Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatih AYDIN

OMUZU KALABALIKLAR

24 Haziran 2011 Cuma

Milliyetçi Hareket Partisi’nin kaset skandalları Türkiye’nin birkaç haftasının ana gündemi oldu. Kimileri kasetleri çekenleri ön planda tutarken kimileri görüntülerin faillerinin ahlâkını sorguladı. Toz duman içinde kalan kaset –zede- siyasiler, can havli ile görüntülerde yer alan kadınların ‘’imam nikahlı eşleri’’ olduklarını açıklamaya çalıştı.

Bu olaylar gündeme gelmişken fırsat düşkünü ‘’bir kısım basın’’ başka bir bomba patlattı. Çok eşlilik yasal olsun! Bir anda Türkiye’nin ‘’saman alevi’’ gündemlerine bir başlık daha eklendi.

www.habername.com sitesinde aynı sütunları paylaştığımız Sibel Üresin’e dayandırılan ve ‘’kahpe pehlivan arkadan dolanır’’ mantığı ile muhafazakâr insanlara saldırılan bir durum ortaya çıktı. Çok eşliliği savunan kişinin başında örtü olması azgın gürûhun savaş tam tamları çalması için yeterliydi. Sanki, ‘’Mal Bulmuş Mağribi Gibi’’ deyimi bu olay için söylenmişti.

Toz duman içinde başka bir olay yansıdı satır aralarına… Yukarıda sözünü ettiğimiz yazılı ve görüntülü medya -ne  hikmetse- bu olayın üzerinde pek durmadı… 03 Haziran 2011 tarihinde ajanslara düşen habere göre, MHP’yi sarsan kasetlerin gizli çekimlerini üst rütbeli subaylar yaptırmıştı. Haber özetle şöyleydi:

‘’…………..M.T., eski …………………………… Başkanı E.K. ile 3 Mayıs 2011'de yaptığı görüşmede, "Omuzu kalabalıklar gelmiş partiye, genel başkana liste vermişler, bu şekilde olacak listeler diye. Genel başkan da demiş ki kıyamet kopsa ben bu listeyi yazmayacağım demiş tamam mı? Sonra da olan bu işte." diyor. ‘’

Bu olayla ilgili 17 kişinin göz altına alındığı yazıyordu haberin devamında…

Başta ‘’mağdur (!)’’ durumundaki MHP olmak üzere, bir kısım çevreler bu durumdan iktidar partisinin sorumlu olduğunu yüksek sesle dillendirdi. Hatta bu konuda bir takım kitleler, ‘’MHP barajın altında kalacak’’ şayiası nedeni ile elbirliği yaptı ve ‘’mağduru (!)’’ barajın üstünde tutmaya çalıştı.

Doğrudur, memleketimiz bir tele kulak zincirinden geçmiştir. Yasa dışı dinleme yapmak, habersiz görüntüler çekmek yetkili yetkisiz bir sürü kişinin yediği en iğrenç haltlardandır. Bunlar elbette ki özel yaşamın ihlal edilmesidir, insan hak ve hürriyetlerine tecavüzdür. Doğrudur!

Ayrıca bu sıkıntı sadece günümüze ait değildir. Özellikle 90’lı yılların sonlarına doğru muhafazakâr kesimi baskı altında tutmak için yasa dışı dinlemeler had safhaya ulaşmıştır. Halen tutuklu bulunan meşhur Emniyet Müdürlerinin, ülkemizin ‘’temiz eller operasyonu’’ sayılabilecek kapsamlı birkaç davanın ‘’omuzları kalabalık sanıklarının’’ yetkisiz ve izinsiz dinlemeleri bunların en somut örnekleridir.

Kısacası bu memleketin her evladı yasa dışı dinlemelerden, fişlemelerden, psikolojik baskılardan, ikna odalarından, darbeci zihniyetlerden tarifi imkansız eziyetler görmüştür. Üstelik bu eziyetler konjonktüre göre her görüşe mensup vatandaşımızın canını yakmıştır. Toplumun canlı bir organizma olduğunu göz ardı eden ve ‘’bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyenler’’ başka bir zaman diliminde ‘’bumerangın’’ hedefi olmuştur.

Peki, yorganı çaldıran Nasreddin Hoca sormaz mı ‘’hırsızın hiç suçu yok mu’ diye?

Gizli çekimi yapan suçlu da, gizli çekime malzeme olan suçlu değil mi?

‘’Viyana kuşatması komutanı edası ile’’kürsülerde boy gösterenlerin, bu edalarına sebep peşinden gelen kitlelere yaptıkları haksızlık değil midir?

Makamına üşüşen bataklık sineklerini etrafında topla, kadınlarla uygunsuz vaziyetler sergile, ‘’iki nur sahibi iltifatının mazharı’’ İslam halifesine ve bağlı bulunduğun partiye salvolar yap, sonra da beni neden ifşa ettiniz diye feryat figan çığırtkanlık yap! Oh ne ala, memleket!

Yakalanınca da ‘’imam nikahlı eşim’’ de!

O zaman demezler mi adama, ''oldu canım, birde düğün töreni düzenleseydiniz!''

Bu saatten sonra size düşen başınızı önünüze eğmek ve bol bol dua etmektir.

Gerisi laf-ı güzâftır.

Omuzu kalabalıklara gelince…

Herkes bir gün müstehâkını bulacaktır.

Vesselam!

Tekrar buluşuncaya kadar, yüzünüzden tebessüm, yüreğinizden sevgi eksik olmasın efendim.

Hoşça bakın zatınıza…

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2152 defa okunmuştur
Gerisi laf-ı güzâftır.
Buket ERMİŞ
Herşey net ve ortada daha ne denebilir ki! Belki Şu \"Gerisi laf-ı güzâftır.\" Emeğinize sağlık Sn.Fatih AYDIN.
27 Haziran 2011 Pazartesi 08:47
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri