Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatma Ç. KABADAYI

SANATÇI İDRİS ALTUNER İLE SANATI ÜZERİNE…

18 Mayıs 2015 Pazartesi

 

Bu hafta konuğumuz Kırşehir’in genç ses sanatçısı İdris Altuner…  1980 yılında Erzurum Şenkaya'da dünyaya gelen sanatçımızı tanıdık sizlere de yakından tanıtmak istedik ve sohbetimizi sizlerle paylaşmak boynumuzun borcu oldu. Bakalım kendisiyle neler konuşmuşuz?

 

İdris Bey hoş geldiniz, öncelikle teşekkür ediyorum. İdris Altunel, sesi güzel, güler yüzlü cana yakın biri olarak tanıdık. Bilmediğimiz yönlerinizi de sohbetimizle öğrenelim istiyoruz. Önce sakin misiniz, sinirli misin öğreneyim sorularımı ona göre sorayım.

 

Hoş bulduk Fatma Hanım. Öncelikle okurlarınıza sevgi ve selamlarımı sunmak isterim. Genel olarak sakin bir yapım vardır ama her Anadolu insanı gibi sert mizaçlıyımdır. Lise mezunuyum,  üniversite eğitimime de devam etmekteyim.

Şiir yazar mısınız? Ne tür şiirler diye soralım.

 

Evet, yazıyorum. Şahsen geleneğin takip edilmesinden yanayım; genel olarak ölçülü şiirleri tercih ediyorum.

 

 Müzik yaşamınıza nasıl başladınız?

Çocukken babamızın kulağımıza fısıldadığı Sümmani, Reyhani ve Aşık Şenlik türkülerinden esinlenerek başlayan bu yolculuk düğünlerden okul müsamerelerinden ve okul korolarında iki kardeşin kurduğu bir müzik gurubuna dönüşmüştür. Yıllarca piyasada çeşitli platformlarda işler yapıp 2009 yılında “Bizde Var” isimli albümle profesyonel müzik hayatına atıldım. Ayrıca 2012 yılında gruptan ayrılarak sözlerin ve müziklerin bana ait olduğu Aşk-I Divane isimli albüm çıkardım.

Ailenizde bu alan ile ilgilenen muhakkak olmuştur. Sanat hayatınıza kimler destek oldu, kimler karşı çıktı?

 

Başta babam olmak üzere ağabeyim Taşkın ALTUNER’İN büyük desteği olmuştur ve ailemizde herkes beni ve ağabeyimi bu konuda sonuna kadar desteklemiştir.

 

İlk sahne deneyiminiz ne zaman oldu? Nasıl tepki aldınız?

 

 

Ankara’da hemşerilerimizin bir düğününde olmuştu ilk sahne deneyimim… Tabi ki ilk yıllardı aldığımız reaksiyonda olumluydu, bu tutum bizleri her daim başarıya taşımıştır.

 

Elbette bunun öncesinde belli bir kesimi sesinizle etkiliyordunuz ama tabi sahne bambaşka bir dünya değil mi? Peki, İdris Altuner müzik dışında ne ile uğraşır? Nelerden hoşlanır?

 

Günlük hayat yaşayan bir Anadolu insanıyım. Aynı zamanda bir aile babası sosyal yaşantısı güçlü olan, duygulandığı zaman bağlama çalıp hüznünü şiirlere döken dost ve komşu canlısı müzikle birlikte 18 yıldır profesyonel aşçılık yapmaktayım. Bağlama çalıp türkü okumak, şiir yazmak, kitap okumak,  seyahat etmek ve kendi yaptığım yemekleri tatmaktan hoşlanırım.

 

İnsanlarda sevdiğiniz ya da sevmediğiniz yönler nelerdir?

 

Sevdiğim yönler, sevgiden şefkatten merhametten yana her ne varsa onlar… Sevmediğim şeyler ise kinden nefretten cehaletten kaçamayan insanlardır.

 

Üç cd ve kasetiniz piyasaya çıktı. Sizi gönülden tebrik ediyorum. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Zaman zaman nefsani tutumlarla olumsuz şeylerle karşılaşsam da genel olarak yaptığım her albümde olumlu tepkiler almışımdır.

 

Peki sizce istediğiniz kesime ulaşabildiniz mi?

 

Genel olarak hayır ama başladığım yere bakınca ciddi bir yol kat ettiğimi görmekteyim bu da daha fazlası için mücadele azmi ve mutluluk veriyor.

 

Sanat dünyası zor iş… Dışardan göründüğü gibi değil… Güzellikleri yanı sıra zorlukları da hayli fazla… Bize yaşadığınız olumlu ve olumsuz birer anınızı anlatır mısınız?

 

Evet, bu konuda son derece haklısınız, yıllarca televizyondan izlediğimiz kişilikli mütevazı ve insan saydığımız cd ve kasetlerini yanımızdan ayırmadığımız birçok kişinin ikinci ve üçüncü yüzlerini görmek oldukça üzdü beni yaşadığım ve hiç unutmayacağım iki olaydan bahsedeyim bir tanesi bir dönem çok ciddi hayranı olduğum ve gıpta ile takip ettiğim Uğur Işılak’ın hiçte göründüğü gibi mütevazı ve Anadolu insanı olmadığını gördüm. Öte yandan albüm için düet yapmak düşüncesiyle bir merhaba diyerek Nuray Hafiftaş’ın ayağımıza kadar gelmesi bir değil iki esere düet yapması ve yemek paramızı dahi vermeye çalışması son derece manidardır ve anladım ki makamı ne olursa olsun bu piyasada bizden birileri de vardı.

 Şiir yazdığınıza ve müzikle iç içe olduğunuza göre beste de yapıyor olmalısınız.

Evet, piyasaya çıkmış sözü ve müziği bana ait olan 40 ‘a yakın eser var.

 

Sarıkamış isimli eseriniz hakkında okurlarımıza bilgi verir misiniz?

O topraklarda doğup büyümüş olmama nedeni ile Sarıkamış benim için ahde vefa idi ve orda kaybettiğimiz doksan bin şehidi hangi şartlarda can verdiklerini gelecek nesillere anlatmak ve aktarmaktı. Hem eseri yapmak hem de klip çekmek nasip oldu.

 

İdris Altuner’i mahalle bakkalına, apartman komşusuna ve arkadaşına sorsak birer cümle ile ne derler tahminlerinizi alabilir miyiz?

 

“İçindeki azmi ile mükemmel insan” derler diye düşünüyorum.

 

Peki İdris Bey, hayattaki en büyük hayal kırıklığınızı hatırlıyor musunuz?

Evet, ilk albüm çıkardığımda çevremdeki bazı insanların sevineceğini, destek olacağını düşünmüştüm ama sanki başarımı istemeyenler olduğunu sezinledim ve bu beni çok üzdü.

 

Yazık ki sanat camiasında arada öyle insanlar çıkıyor. Oysa bizde bir laf vardır “Uzayan kol bizden yana” denir. Yani ben arkadaşımın başarısıyla gurur duymalıyım, onun bilgilerinden başarılarından yararlanmalıyım. Fakat ne üzücüdür ki bahsi geçen sayılı kesim ya sessiz kalır ya da desteğini esirger. Bunlar farkında olmadan sanatçıyı güçlendirir. Peki, devam edelim. Her sanatçının kendine örnek aldığı beğendiği sesler ve kişiler vardır. Sizden de birkaç isim alalım ve niçin onlar diye soralım.

 

Bu konuda verebileceğimiz isim saymakla bitmez; edebiyata ve geleneksel müziğe hizmet etmiş bütün ustalarla beraber yakın zamanda yaşayan iki idolüm vardı. İlki birkaç ay önce 52 yaşında kaybettiğimiz Türkü Beyi diye anılan rahmetli Bilal ERCAN idi. İkincisi de Maksut Feryadi’dir.

Yeni projeleriniz var mı? Biraz ipucu alabilir miyiz?

 

Evet üzerinde çalıştığım GÜL BANK-I AHİ EVRAN  AHİLİĞİN musikisi isimli  proje vardı bitirip ilgili makamlara teslim ettik ve hali hazırda bitirmek üzere olduğum bir deneme kitabı var.

Şimdiden hayırlı olsun diyelim o halde. Vakit ayırdığınız için teşekkür ediyor, sanat yaşamınızda başarılar diliyoruz.

 

Ben de gösterdiğiniz ilgiye ve alakaya sonsuz teşekkür ediyorum. Şiire, edebiyata, sanata dair ne varsa hayatına alan dostlara sevgilerimi yolluyorum.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3926 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri