Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dilek SOYSAL

DERSİMİZ ATATÜRK -4- (Kadına Bakışı)

05 Ağustos 2012 Pazar

 

Saçı uzun, aklı kısa,

Kızını dövmeyen, dizini döver,

Eksik etek,

Sırtından sopayı, karnından sıpayı…

Alışık bu tarz  söylemlere  insanımız, daha doğrusu kadınımız…

Kadının değeri yıllar önce aşağıdaki tarihi gerçeklerle yerini bulmuştu oysa…

*

Yıl 3 Nisan 1930 belediye seçimleri,

1933 muhtarlık seçimleri,

5 Aralık 1934 milletvekili seçimleri…

Bir kadın olarak, bu tarihlerin önemi benim için olduğu kadar, her Türk kadını içinde ayrı bir önemi olduğunu düşünüyorum…Çünkü;

Birçok dünya ülkelerinden önce, bizim ülkemizde verilen “kadına ilk haklardır” bunlar…

-Medeni hukukun kabulüyle, kadın erkek eşitliği benimsenmiş;

-Evlenme, tarafların isteğine bırakılmış, aradaki vekil sistemi kaldırılarak evlendirme memurunun önünde yapılan nikâhlar geçerli sayılmış, bu nikâhtan sonra isteyenin dini nikâh yaptırması serbest bırakılmış,

-Tek eşlilik uygulaması getirilip boşanmalardaki “talak” usulü kaldırılıp boşama yetkisi geçerli sebepler aramak şartıyla mahkemelere bırakılmış,

- Kadınlar, miras paylaşımında ve şahitlikte de erkeklerle eşit olma hakkına sahip olmuşlardır…

Birkaç örnekle diğer ülkeler:

-İtalya da kadınlar 1948 de,

-Japonya da 1950 de,

Medeni haklarımıza ev sahipliği yapan;

-İsviçre de bile 1971 yılına kadar, kadınlar bu haklarına sahip olamamışlardır…

***

“Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.”     M.K. Atatürk

*

“Zaman ilerledikçe, ilim ilerledikçe, medeniyet dev adımlarla yürüdükçe, hayatın, asrın bugünkü gerçeklerine göre evlat yetiştirmenin güçlüklerini biliyoruz… Bugünün anaları için gerekli özellikleri taşıyan evlatlar yetiştirmek… Pek çok yüksek özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız daha çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar.”  M.K. Atatürk

***

Kadına verilen değer ve önemin ehemmiyetine inemeyen, kadına verilen önemi hala içlerine sindiremeyen birçok kesimin, kadını hala ikinci sınıf vatandaş yerine koyması da bu sebeptendir…

Fakat en vahimi ise, kadının kendi değerini bilmemesi ya da bu değeri farklı algılaması, bugün bile kadını güç durumlara düşürmekten geri koymamaktadır…

Bilakis kadını:

-peçeden,

-çarşaftan,

-kafes arkalarından,

-ikinci sınıf vatandaş olmaktan,

-eşitsizlikten,

-çok eşlilikten,

-haksızlığa uğramaktan,

Ve en önemlisi,

Kadın olduğunun farkına varılmamasından kurtaran, bugün her fırsatta dil uzatmaktan geri kalmadığımız, “M.K. Atatürk” önderliğinde elimizde tuttuğumuzun ne zaman idrakine varılır acaba, o da ayrı bir muamma…

Erkek evladını doğuran da,

Onu yetiştirip, şekil veren de,

Onu medeni bir erkek olup, olmamasında tetikleyen de,

Erkeğe çok eşlilik hakkını veren / vermeyen de, “biz kadınlar yani "ana"lardır…

Unutmayalım ki;

Dünyaya şekil veren kadın,

Hayatın tadı denilen kadın,

Yıllar önce aldığımız hakları, tekrar kendi elimizin tersiyle itiyormuyuz, ne dersiniz?... 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3884 defa okunmuştur
Hayatta en önemli kadın ANNE'dir öğretmenim
abdullah birisi
... ... Verilen cevap telgrafında İzmir Valisine "gereğinin yapılması" emri verildi . Zübeyde Hanım defnedildi. Mezarının başına da dağdan getirilen kocaman bit kaya dikildi.En önemli kadın olan bir annenin vefatında evlat ne yapar sevgili öğretmenim ? Bana bunları da öğret olur mu öğretmenim :
08 Ağustos 2012 Çarşamba 16:17
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Öğretmenim sorularım var
abdullah birisi
Ders anlatılan öğrencinin soru sorma hakkı vardır : 1- Fikriye Hanım üvey baba Ragıp Bey tarafından akrabadır. Kurtuluş savaşı yıllarında M.Kamal'in yakın hizmetinde olmuş ve Ankara Garındaki küçük binada aynı çatı altında yaşamıştır. M.Kamal'in Latife Hanımla evlenmesinden sonra Ankaradan uzaklaştırlmış ama bu terkedilmeyi hazmedemeyen Fikriye Hanım bir faytonla Çankaya köşkünün kapısına geldiğinde kabul edilmemiş hırçınlaşıp ısrar edince bu arada bir tabanca patlamış ve Fikriye hanım ağır yaralanmıştır. Hemen hastaneye kaldırılmış ffakat ameliyat sonucu iyi bakılmayarak zatürreden hayatını kaybetmiştir. Ve Fikriye Hanım'ın cesedi de kaybedilmiştir.Gömüldüğü yer belli değildir.Olaya bir de intihar süsü verilmiştir.. Suçu "sevmek" olan bir kadının sonu böyle mi olmalıydı ? 2- Hayatta en önem verilen kadınların başında anneler gelir öğretmenim ! M.Kamal İzmir Valisinden annesinin vefat haberini aldığında İzmit'te İstanbul gazetecileri için verilen bir baloda idi.
08 Ağustos 2012 Çarşamba 16:12
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Yorumsuz
abdullah birisi
M.Kamal'ın hayatındaki kadınlardan biri de Fikriye Hanım'dır. Üvey babasının akrabasıdır. Bu kadın M.Kamal'i gönülden sevmiş ve Ankara Garındaki küçük bir binada M.Kamal ile aynı evi paylaşmış ve özel yaşamında hizmetlerini görerek yardımcı olmuştur. Daha sonra Latife Hanım'ın ortaya çıkmasıyla uzaklaştırılmış , o da bunu hazmedemeyerek Çankaya köşküne bir faytonla gelmiş ama içeri kabul edilmemiştir.Bu sırada Fikriye Hanım'ın engellenmesi sırasında bir silah patlamış ve ağır yaralanan kadın acele hastaneye götürülerek ameliyat edilmiş ama iyi bakılmadığı için bir kaç gün sonra zatürreden vefat etmiştir. Meçhul bir yere gömülmüş olup mezarı dahi bilinmemektedir Kadınlara verilen önem konusu açılınca hiç şüphe yok ki akla önce anne gelir. Zübeyde Hanım İzmir'de vefat ettiğinde M.Kamal İzmitte İstanbul gazetecilerinin balosunda idi. İzmir Valisine gönderilen cevabi telgrafta "gerekenin yapılması" emredildi. Yorum sizlerin ..
08 Ağustos 2012 Çarşamba 14:40
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
kadın
ercan ulu
yazarım yazılarını ilk defa bugün okudum hepsini. bugüne kadr okumamam bir eksiklikmiş bence.yorumlarıda okuyup anlamaya çalışıyorum ama siz ne kadar şefkatli ne kadar gerçekçi yazarsanız yazın karşı tarafta hep bir saldırı hali var.yazı başlığı bile tartışılıyor laf söyleyende bir kadın.başarılarınız hep devam eder inşallah.
06 Ağustos 2012 Pazartesi 15:40
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Atatürk, Fikriye hanım, zehra aylin
hasan keşanlı
Dilek hanım Fikriye hanım kimdir? niçin nerede intihar etmiştir.Birde Zehraaylin hakkındaakşam gazetesinde çıkan şu soruların cevaplarını verip bizleri aydınlatırsanız çok seviniriz: 1- Zehra Aylin devletin önem verdiği biri değilse neden Londra büyükelçimiz Türkiye dönüşünde ona trenle eşlik ediyor? 2- Yok eğer çok önemliyse ve kazayla öldüyse neden cenaze töreni düzenlenmiyor? 3- Fransızlar, Müslüman bir ülkenin mensubunun cenazesinde hangi bilgiye dayanarak kilisede tören düzenliyorlar? 4- Zehra Aylin'in, Amasya'da siyaset yapan akrabalarına, Atatürk'ün hissedarı olduğu için İşbankası'ndan bir ödeme yapıldı mı? http://www.ezberbozanbilgiler.com/bizim-tarih/item/135-atanin-manevi-kizi-zehra.html
06 Ağustos 2012 Pazartesi 01:43
Beğendim (2)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri