Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dr.Mehmet BOZKURT

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN VE A. USTAOSMANOĞLU HOCA

15 Aralık 2010 Çarşamba

 Allah CC bazı hizmet ehli insanları  seçer ve onları insanların cemiyetin ihtiyaçlarını gidermekle görevlendirir. Bu günkü yazımda böyle müstesna iki mübarek  insandan bahsetmek istiyorum.

 2003 yılı Ramazanı öncesi Ramazan ayı öncesi yani  miladi olarak  Ekim ayının bir Pazar günü idi. Bir doktor arkadaşım merhum Necati Amcamız(Merhum Esad Coşan Hocamızın babaları) ile birlikte Arnavutköyde yeni yapılan bir camiye ziyarete gidileceğini söyledi ve beni de davet etti.  Arnavutköyde Taşoluk Mahallesinde gittiğimizde  tamamlanmak üzere devasa bir cami görünce hayretle bakakaldım. Süleymaniye kadar büyük bir cami. Oldukça büyük ve yüksek kubbeli bir cami. Geniş bir iç avlusu var. Eski selatin camileri aratmayacak tarzda büyük ve ferah bir şekilde yapılmış.  Kuran Kursu ve Öğrenci Yurdu Konferans Salonları v.s. Tam bir külliye. Yaptıran da  BayrampaşaYeşil Cami Kuran Kursundan tanıdığımız Muhterem  Abdullah Ustaosmanoğlu idi. Abdullah Hocamız  Çarşambada İsmailağa Cemaati Lideri Muhterem Alim Mahmud Ustaosmanoğlu ile de amcaoğlu olduğunu biliyoruz. Bu kadar büyük bir cami ve külliye inşaatını yaptırmak çok zor bir işti. Allah C.C. murad ederse muhakkak her şey mümkündür ona inanırız. Burada  önemli gördüğüm Allah CC bu hizmeti ona nasibetmiş. Devir AK Parti devri ve hükümette birinci yılı dolmuş ama inşaat daha önce başlamış. Ecevitin Başbakan olduğu üçlü koalisyon devri  ve Cumhurbaşkanı A.N.Sezerin olduğu dönem.  Siyasi engeller var yargı engeli var, Doğan Medyası zaten işi gücü dine ve dindarlara saldırmak. Özellikle İsmailağa Cemaati ile bu medyanın  devamlı uğraşıyor.  Bütün bu olumsuzluklara rağmen Cumhuriyet döneminin bu en büyük ve Süleymaniye ve Selimiyeden sonra üçüncü büyük caminin nasıl yapıldığını merak ederek sorduk. Güleryüzlü ve oldukça da alçak gönüllü birisi olan Abdullah Hoca Caminin önündeki bağış kabul edilir ilan tahtasını gösterdi. Bir gün Hakim ve Savcı gelmiş bu cami inşaatı için nereden para  buldun diye sorguya çekmişler. Bağış toplamak yasak kabul etmek serbest. O sırada iki kişi gelmiş camiye bağış yapmış.Hoca Cami işte bu bağışlarla yapılıyor demiş.  Hakim ve Savcı defterleri  kayıtları didik didik incelemişler aramışlar taramışlar usulsüz bir şey bulamamışlar ve  çekip gitmişler. İnşaatın temelinde tanımadığı

1.20101215230712.jpg

bir adam gelmiş burada ne yapılıyor diye sormuş. Cami yapılıyor deyince bunu büyük bir külliye yapın demiri benden demiş ve yanılmıyorsam 600 tonluk demir bağış sözü vermiş ve tırlarla söz verdiği demiri indirmiş.  Bunun üzerine projeyi büyütmüşler. Bu devasa manzaraya hakim her taraftan görülen şaheser bir cami ve külliye olarak  ortaya çıkmış.

2.20101215230737.jpg

Yazımın başlığına gelince Kanuni Sultan Süleyman ile Abdullah Hocayı neden birlikte yazdığıma gelince onu anlatayım. Bu eseri görünce aklıma hemen Süleymaniye Camii ile karşılaştırmak geldi. Kanuni kendisi Cihan Padişahı; her türlü imkanı var. Üstüne üstlük dünyanın gelmiş geçmiş en büyük mimarı Sinan bu eseri yapıyor. Mimar Sinanın bugün bile hala yaptığı işleri bugünün teknolojisi izah edemiyor ve akıl sır erdirilemiyor. Sinan’dan 500 yıl sonra böyle bir eseri bağışlarla hakime savcıya hesap vererek işi gücü dine ve dindara saldırmak olan bir medya ile mücadele ederek ve de siyasi destek olmadan yapmak herhalde imkansızı başarmaktır.

Bu nedenle o sünnet üzere ve beyaz sakallı mübarek hoca Abdullah Ustaosmanoğluna hayran olmamak ve gıpta etmemek mümkün değil. Ne mutlu

3.20101215230824.jpg

ki böyle bir eseri yapmayı Allah ona nasibetmiş. Cenabı Hak bizlere de hayırlı hizmetler nasibetsin.

 GÖNENLİ MEHMED EFENDİ

 Bu arada bağış para toplamakla ilgili geçen gün  Büyük Allah Dostu Gönenli Mehmed Efendi hakkında okuduğum iki anekdotu sizlerle paylaşmak istiyorum. Gönenli Mehmed Efendi Sultanahmet Camii imamıdır ve Kuran Kursu vardır. Hocaya muhtelif  şahıslardan paralar gelir ve Hoca da bu paraları ihtiyaç sahiplerine dağıtır. Bir gün Hocaefendiyi  Emniyete çağırırlar sorguya çekerler. Komiser ‘’Bu paraları nereden buluyorsun’’ diye sorar. Hoca ‘’Allah gönderiyor’’ der. Komiser inanmaz. Biraz sonra bir polis memuru Hocayı görünce ‘’ Hocam dışarı çıkıyorum. Dışarıda yapılacak bir işin var mı yapayım’’ der. Hoca da elini cebine atar ve cebinden 15 lira para çıkarır. Parayı polise uzatır ‘’Kuran Kursuna git orada Ali diye bir talebem var. Bugün o memleketine gidecek. Bu parayı ona ver. Otobüs bileti alsın kalan da yol harçlığı olsun ‘’ der. Polis parayı almaz ve ‘’Hocam bu para sizde kalsın ben o çocuğu otobüse bindirir ve işini hallederim’’ der. Hoca  bunun üzerine  Komisere döner ‘’Ben sana demedim mi? İşte parayı Allah gönderiyor’’ der.

Emniyet ve istihbarat buna rağmen gene Hocayı takibederler. Bir gün bir istihbarat görevlisi öğle namazından sonra Gönenli Mehmed Efendinin etrafına toplananlardan kimden para alıyor kime veriyor diye takibetmek için evinden çıkar. Çıkarken annesine Sultanahmede gideceğini söyler. Annesi telaşla oğluna biraz beklemesini söyler. Kadın çeyiz sandığında biriktirdiği paraları bir keseye koyup ‘’Oğlum bu keseyi götür Gönenli Mehmed Efendiye ver. Fakir fukara bu para ile sebeplensin ‘’ der. İstihbaratçı camiye gider ve namazdan sonra Hocaefendi güleryüzle ve sevimli bir ifade ile istibaratçıya ‘’Oğlum anneni de fişledin mi?’’ der.

 Kıymetli Okuyucu Dostlar  tabii burada bu müstesna hizmet eri insanların etrafında onlara hayır işinde  yardımcı olan pek çok isimsiz hizmet ehli hayırda koşan yarışan insan da var. Ayrıca onlara sevgi ve muhabbetle ve sevabını Allahtan umarak az veya çok demeden bağış yapan aziz milletimizin bizatihi kendisi var. Cenabı Hak dinini hem bu örnek insanlarla ihya ediyor hem milletimizi bu hayırlara destek verdiriyor.  Allah bizleri onlar gibi halis ve hizmet ehli eylesin. Amin      

4.20101215230922.jpg5.20101215230940.jpg

 

Taşoluk Camiinden muhtelif görüntüler.

 

 

 

Resimler internetten wow.Turkey.com sitesinden alınmıştır.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 10218 defa okunmuştur
Dava adamları
Muhammed Baran
Dava adamları ve hak yolun yolcularının ders alınması gereken başka bir mücadelesiydi okuduklarım. Emeğinize elinize sağlık hocam..
17 Aralık 2010 Cuma 11:23
Beğendim (2)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri