüyor.

Herkes suskun. Aslında susuzluğumuzun suskunluğu mudur bu?

Rizikolu bir hayata alışmış çalakalem yaşıyoruz, yarını olmayan yarınları, sabahı olmayan tan vaktini.

Kilitliyiz.

Kilitli kaldık kendimize, anahtarımız derinlerde yosun tutmuş

deniz dibinde. Sorumluluk damarlarımızı aldırmış olmanın bencilliğini yaşıyoruz.

Bize verilen en kıymetli hediyedir zaman. Sorumluluk ve zaman

kavramları karı – koca gibidir. Kan uyuşmazlığı varsa çocukları

sakat doğar. En büyük sorumsuzluğu zamana karşı işleriz, işkence

yaparak yavaş yavaş öldürürüz zamanı. Mekanlar değişir.

işkence odalarımız kahvehaneler, barlar – pavyonlar, yazılıp çizilmemiş boş sayfalar, nankörlüğe, ezilmelere boyun eğişimiz...Ne fark eder öyle de, böyle de olsa hücremizin taş duvarlarını kendimiz örüyor, mimarı kendimiz oluyoruz.

öğrencilerimiz dershanelerini internet kafelere taşımış, kadınlı

erkekli bir boşverdicilik içindeyiz.

Geleceğe teslim edeceğimiz büyük emanet Cumhuriyetimizin

sorumluluklarını bile ne kadar yerine getirebiliyoruz?

Neyi ne kadar yaşıyorsak yetiyor bize. Sığdırıyoruz her şeyi üç

beş satırla bir yerlere

10 Kasımlarda,

29 Ekimlerde,

19 Mayıslarda,

İş yerlerimizde, okullarımızda birkaç satır bir şeyler okuyup,(!) biraz gösteriş yaptıktan sonra sanıyoruz her şey tamam, geçmişteki acılar, almamız gereken sorumluluklar ne çabuk unutulup, yaramız hemen kabuk bağlıyor. Bize yaraşır bu ülke topraklarına vereceğimiz emek, harcanan çaba bu kadar mı?

Mutluluğu, mutlu yaşamayı, yarınlara umut ve

hevesle bakmayı, neden elimizin tersiyle iteriz, anlamış değilim. Bu

işte bayrağı ilk göğüsleyen aydınlarımız olmalı. Gençliği ardlarına

takıp, yarınlara gülen gözlerle buram buram kültür kokan

nefesleriyle geleceğin aydınlarını sizler yetiştirmeli ve örnek olmalısınız...Ama en önce sizler bu aymazlık halinden kurtulun, aydın olun, karartan değil...İnsan yetiştirmek tek erek haline gelmeli, sizlerde. Yeniden bir insan nasıl inşa edilir, rehber olunmalıdır...

Kısacası bizlere eğitim ve öğretimin önemini yeniden idrak

ettirmeliler, öfke seline kapılmadan, açıklaması zor dipnotlara gerek duymadan... İnsan nasıl yeni baştan şekillenir gün ve gelecek için.

Herkes biraz sorumluluğunun farkına varmalı, yaşantımız iyiden

iyiye sarpasarmadan...

Mutlu yıldönümleri, çiçek kokan taze açmış çocuklar için.

Ne zaman başımızı soktuğumuz topraktan çıkarır, tartışması hiç

bitmeyen ama bir sonucu da bağlanmayan sorumluluk duygusunu

kanserli hasta yatağından kaldırmayı ne zaman başarırsak, sancımız dinmeye yüz tutar sanırım.

biraz daha sağlam, dinamik ve bize yaraşır.

BİZ CUMHURİYET ÇOCUKLARIYIZ UNUTMAYIN...

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3318 defa okunmuştur
İnsanca yaşama meselesi
aykut kahraman
Bir yorumcu 1950 den beri karanlıktayız demiş.. Demek ki memlekette hayırlı gelişmeler olmuş. "Cumhuriyet çocukları" dine,tarihe ve kutsal değerlerimize karşı ise ben o cumhuriyet çocuklarından değilim.. Mesele Cumhuriyet Çocukluğu meselesi olmaktan çıktı İnsanca yaşamak ve şerefli TC vatandaşı olarak yaşama meselesi oldu ama bazı kafalar onun farkında değiller..
23 Ekim 2012 Salı 17:55
Beğendim (0)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
umutla bakmak
sevcan
Cumhuriyet ve Atatürk sözünden rahatsız olan bir çok kesim başlarını soktukları kumdan ne zaman çıkarırlar bilmem.Turan Toprak (aynı gazetede yazıyorsunuz) bu yazıdan çok rahatsız olmuş olacakki cevaben bir yazı da kendisi yazmış.Aydınlar vardı da bizmi görmedik diye soruyor.Evet bu Cumhuriyeti çocukları olarak bir çok aydın yetişti fakat çoğu faili meçhul cinayetlere kurban gitti. Uğur Mumcu Bahriye Üçok Ahmet Taner Kışlalı Metin Göktepe Kutlu Adalı Hrant Dink Ve Bunun yanı sıra bir çok gazeteci,Bilim adamı, düşünür, Medya ve Siyaset adamı,asker ve daha bir çokları halen ceza evlerinde ölümlerini beklemekte.İşte aydınlar nerdeymiş anladınızmı? Sayın yazarım haklı yazınızdan dolay sizi tebrik eder, kaleminiz her daim dik olsun dilerim.
22 Ekim 2012 Pazartesi 23:40
Beğendim (1)Beğenmedim (2)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri