Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatih KAPLANDERE

KÖMÜRDEN HAYATLAR

17.05.2014 11:12

KÖMÜRDEN HAYATLAR

Türkiye Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi"ni 19 yıldır imzalamadı. Sözleşme hükümete ve işverene önemli sorumluluklar yüklüyor.

Mecliste verilen soru önergesine bakan faruk çelikin verdiği cevap şöyle;

“176 sayılı ILO sözleşmesi Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği ve Sondajla Maden Çıkarılan İşletmelerde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği incelendiğinde bahse konu sözleşme ile paralellik arz ettiği hatta çok daha kapsamlı hükümler içerdiği görülmektedir.”

SÖZLEŞMEDE NELER VAR?

* Sözleşmeyle işverenler kazaları önlemek için her türlü önlemi alma, işçileri bilgilendirme ve eğitme yükümlülüğü altında.

* İşverenler riski kaynağında bertaraf etmek, güvenli çalışma sistemleri tasarlamak, kaza riskleriyle ilgili işçileri bilgilendirmek ve kaza olduğunda gerekli tıbbi yardıma ulaşmalarını sağlamak zorunda.

* İşverenler sözleşmeyle kaza sonrasındaki sağlık ve kurtarma etkinliklerinin kalitesinden de sorumlu hala getiriliyor.

* Sözleşme, hükümetlereyse teknik kılavuzların hazırlanması, denetimlerin düzenlenmesi, denetimlere ilişkin gerekli yasal düzenlemelerin sağlaması ve kazaların etkili soruşturulması gibi yükümlülükler getiriyor.

* İşçilerin ve temsilcilerininse kazaları, riskli durumları bildirmek, güvenlik ve sağlıklarına ilişkin koşullara dair bilgi edinmek, güvenlik ve sağlık önlemlerinin karar süreçlerine katılmak gibi hakları ve yükümlülükleri var.

SÖZLEŞMEYİ İMZALAYAN ÜLKELER ŞUNLAR:

Arnavutluk, Ermenistan, Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Botsvana, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Almanya, İrlanda, Lübnan, Lüksemburg, Norveç, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz, Slovakya, Güney Afrika, İspanya, İsveç, Ukrayna, ABD, Zambiya, Zimbabve (EA)

Böyle bir giriş biraz ağır gelebilir ancak ön bilgi olması hem devletin hem de işletmelerin nelerle karşı karşıya oldukları açısından önemli bilgiler içermektedir.

NEDEN SOMA ?

Neden soma ve neden maden kazası! ?

Neden soner yalçın maden örneği vererek başbakanı tehdit etti?

Neden bugün gazetesi başbakanın 2011 de çekilmiş marketteki fotoğrafını kullandılar?

Neden koç grubuyla bağlantılı bir kişinin işlettiği bir yer?

Neden hükümetin taşeron olarak kullandığı bir işletme?

Neden cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi bu olaylar oluyor?

Tabi akla bin türlü hikâye ve bir o kadar da soru gelmekte. Ancak şu bir gerçek ki biz hala medeni bir toplum olabilme düzeyine erişmiş değiliz. Şu bir gerçek ki bir o kadar yüzyıl geçse de olabileceğimizi göstermiyor.

Medya da gezen bir ton spekülasyonlar da cabası tabi.

Kimi hala içerde dörtyüzelli kişi var. Maden bunların üzerine mezar olarak kapatılıyor haberleri yapıyor.

Bazı haberlerde de; maden de üç ay öncesinden meydana gelen bir galeride ki patlama ve arkasından çıkan yangından dolayı o galeri betonlanarak kapatılıyor. Ancak orada ki yangın devam ediyor. Patlama ilk orda oluyor ve diğer yerlere dağılıyor. Trafoya ulaşarak trafoyu patlatıyor. Yangın bu şekilde diğer galerilerde sıçrıyor, haberi yapıyor.

Bir müddet önce twitter da dolaşan bir tweet tede egede yangınlı bir deprem den bahsediyor. CHP’nin verdiği soru önergesi cabası.

Birde sanki planlanmış bir olay gibi olaydan iki saat sonra pankart ve dövizlerle protesto gösterilerinin olması bir kurgu varmış gibi durmasını sağlıyor.

Ancak ne olursa olsun orada sönen hayatları geri getirecek, maden de yitirilen kişilerin ailelerin ocaklarına düşmüş ateşi söndürecek hiçbir şey yok.

Kim veya neresi ne yaptıysa yaptığı yanına kar kalmayacak.

Bu hükümetin ihmali ise hükümetten, hükümeti düşürmek için yapılmış bir sabotaj ise yapanlardan burada veya buranın sağlaması olan yerde öyle veya bu şekilde hesabı sorulacak.

Belki birçok soru askıda kalacak cevap alınamayacak ve o işletme aynı şekilde kömür üretmeye devam edecek.

Medya da yapılan tüm haber ve yorumlar tamamen hükümete yönelik haberler, madeni işleten şirketle alakalı hiçbir haber ve yorumun olmaması veya cılız kalması bu olayın kurgu olması ihtimalini bir o kadar arttırıyor.

Eğer bu sabotaj ise daha kötüleri sırada bekliyor demek ki. Bu adamların gözü dönmüş ise yapabileceklerinin sınırının olmadığı anlaşılıyor.

İnsan hayatı bunlar için çabuk harcanan bozuk para gibi.

İki seçim öncesi hükümetin çok dikkatli olması gerekiyor.

Bizden söylemesi.

Vesselam. Kalın sağlıcakla…

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3416 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri