Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ebubekir TUNCER

Amerikalı Olmak ………..Yada Hiçbiri.

27 Nisan 2010 Salı

      Amerikalı  olmak,   Amerikada  olmak,  Amerikancı  olmak  yada  hiçbiri.  Malesef iki  alternatif  sunmakta  yeni  dünya düzeni.  Kendisinden  olmayanı  da  düşman  olarak  görmekte.  Amerikalı  olmak  öyle  basit  bir  tanım değil. Amerikan  kültürü  dünyayı  öyle  bir  sarmış  ki  her  alanımızı  kaplamış.  Hemen  hemen  tüm  dünya  milletleri  de  bundan  nasibini  almış  durumda.  Dilinden,  müziğinden,  giyiminden,  ticaretinden,  yemek tarzından  ve  daha  burda  zikretmediğim  bir çok  alanda  etkilenmiş  durumdayız.  Ne  gariptir  ki  Amerikaya  gelmeden,  burda  yaşamadan  kendince  bu  dönüşümü  yaşayanlar  da  var.  Kendi  kültürünü  acımasızca  hiç  edenlere,  kıraldan  çok  kıralcı  olanlara da  Amerikancı  diyorum.  Onlar  sadece güçlüden  yanadırlar  çünkü.  Modası  ve  gücü  geçtiğinde  kendilerine  başka  dayanak  bulurlar.

 

      Her  türlü  milleti  ve  kültürü  kendi  bünyesinde  barındırırken  aynı  zamanda da  dünyayı  dönüştüren  Amerika  trajik  bir  sona  doğru  ilerlemekte.  Amerikada  doğmayan  Amerikalılar  ve de Amerikancılar  da Amerikaya  en  büyük  zararı  vermekte  bence. Tıpkı  güçlünün  yanındaki dalkavuk  ve parazit  gibi.  Hiçbiri  seçeneğini  tehlike olarak  görmesi  sonun  başlangıcı  aslında.  Çünkü  Amerikalı  ve  Amerikancı  olmayandan  müsbet  faydayı  sağlamayarak  kendisini  üstün  kültür  görmeye  başladığı  an kaybetmeye  başladığı  andır.  Oysa  dünyanın  her  yerinden  gelen  göçmenlerin  katkılarıyla  her  türlü  zenginliğe  ulaşmıştı.

 

      Bu  bağlamda  biz  Türklerin  durumu  da  ilginç.   Çünkü  biz  başta  batılı olarak geliyoruz  buraya.  Yani  başta Amerikalı olarak  geldiğimizde  neyi  başarabiliriz  ki?  Benzeri  durum  Avrupadaki   insanımızda da  sözkonusu. Yoksa  altı  milyon  civarındaki  Müslüman  Türkün  Avrupaya  etkisi  bu  mu olurdu?  Hatta  bize  nekadar  batılı  olduğumuzu  söylediklerinde  ne  çok  seviniyoruz  değil  mi?  Kültürel açıdan  ezik  ve   dinsel  açıdan  da  mahçup  olduğumuzda  neyi  değiştirebiliriz?  Oysa  batının geldiği  bu  son  noktada  değişimden  başka  çaresi  yok.  Hem  de  O  hiç  düşünmediği  hiçbiri  seçeneği. Yüce  Kuranda  buyurulduğu  gibi  “İnanıyorsanız  üstünsünüz”.  O  zaman  gücümüzün  ve  üstünlüğümüzün  farkına  varalım  ve  gereğini  yapalım.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4628 defa okunmuştur
salvadorsansaro@yahoo.com
salvador sansaro
Onceki senelerde sizinle yaptigimiz bir konusmada. Amerikanin Osmanli gibi cokmesinin uzun olmayacagini hatta cok kisa bir zaman da cokusu yasayacagini soylemistiniz. Yazida "Amerika trajik bir sona doğru ilerlemekte" deyince aklima geldi. Bu konudaki dusunceniz hala ayni mi??
12 Mayıs 2010 Çarşamba 18:43
Beğendim (0)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
Kendini Bilen Rabbini Bilir
Orhan Pekçetin
Kendini tanıyan RAbbini tanır ve bilir.. Dolayısıyla Rabbini bilen de Amerikada olmuş, Avrupada olmuş hiç fark etmez. Çünkü yazının sonunda da aktarıldığı gibi "İnanıyorsanız Üstünsünüz". "Kalpler Ancak Allah'ı Anmakla Tatmin Olur"; Batı akla hayale gelebilecek tüm rezilliği yaşadı ve hiçbiri onu tatmin etmedi. Şimdi mutmain bir kalp arıyor aslında...Amerika'yı öcü göstermenin, atıp tutmanın lüzumu yok. Biz İstanbul Fatih'te yaşıyoruz ama zaman zaman kendimi filmlerde gördüğümüz Amerikan Cadde ve sokaklarında hissedebiliyoruz. Bunu nasıl açıklamak gerek aceb? ...
28 Nisan 2010 Çarşamba 16:57
Beğendim (0)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri