Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dr.Mehmet BOZKURT

ÖRNEK İNSANLAR (3)

26 Nisan 2011 Salı

ÖRNEK İNSANLAR (3)

 

Kıymetli okuyucularım günümüzde aşınan değerlerimizi yeniden kazanmak hasletlerimizi bizi biz yapan özelliklerimizi tekrar ortaya çıkarmak için biliyorsunuz yaşayan örnekler misaller vermeye çalışıyorum. Umarım hikayelerini yazdığım bu isimlerden alınacak dersler  ve örnekler bulursunuz. Yardımlaşma dindarlık ve takva; çalışkanlık dürüstlük ve doğruluk diğergamlık ve fedakarlık ve  en önemlilerinden biri de Allaha tevekkül gibi hasletler insanımızda olması gereken özelliklerdir. Bu yazı dizisinde başta da yazdığım gibi bu  değerli insanların ın müşterek bir özelliği Mehmed Zahid Hocamız ve Esad Coşan Hocamıza gönül bağı olmalarıydı. Bu gönül bağı dolayısiyle bu Hocalarımızın manevi yardımlarına (himmetine) mazhar olmuşlar ve  bu himmet onların hayatına yön vermiş, hayatlarını verimli ve bereketli semereli kılmıştır.

 

Bugün de size yine ismini vermeyeceğim bir doktor arkadaşımdan bahsedeceğim. Bu arkadaşım uzmanlık sınavına iki defa girmek zorunda kaldı. Çünkü ilk sınavda kendine soru soran hocasının hatasını kabul etmediği için jüri üyesi olan hocası  onu sınavda bıraktı. Üniversitede akademisyen olarak görev yaparken uzmanlığının üçüncü yılında doçentlik sınavına girmeye karar verir. Akademisyenler bilir doçentliğe girmek için yazılı bir kural değil ama  5 sene dolmadan doçentlik sınavına almazlar. Çok da kolay sınavdan döndürürler. Bu arkadaşım 3 yıllık uzman iken doçentlik sınavına başvurdu.  O arada sadece yurt  dışı yabancı dergilerde yayınlanmış yazıları yanlış hatırlamıyorsam 60 dan fazla idi. Branşında bölgede tek olduğu için hastası da yoğundu. Burada bu arkadaşımın çalışkanlığını ve disiplinli çalışmasını ve tevekkülünü ve daha önemlisi başta da yazdığım gibi Esad Coşan Hocamızın  manevi yardımını anlatmak onu vurgulamak istiyorum.

 Bu arkadaşım doçentlik için müracaatını yaptı ve jürisi belli oldu. O arada Ankaradan misafir olarak onun branşında bir profesör geldi. Solcu olan bu hoca arkadaşa senin için kulis yapalım diye teklifte bulundu. Arkadaşım teşekkür edip  gerekmez dedi. Jürisinde Kayseri Erciyes Üniversitesinden  hakkında aşırı solcu olarak bilgi alınan bir hoca vardı. O garanti olumsuz olur diyorlardı. İstanbuldan da meşhur solcu bir hoca vardı. Jüride arkadaşımız destekleyecek  bir üye yoktu.   Uzatmayalım sınav günü geldi çattı. Fakat sınava kadar bir gün bile sınava ayrıca hazırlanmak için izin almadı. Normalde bir çok aday izin alır rutin işlerden uzak durur ve bütün gücü ile sınava hazırlanırdı. YÖK tarafından  adayların yayınları birer klasör içinde jüri üyelerine gönderilir. Onlar da  sınava kadar adayın dosyasını inceler ve sınav günü jüri bir araya gelir; adayın yayınlarının bulunduğu dosyayı kabul ederse sözlü sınava geçilir. Kabul edilmezse jüri başkanı dosyanın kabul edilmediğini adaya sözlü olarak söyler.  Sınav günü Jüri başkanı olan Hoca arkadaşımızın dindarlığını konu ederek ‘’Ne o molla kıyafeti gibi giyinmişsin ‘’diye bir laf atar moral bozar(bunu bana Cerrahpaşa’dan bir profesör arkadaşım aktarmıştı). Sözlü sınavı yaparlar ve o moral bozan Hoca ‘’Ben 30 senedir böyle bir sınav dosyası görmedim. Fevkalade bir çalışma yapmışsın tebrik ederim’’ der. Diğer hakkında  aşırı solcu diye bilgi alınan hoca da ‘’Teşekkür ederim. Dosyan çok güzel olmuş’’ der. Yanılmıyorsam bu arkadaş ya kendi branşında veya genel olarak en genç doçent olan akademisyen dediler.

Daha sonra branşının bir alanı ile güzel bir dergi çıkardı. Bu dergiyi eline alan rektör (meşhur bir isim) YÖK te ‘’Bakın benim üniversitemde böyle uluslar arası bir dergi yayınlanıyor’’ diyerek hava atmıştı.

Bu arkadaş doçent olduktan sonra 11 Eylülün hemen arkasından yanılmıyorsam  1 seneliğine yurt dışına gitti. Orada yanında çalıştığı oldukça yaşlı ve bayan Hocaya Kuranı Kerim hediye eder. O Hoca da derki Ben normalde bunu okumam ama senin için okuyacağım der. Amerikada bulunduğu sırada oradaki arkadaşlar  bir aile eğitim kampı düzenlerler. O kampta zikir meclisi bekler ama gerçekleşmez ve hayal kırıklığına uğrar.  O hayal kırıklığı içinde arabası ile kampın bulunduğu şehirden oturduğu şehre dönerken yolda namaz  kılmak için bir camide mola verirler.  Namazı kıldıktan sonra bakar ki bir grup halka olmuş bekliyorlar. Ne bekliyorsunuz diye sorar. Zikir yapacağız iki kişi daha bekliyoruz der. Arkadaşım (yanındaki ile birlikte) iki kişi olarak halkayı tamamlarlar.  Grubun başı kendilerini Süleyman Efendinin Talebeleri olarak tanıtır. Zikirin bitiminde dua edeceği sırada arkadaşım merakla nasıl dua edecek diye bekler. Dua eden  zat arkadaşımı daha tanımadan kim olduğunu bilmeden önce Esad Coşan Hoca Efendinin sonra Süleyman Efendinin ismini zikrederek duayı bitirir. Böylece o hayal kırıklığı güzel bir tevafuk ve manevi bir lutufla geçer. Yani arkadaşım gönlü Merhum  Esad Coşan Hocamıza tam bağlı onu çok seven biri olduğu için böyle hoş bir sürprizle karşılaşır.     

   

  Kıymetli okuyucular böyle örnek insanlar Allaha çok şükür az değil. Bu örnekleri yetiştiren Allahın Mürşidi Kamil kullarıdır ki onların manevi yardımına mazhar olan ve topluma hizmet eden çok insan var. Biz de bu müstesna insanlar gibi ahlak ve karakterimizle gayret ve çalışmamızla bulunduğumuz topluma hizmet etmeliyiz. Yeni örnek insanlar yetiştirmeliyiz.

 

Bu yazıyı bitirirken şunu da vurgulamak istiyorum. Cenabı Hakkın rahmeti lutfu bereketi  veya onun gören gözü tutan eli yürüyen ayağı olurum dediği veli kullarının himmetleri yağmur gibidir. Heryere iner herkese ulaşır.  Yağmur toprağa indiği zaman yemyeşil bitkiler rengarenk çiçekler ortaya çıkar. Yükseklere tepelere kayalara yağdığı zaman orada ot bitmez, bir şey çıkmaz. İnsanlar da Allahın rahmeti ve velilerin manevi yardım ve himmetine karşı, yağmuru gören toprak gibi olursa nice hayır ve güzellikler ve fevkalade haller ortaya çıkar.  Sert kaya ve yüksek tepe gibi olursa hiçbirşey çıkmaz. Ayrıca yağmur yağarken tasınızı kovanızı doğru düzgün tutarsanız onu doldurursunuz, yok ters veya devrik tutarsanız tasınız veya kovanızda bir damla rahmet yağmuru olmayacaktır. Kovayı doldurup da devirirseniz o zaman da yazık olur.

Allaha emanet olun değerli okuyucular.

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6262 defa okunmuştur
güneş
ahmet
mehmet abi, yazınız için çok teşekkürler. güzel insanların güzel hayatları bizlerin hayatlarına inşallah numune i imtisal olur. vesselam
27 Nisan 2011 Çarşamba 14:08
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
S.A.
Yeğen
Kaleminize sağlık. Saygılar, sevgiler.
27 Nisan 2011 Çarşamba 09:22
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
teşekkür
Emine Emine
Allah razı olsun hocam yazınızdan güç aldım. tutulan yol doğruysa er geç hedefe varılıyor yeterki dosdoğru yürümesini bilelim
26 Nisan 2011 Salı 12:56
Beğendim (4)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri