Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatih KAPLANDERE

YENİ KUDÜS: AMERİKA

14 Nisan 2014 Pazartesi

Tüm dünyada küresel dünya düzeni ve su savaşlarının aşamasına geliyoruz.  Amerika dünyanın yeni Kudüs’ü haline sokulmak isteniyor.  İnsanoğlu, Hristiyanlığın Mesih inancı üzerine kurulan yenidünya düzenine hazırlanmak isteniyor.

Dünyayı yöneten sekiz on aile, Taşeron olarak kullandığı bir Amerika devleti ve Büyük Britanya İmparatorluğu’nun içine çöreklenmiş, parayı yöneten bir yapının oluşturmak istediği bir düzenle karşı karşıyadır şu anda insanoğlu.

Bu düzenin amacı Tanrıyı kıyamete zorlamaktı tutmayınca, tanrıdan önce kıyameti getirmek olduğu söyleniyor.

Bu düzen tüm dünyada ki insanları ilaçlarla kontrol etmeyi amaçlıyor. Nano teknoloji ile insanları ilaçlarla kontrol etmeye çalışıyorlar. İlaçların içine çipler yerleştirerek bu çipler vasıtası ile insanları kontrol etmeye çalışıyorlar.

Bu ilaçlarla sizi yönetirler. Ülkenizi yönetirler. Dünyayı yönetirler. Bu yapı satanist yapıya sahiptir.

Dinleri kontrol altına alarak itibarsızlaştırmaya gitmişlerdir. Yahudilik ve Hristiyanlık dinlerini aklileştirerek itibarsızlaştırmışlardır. Şimdi İslam üzerinde oyun oynanmak istenmektedir.

Siyasal İslam adı altında manevi değerlere saygıyı ortadan kaldırmaya, dinin üzerine gitmeye başlamışlardır. Türkiye İslam dininin bayraktarlığını yaptığı için hedefte Türkiye vardır.

Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almak için dicle ve fıratın kontrolünü istemişlerdir. Hatta keban barajına neden bu kadar para harcıyorsunuz demiş nasıl olsa bize geçecek demişlerdir.

Bir ülkeyi kontrol etmek için su kaynaklarını kontrol etmeniz yeterlidir. Kimyasal etkilerle sizi kontrol altına almak artık çok kolay hale gelmiştir.

Klor bir zehirdir, sizi zehirlemek çok kolaydır. Neden çok çabuk hasta oluyoruz bir düşünmek lazımdır. Su havzalarımızın üzerinden uçmak yasak değildir mesela bunu düşünmek gerekiyor.

Dünyada gıda ticaretini Amerika’da dört aile kontrol etmektedir, onların izni olmadan hiçbir ülke gıda ticareti yapamaz, bunu iyi düşünmek lazımdır.

Dünyanın en tehlikeli operasyonu tohumdur. Türkiye tohumunun yüzde 95 ini yabancılar üretiyor. Tohumu elinizde tutuyorsanız dünyanın yemek ihtiyacını elinizde tutuyorsunuz demektir.

Mesela Türkiye’de anti depresan tüketimi Amerika’dakine hemen hemen eşittir. Ama nüfusumuz aynı değildir. Anti depresanlar insanlar üzerinde ki manevi değerleri olumsuz yönde patlatır.

Hatta ilaç tüketimi ülkemizde artmıştır. Ama yeni nesil ilaçlara antidepresif ilaçlarla takviye ederek insanımızı düşünemez hale getirmek istenmektedir.

Mesela bir insan da tansiyon farklı farklıdır ama verilen ilaç aynıdır.

Türkiye su zengini bir ülkedir denir ama aslında su zengini değildir ülkemiz.

Asıl yeni nesil enerjinin ana kaynağı bor madenidir. Ülkemiz dünyanın en büyük bor madeni sahibi ülkesidir.

Bu yüzden ülkenizde ki önemli yerleri ve kadroları satın alırlar. Üniversitelerinizin akademik kadrolarını kontrol altına alırlar. Eğitim kadrolarınızı kendileri ajanları vasıtasıyla kontrol altına almaya çalışırlar. Bu ajanlar senin benim ismimi taşıyan çok yakından tanıdığınız veya medyaca popüler olmuş, tanıdık tanımadık senden benden kişilerdir.

Bu yaptıklarını elli yıl,yüzyıl önceden yapmaya başlamışlardır. Kadim kültürler Türkler ve arapları yani tarih sahnesinde var olan bu toplumları yeniden yetiştirmek gerekiyor, hedefleri şu anda budur, bunu gerçekleştirmek istemektedirler.

Türkiye 2025 ten sonra dünya için hayati öneme sahip olacağını rockfeller ailesinin damadı olan brezinsky dillendirmiştir. Bu yüzden ülkemiz üzerine oynanan oyunları iyi tahlil edip ona göre hareket etmek lazımdır.

Türkiye 1838 den beri sürekli kaybeden ülke konumuna sokulmuştur.

Bunun arkasında İsrail politikalarını görmek gerekiyor.

Dünyayı yöneten sekiz on aileyi oyunun perde arkasında baktığınızda görürsünüz.

Asimilasyon genel politikalarıdır, bunun karşısında dikkatli ve analitik bakış açısına sahip olmalıyız.

Ama biz kendi özümüze dönmezsek, bu düzenin bir parçası oluruz, yok olur gideriz. Dinimizi bilmiyoruz, okumuyoruz, kendi öz benliğimize dönmeyi bilmemiz gerekiyor.

Yöneticilerimizin bu konuya eğilip, toplumumuzu ilkokuldan hatta anaokulundan başlayarak bu konuda eğitmeleri, bu bilgilerle yetiştirmeleri ve geleceğe hazırlamaları gerekiyor.

Kısacası kendi öz benliğimize dönme zamanımız gelmiştir, hatta geçmek üzeredir.

Vesselam. Kalın sağlıcakla…

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1764 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri