Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dilek SOYSAL

DERSİMİZ ATATÜRK-5- (NEDEN LAİKLİK)

18 Ağustos 2012 Cumartesi

NEYİZ, NE DEĞİLİZ !

Neyiz: Laikiz !...

Ne değiliz: Hurafeci ve şirk koşucu !...

Temel ilkelerimizden biridir laiklik, "devlet ve din işlerinin birbirine karıştırılmadan yürütülmesini" amaçlar...

Laik kavramı kişiye değil, devlete has bir terimdir, yani kişi laik olamaz, laik olan devlettir...

İslam dininin içinde de laiklik ilkesi bulunmakla beraber, temelde bunun şarta bağlanması, Cumhuriyetin kurulması ile gerçekleşmiştir...

İslamdaki laiklik ilkeleri ise,

           I. İslam dininin hoşgörü dini olması

          II. İslam dininde zorlama olmaması

         III. Herkesin inancına ve diğer din ve inanışlara saygılı olması.

Bu sayılan maddelerde dindeki zorlamaların olmadığını, devlet işlerinden ayrılması halinde kanunen zorlama ve ayrımcılığın kalkmasına, kişinin inancını ve dinini istediği şekilde adli bir dayatma olmadan insanların özgürce yaşamasını amaçlar...

Laiklik, şahıslarda devlet işlerinin yürütülmesi esnasında "Allah ile aldatmanın" ortadan kalkması ve "şirk koşmayı" kaldırmıştır...

Tekke ve zaviyelerin kapatılması da, İslam dinine alternatif inanç ve kişiselleştirmekten (şirk koşmaktan) uzak tutmak amaçlı uygulamaya konmuştur. Genel geçer dört mezhebin yanında, bugün bile birçok mezhebin çıkışı ve varlığı, iman ve inanç noktasında, özden uzaklaşma/farklılaşma anlamında pekala zihin bulanıklığına meydan vermektedir.

Bir devletin mahkemesi, dine dayalı bir şekilde karar verecek olsaydı, bugün İslam’ın tüm şartlarını yerine getirip ama kardeşinin toprak sınırını ihlal etmiş kişiyi haklı saymak zorunda kalırdı ki, bu ve benzeri örnekleri çok fazla yaşayacak olurduk...

Diğer önemli bir örnek ise siyaset yani politika yapmak ve politik davranmakla alakalıdır. Hepimizin bildiği gibi politika bol yalan ve gerçek dışı söylemlerle süslenip, insanlarımıza sunulmakta ve inanıp inanmamak ise bize bağlı bir durumdur. İşte bir anlamda laiklik, kullanılmaya müsait dini duygu ve ritüellerin kullanılmamasının önüne geçen ilke olarak hayatımızdaki yerini almıştır. Kısaca, dinimizi sömürülmekten kurtarmakla beraber, dinimizi özel kılmayı da amaçlayan bir ilkedir.

*

Bugün "laikliği dinsizlik" olarak nitelendirip, cahilane söylemlerle, etrafındaki insanlara da bunu aşılamaya çalışanlara, umarım ışık tutmuş oluruz...

*

Bu ilke, dindarlığın (takvanın) sadece Tanrı ile insan arasında bir değer ölçüsü olması gerektiğini bildirmektedir. Takvanın kimde olduğunu da sadece Allah bilir. O halde, en masum niyetlerle de olsa, dindarlığın "insanlar arası değer belirleyici" olarak öne çıkarılması demek, bir yerde toplumsal hoşgörü ve diyaloğun da bertaraf edilmesi olacaktır...

*

O halde şunu söylemek gerekir.

İnsan değil,devlet laiktir.

Bu ilke (laiklik) dinimizi korumanın ve özgürce yaşamanın en uygun biçimidir.

Laiklik asla dinsizlik değildir.

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6230 defa okunmuştur
ne istiyorlar sizden
ülger perse
Yazarım yazılarını yeni gördüm ve uzun sürede yazmamışsın bu köşede. . Lütfen yazmaya devam edin. sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
05 Ocak 2014 Pazar 20:26
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Hangi laiklik ?
aykut kahraman
Vatandaşının din eğitimine engel olan ve namaz kılan subayını ordudan atan laiklik mi ? Başörtüsünü inançlarından ötürü takan kız öğrencileri üniversite kapılarında kovan ve ağlatan bir laiklik mi ? Camileri satan,Kur'an kurslarını kapatan, İHL okullarına tırpan atan laiklik mi ? Hangi laiklik
25 Ağustos 2012 Cumartesi 15:04
Beğendim (2)Beğenmedim (2)
YORUMUN DEVAMI
İsabetli Tespit
Hakverdi Türkyılmaz
Fatih Bayatlı'nın yorumuna katılıyorum. Zübeyde Boysan konuyu bir yerinden tutmuş ama tam olarak kavrayamamış, dolayısıyla kavratamamış..Bugünkü rejimi sorunlu kılan sadece laiklik mi? Bugün olan bitenin 'tek sorumlusu' Atatürk mü? Türkiye'de ayrılıklar, ayrışmalar hangi tarihten itibaren körüklenir hale geldi? vb vb sorular cevap bekliyor.
22 Ağustos 2012 Çarşamba 02:12
Beğendim (1)Beğenmedim (2)
YORUMUN DEVAMI
Piroğlu Hüsniye, bu alınganlık niye?
Zübeyde Boysan
Ben yazara "HANIM KIZ BAK GİT" "git derken "burayı terket!" anlamında değil "yazarken analitik bir düşünce içinde ol! Salgaraya yazma." DEMEK İSTEDİM. Ama sen kim, benim yazdıklarımı anlamak kim... Yunusun dediği gibi, "Boz yapalak devlengice , emek virme irte gice"
21 Ağustos 2012 Salı 23:36
Beğendim (3)Beğenmedim (3)
YORUMUN DEVAMI
hah işte
can yüce
Dilek hocam (öğretmen olduğunuz için hocam dedim) önce tv deki programınız için tebrik ederim gençlere ve çocuklara yararlı bilgilerdi.sizin aydın görüşlülüğünüz ve bakış açınızın cevherini insanlara işlemeniz çok güç.Atatürke küfür etmenin sevap sayıldığı bu devirde Rabbim bu günahkarları korusun.İslamı gerçekten bilseler ölmüş ve bugün çok şeyler başarmış atalarının arkasından böyle şuursuzca konuşmazlar.kardeşim siz yazın yola devam kaleminizi kimse susturmasın ve gelecekte de önemli yerlerde göreceğimizden hiç kuşkum yok sizi.Allaha emanet olun iyi bayramlar.
21 Ağustos 2012 Salı 13:52
Beğendim (4)Beğenmedim (3)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri