“Ergenekon'un Avukatı”ndan Kirli Propaganda

Deniz Baykal, Ergenekon soruşturması kapsamındaki son gözaltılara tepki göstermiş…

Göstermeseydi, şaşardım.

“Ergenekon'un Avukatı” olduğunu cümle aleme ilan etmiş, darbeci örgütü savunmakla övünen bir siyasi liderden söz ediyoruz.

CHP lideri, Ergenekon Operasyonu hakkında kamuoyunu yanıltabilmek için adeta çırpınıyor.

Mesela, son operasyonlar için “28 Şubat'ın intikamı” diyor:

“AKP, 28 Şubat sürecinde Erbakan iktidarını görevden uzaklaştırmakta katkısı olanlardan intikam alıyor”muş!

Oysa, Ergenekon Operasyonu'nun arkasında AKP hükümeti yok.

Ya? Belli başlı devlet kurumlarının iradesi var:

Baykal, bu gerçeği gayet iyi biliyor; ancak hadiseyi hükümetin operasyonuymuş gibi gösterip siyasi kutuplaşmayı iyice artırmak, neticede bu cepheleşmeyi oya dönüştürebilmek amacıyla böyle konuşuyor.

*

Deniz Bey, 28 Şubat'ın önde gelen destekçilerindendi.

28 Şubat süreci, on yıldır çok fazla tartışıldı ancak o hayli karanlık dönemin “kirli çamaşırları” hâlâ daha ortaya çıkarılmış değil.

Ekim'deki Ergenekon davasıyla başlayacak süreçte pekala 28 Şubat'ın karanlık dehlizlerine de ulaşılabilir.

Türkiye, Ergenekon soruşturmasıyla bu tarihi şansı yakalamış bulunuyor.

28 Şubat'ın “aslında en kirli darbe” olduğu gerçeği günışığına çıkarıldığı vakit, Baykal Ergenekon'un avukatlığını yapmaya devam edecek mi? 28 Şubat'ın gizli mimarlarını savunmayı sürdürecek mi?

*

“Ergenekon, AKP hükümetinin muhaliflerini susturma operasyonudur” biçimindeki yorumlar “kirli propaganda”dır.

Bu tür açıklamalar, “darbeci örgütlenmelerin hasıraltı edilmesi” amacına hizmet ediyor.

CHP lideri, peş peşe gelen Ergenekon operasyonlarını “AKP'nin son günlerdeki yolsuzluk iddialarından rahatsızlık duyduğu ve bu nedenle gündemi değiştirme çabası içinde olduğu” iddiasıyla da izah etmeye çalışıyor.

Ergenekon'un şok dalga operasyonları, Deniz Feneri gündeminden çok daha önce vardı ve devam ediyordu:

Ne yani, gündemde Deniz Feneri var diye, Ergenekon'un üzerine gidilmeyecek, ara mı verilecekti?

Dahası, Erdoğan Aydın Doğan'la “savaşa girerek” aslında Ergenekon gündeminin geri planda kalmasına yardımcı oldu!

Sadece sözünü ettiğim bu husus dahi, Baykal'ın gözbağcı tezini çöpe göndermeye yeter.

*

“AKP'ye 14 Mart'ta kapatma davası açılmasının aslında Ergenekon'un üzerine gidilmesine bir karşılık olduğunu” unutmayalım, bu arada…

Ayrıca, “AKP, Ergenekon'u kapatma davasında koz olarak kullanıyor” kirli propagandasını da hatırlayalım:

Bu bağlamda bir de “Kapatma çıkmazsa Ergenekon rafa kaldırılır!” iddiası vardı.

Ne oldu? Hepsi çöpe gidiverdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar