Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatma Ç. KABADAYI

Eğitimci- Şair Hüseyin Uzel’in Eseri Üzerine…

01 Eylül 2018 Cumartesi

“Şair kalbi yalnızlıkla sınanmadıkça bir şeyler noksan kalıyor.” Hüseyin UZEL

Görüntünün olası içeriği: Hüseyin Uzel

O muhakkak finale, başladı geri sayım

Ömrümün kıyısından otuz mil açıktayım

 

 

Mısralarının sahibi eğitimci- şair Hüseyin Uzel’in “Bana tenha ir gök kaldı” isimli şiir kitabı imzalı olarak şahsıma geldi. Tanıştırıldığımız günden beri bu eserinin çıkmasını bekleyenlerdendim. Neden derseniz söyleşimizden de anlayacağınız üzere onun farklı bir tarzı var. Günümüz şairlerinden farklı bir kalem…  Hani okuduğunuz her satırda “Şair burada ne demek istemiş?” diye düşündürenlerden. Apaçık ifadelerden çok derin cümleler… Zekice satırlar, çalışılmış kelimeler… Öylesine karalanmış denilemeyecek kadar özenli…

Aslına bakarsanız serbest şiirden çok heceye önem verenlerdenim. Şairimizin iki farklı tarzda da şiirlerinin toplandığı bu kitap Serencam Yayınlarından çıkmış. Kitap sade bir kapakla okura sunulurken kâğıt kalitesi, sayfa düzeni ve sayısı olarak bir şiir kitabı olarak tam kıvamında… Okuru şiirle boğmadan şiire de aç bırakmadan bitiyor. Özellikle imla konusunda da benden yüz aldığını söyleyebilirim. Çok beğendim.

İçeriğine gelince…

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Hüseyin Uzel ve Eşref Azğin Türkeri dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Ali Parlak’n önsözü “Özetin özeti” dese de birkaç sayfa yer almış. Çünkü Sayın Parlak’ın da şairimiz hakkında söylemek istedikleri haylice… Hüseyin Uzel’in şiirleri hakkındaki düşüncelerini yer yer ondan şiirlerle anlatmış ve şairi takdir etmiş.  Kendisiyle kalemi ve yaşamı hakkındaki sohbetimize başlamadan önce Hüseyin Uzel’in 1980 doğumlu, Niğde Eğitim Fakültesi mezunu olduğunu ve halen memleketi olan Hatay’da yaşadığını da hatırlatmak isterim.

 

“Sayın Uzel, öncelikle vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum. İlk olarak eseriniz hayırlı olsun demek istiyorum. Bu isim nasıl seçildi onu öğrenelim önce.”

 

Bunca yoğun tempo içerisinde şiire ve şaire verdiğiniz kıymet için asıl ben teşekkür ediyorum Fatma Hanım. Bu benim ilk kitabım. İçinde dünyayı terk etmiş sevdiklerim için yazdığım şiirler de var. Öyle zannediyorum şair kalbi yalnızlıkla sınanmadıkça bir şeyler noksan kalıyor. Gün geçtikçe azalarak yaşıyoruz. Yer-gök tenhalaşıyor. Yıldızlar gecemizi, kuşlar gündüzümüzü terk ediyor ve bize tenha bir gök kalıyor. İsim uzun fakat bu kitabın içindeki şiirlerin suretini göstermeye tek bir kelimenin nefesi yetmeyebilir diye düşündüm.

 

“Serbest ve hece yazıyorsunuz ve ikisinde de başarı grafiğiniz hayli yüksek. İnanıyorum ki gelip geçici bir şairden çok gelecek nesiller tarafından da okunacak bir kalem sahibisiniz. Şiir hayatınızda ne kadar öneme sahip? Nedir sizce?”

 

         Şiir hayatımı sarsan bütün depremlerden sonra, hasar tespiti yaparak kurtuluş için ortaya koyduğum reçete ve uyguladığım tedavidir. Hayatımdan şiiri alsanız bana yaşanacak bir dünya bırakmamış olursunuz.

 

“Şiirlerinizin bazılarında isim çok uzun. “İçimde yedi tepeli bir şehir ölüyor, Bir şelek çalıdır omuzlarında hayat, Makyajı kanla yapılmış Güzellik gibi başlıklardan bahsediyorum. Oysa siz kelime sihirbazlarından biri olarak sanki daha kısa bir isimle okur karşısına çıkarabilirdiniz fikrindeyim. Bu hususta neler söylemek istersiniz?”

 

Biz yazdığımız şiire hangi adı verirsek verelim okur o şiiri aklında kalan bir kelime ya da cümleyle hatırlıyor ve öyle anıyor. Uzun görünen bu şiir isimlerini tek kelime olarak tercih edebilirdim elbette. Fakat bazı şiirlerde içerikteki bir anahtar cümleyi şiirin adı olarak kullanmayı tercih ettim.

 

“Aileniz, eğitim camiasından arkadaşlarınız size destek oluyor mu? Çalışmalarınız hakkında neler düşünüyorlar? Bu alan gerçekten fedakârlık ve zaman isteyen bir uğraş… Edebiyata ayırdığınız vakitten şikâyetçi oldukları oluyor mu?”

 

Ailem benim şiirimin itici gücüdür. Samimiyetle destek veren dostlarım da var tabi. Fakat kitabım yayınlandığı andan itibaren şairlerin, yazarların ve edebiyat çevrelerinin verdiği tepkilerden çok mutluyum. Zaman zaman ailemize ayırmamız gereken zamandan feda edebiliyoruz. Fakat bu olumlu dönütler çekilen meşakkatleri de unutturuyor.

Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, alacakaranlık, doğa ve açık hava

“Eserin bazı sayfalarında siyah beyaz resimler olması değişik bir hava katıyor, dinlendiriyor. Muhakkak ki okuduğunuz kitaplardan etkilenmeniz söz konusu. Çok okur musunuz ve yahut çok düşünür müsünüz? Şiirleriniz için nelere ihtiyaç duyarsınız?”

 

Şiirlerim için en çok ihtiyaç duyduğum şey birikimdir. Şiirin teknik bilgisini uzun yıllar içerisinde ediniyor insan. Birikimden kastım o değil. Yaşanmışlıkların, hayal kırıklıkları, mağlubiyet hüsranları ve zafer heyecanlarının kalbimizi, gönlümüzü doldurup esaslı bir şiiri vücuda getirecek duruma gelmesinden söz ediyorum. Ayrıca okumak da, tefekkür etmek de şiirin olmazsa olmazlarındandır.

 

“Ablanızın anısına yazmış olduğunuz şiirden çok etkilendim. Adına takılsam da içeriği çok duygusal ve gerçekçi idi. Sizi şair yapan duygular arasından elbette acılar, kayıplar, özlemler de var. İnsanı şair yapan yaşadıkları mıdır yazdıkları mı?”

 

İkisi birden. Yaşanmadan yazılan şiirlerin yaşayacağına inanmıyorum. Tüm ölçü tekniklerine uygun yazsanız da, yaşanmadan şiir olsun diye yazılan bir metne okuyucunun kalbini mesken edemezsiniz. Samimiyet şiirin en mühim uzvudur. O olmazsa, şiir de olmaz.

 

“Şiir dinletileri yaparak hem şairleri hem de şair olmak isteyenleri bir araya topluyorsunuz. Bu organizasyonlar sorumluluk, teferruat ve maddi kaynak isteyen çalışmalardır. Yeterince destek var mı diye sormak istiyorum.”

 

Elbette yok.  Âşıkların göçü önden gidermiş. Yaptığımız her faaliyette biz yola çıkıyoruz. Göç yolda düzülüyor. Arkamızda kimseler olmasa bile, biz en büyük aşkımıza, konuştuğumuz dile, serenat yapıyoruz. Vizeyi kalbinden alanın desteğe ne ihtiyacı olur ki zaten.

 

“Edebiyatımızın şu anki durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? İmkânınız olsa neler yapmak isterdiniz?”

 

Türkçe kimsenin tekelinde değildir, olmamalıdır. Birileri Türk edebiyatını tapulu mülkü zannedip, kendilerinden başka kimsenin edebiyat yapamayacağına inanıyor. Fakat Türkçe nazlı bir gelin gibidir. Ancak aşkını yüzgörümlüğü yapıp, gerdanına kolye diye takabilene duvağını açtırır. Bu dilin sırlarına vakıf olmuş gerçek şairlerin yetiştiği bir dönemdeyiz. İmkânım olsa nitelikli şiiri ve şairi, bu ülkenin her köşesinde nitelikli gençlerimizle buluştururdum. Çünkü dil, bir milletin varlık sebebidir.

 

“Yeni şiir yazmaya başlayan arkadaşlara kardeşlerimize tavsiyeleriniz ne olur?”

 

Bolca okusunlar fakat az yazsınlar. Başka şiirlerden fer alıp yollarını aydınlatabilirler fakat aslolan özgün olmaktır. Yeni bir şiir dili inşa edip kendisi olamayan hiçbir şairin geleceğe söyleyebileceği tek bir sözü dahi yoktur.

 

“Hangi şairleri okur ve örnek alırsınız? Günümüz şairlerinden işte bu dediğiniz var mı?”

 

Gördüğüm her şiir kitabını incelerim. Eski şairler içinde dünyamı en çok kuşatan Yahya Kemal’dir. Günümüzde de Süleyman Çobanoğlu, Bahattin Karakoç ve Nurullah Genç  gibi çok kıymetli şairlerimiz var.

 

“Geleceğe dair bu alandaki planlarınız nelerdir?”

 

Şiir yazmaya devam etmek istiyorum. Fakat mümkün olursa öykü ve hatıra gibi türlerde de eser verme niyetindeyim.

 

“Öğrencilerinizin şiir, kitap, okuma bilinci konularında sizi örnek aldığını düşünüyor musunuz?”

 

Beni örnek almasınlar. Onlar benden çok daha iyisi olsunlar. Birçok gencimizin bunun için yeterli imkâna sahip olduğunu biliyorum. Fakat özellikle onlara sanatsal duyarlılık kazandırma konusunda elimden geleni yaptığımı düşünüyorum. Açtığımız resim sergilerinin ve yaptığımız şiir dinletilerinin olumlu sonuçlarını gözlemliyorum.

 

“Bir eğitimci olarak ilgi ve sevginizin edebiyat alanında olmasının avantajları nelerdir?”

 

Siz de biliyorsunuz ki ancak edebiyatı olan topluluklara millet deniyor. Edebiyata gönül vermenin en önemli getirisi dili kullanma becerisidir. Bildiğini aktaramayan bir dehanın trajedisi, edebiyatla ünsiyet oluşturmuş sıradan insanlarda bile gözlemlenemez.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı

“Okurlarınızdan gelen tepkiler nasıl? Şiirlerinizi ezberden okuyan öğrencileriniz, dostlarınız olduğunu bilen biri olarak soruyorum.”

 

Genellikle olumlu tepkiler alıyorum. Her okurun başka bir şiiri beğendiğini söylemesi de çeşitlilik açısından beni mutlu eden bir durum oluyor.

 

“Bana tenha bir gök kaldı isimli eserinizi almak isteyenler nereden temin edebilirler?”

İnternet üzerinde birçok siteden temin edebilirler.

 

 

“Vakit ayırdığınız için teşekkür ediyor, bundan sonraki yaşamınızda başarışlar diliyorum. İlhamınız ve okurunuz bol olsun.”

 

Güzel temennileriniz için ben teşekkür ediyorum.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Hüseyin Uzel dahil, oturan insanlar

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 964 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri