Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Esra GÜNDÜZ

Yarın çok geç olmasın..

25 Haziran 2009 Perşembe

Çevremde benimle aynı kaderi paylaşan arkadaşlarımla konuşuyorum. Meğer ne kadar da çokmuşuz. Benim gibi yetimler kulübü üyesi olan arkadaşlarımın hikayelerini tek tek dinliyorum. Biri ilkokula giderken babasını trafik kazasından kaybetmiş. Bir gün evden çıkmış babası bir daha da geri dönmemiş. Birinin babası hiçbir hastalığı yokken kalp krizi geçirmiş. Ne olduğunu anlayamamışlar. Bir diğerinin babası benimle benzer olaylar yaşamış. Hastalıkla boğuşup aylarca hastanelerde yatmış. Ağır ameliyatlar geçirmiş babası. 

 

Birini anlamak için dinlemenin asla yeterli olmadığını bir de yaşayarak öğreniyorum. Aynı yollardan onlar da geçmişler, ben yolun başındaymışım henüz. Teselli cümlelerini en çok onlardan duyunca etkileniyorum. Beni gerçekten anlıyorlar..

 

Geçen hafta babalar günü tüm hareketliliğiyle kutlandı. Tüm televizyon kanallarında, radyo yayınlarında, gazetelerde, afişlerde,  her yerde babalar gününde ne alınabileceğine dair reklamlar vardı. Ben de her seferinde kanalı değiştirdim. Okumamaya çalıştım ayrıntıları..Yaram acımasın diye görmezden geldim. Gözlerim doldu kimseye belli etmek istemesem de.

 

Babalar günü her ne kadar popüler kültüre hizmet eden bir etkinlik olsa da yine de içim acıdı. Aslında içinde baba kelimesi geçen her cümle beni etkiliyor Ben özel günlerin insanlar için önemli olduğuna inanıyorum.. Her ne kadar kapitalizmi destekleyici bir unsur olsalar da.   Sevgiyi göstermek için ufak bir neden daha..

 

İnsan, fıtratı gereği kaybedince fark eder. Yokluğunda kıymet bilir. Babamı o kadar çok özlüyorum ki. Zamanı geri alabilmeyi ne kadar da çok isterdim. Hiç hoşlanmadığım halde keşkelerle başlayan cümleler kuruyorum. Keşke babamla daha çok nitelikli zaman geçirseydim. Keşke onu ne kadar çok sevdiğimi daha çok hissettirseydim. Keşke daha çok zamanımız olsaydı...keşke.. keşke.. İrademin sınırlı olduğunu biliyorum. Ne yapsam da değiştiremem kaderi.. Sabretmeye, güçlü olmaya çalışıyorum..İnancım beni güçlü kılıyor..

 

Resimlere hâlâ bakamıyorum. Yanımdan ayırmasam da resimleri bakınca göz yaşlarıma hakim olamıyorum. Hele mezarına gidince kendimi kaybediyorum. En çok da yapamadıklarını düşününce canım yanıyor. Ertelenen, yarına kalanlara. Her hali gözümün önünden gitmiyor. Sesini duyuyorum. Oturduğu koltuk boş duruyor. Hissettiğim özlem duygusu o kadar yoğun ki tarifi imkansız. Meğer ben babamı ne kadar çok severmişim de haberim yokmuş..

 

Herkes babasını sever.(Tabi ki bu baba-kız ilişkisi kişiden kişiye değişim gösterebilir.) Sanki babalar hep çocuklarının yanında, yakının da olurlarmış gibi gelir. Her zaman sırtını dayayacağın bir duvar bir yerlerde seni beklermiş gibi. Her zorda kaldığında arayacağın, bir telefon kadar yakın canından bir can hep varmış gibi.. Sonsuza kadar olacakmış gibi..

 

Hayatımda kocaman bir boşluk duygusu var. Bu boşluğu ne zaman nasıl doldururum bilemiyorum. Hayatım boyunca hep bir şeyler eksik, yarım kalacak biliyorum.. Güçlü olmak için elimden geleni yapsam da hala kendime gelemedim.

 

Hayattayken onu çok fazla üzmediğimi biliyorum. Bana her zaman dua ederdi. Kalbini kırmamak için elimden geleni yapardım  Yine de her şeye rağmen babamın yokluğunu çok derinden hissediyorum. Ona verebileceğim en güzel hediye arkasından dua etmek olabilir.. Babama layık bir evlat olarak hayatımın geri kalanını sürdürmek.. 

 

Babası hayatta olan herkese sesleniyorum.. Babanızla daha çok zaman geçirin. Yaşınız kaç olursa olsun gönlünü alın. Onu çok sevdiğinizi sonuna kadar gösterin. Ne kadar ciddi, mesafeli de olsalar babalar da çocuklarını çok severler. Sevgi sadece bilinen değil, gözle görünen elle tutulan bir şeydir. Hayat bir kere ve bazı şeyler ıskalanmaya gelmiyor.

 

Babanızın kıymetini bilin..Yarın çok geç olmasın..

 

Esra GÜNDÜZ

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4554 defa okunmuştur
Babalar ve Kızları
Nur*hikaye*
Babamla ve ben resmiyiz,bu bizim aile içi eğitimimizden kaynaklanıyor.Ama benim için o her zaman dağ gibi sırtımı dayadığım ve gözümü kapayıp güvendiğim iki insandan biridir.Babamla ilişkimizi gören bir arkadaşımın lafını hatırladım şimdi.Ben baba dayağı hiç yemedim inş kimsede yemez."Baba dayağı yiyen"bir kıza herkes dayak atar ve eziyet eder bir baba bukadar önderdir demişti.BABACIM İYİKİ BENİM BABAM OLDUN. allah sizin babanızada gani gani r
03 Temmuz 2009 Cuma 17:53
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Teşekkürler
Tuğba Çağlar
Esracım yazını çok beğendim. Bu yeteneğini kullanmayı devam ettirmeni diliyorum. Elimizdeki nimetlerden birinin şükrünü eda edebilmemiz için vesile olduğun için ALLAH senden ve ailenden razı olur inş.
29 Haziran 2009 Pazartesi 11:35
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Tekrar Hoşgeldiniz
Erhan Çiftçi
Esra Hanım, Hoşgeldiniz yeniden. Yazılarınızı özlemiştik
28 Haziran 2009 Pazar 06:36
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri