Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatma Ç. KABADAYI

SIR KÜPÜYÜM MAŞALLAH

08 Ağustos 2017 Salı

Sır tutabilir misiniz?

Ben de…

Sır, kimsenin bilmemesi gereken demektir. Güven kazanmanın ilk şartı elbette budur. O yüzden eğer sır tutamıyor ve paylaşmaktan daha çok keyif alıyorsanız kime söyleyeceğiniz çok önemlidir. Bilirsiniz “Söyleme sırrını dostuna, dostunun dostu vardır, o da söyler dostuna,” diye uyarılar, “İki kişinin bildiği sır değildir” gibi kesin yargılarımız vardır.

 

sır saklamak ile ilgili görsel sonucu

Hz. Ali “Sır saklamak, bir irade imtihanıdır. Bu imtihanı kazanmayan hayatta hiçbir imtihanı kazanamaz,” buyurmuş.

Hayatınızda bir sürü küp görmüş olabilirsiniz, turşu küpü, akıl küpü, altın küpü…

Bir de sır küpü var; yani ben…

İnsan, her gün yeni bir şey öğreniyor, öğrenmiyorsa günü boş geçmiştir demektir bilirsiniz.  Peki, ben sır tutmayı nasıl öğrendim? Acı bir tecrübeyle…

Benim sır küpü olmamın hikâyesi şöyle…

Yıllar önce aile bireylerimiz yine bir tatilde babamın köy evinde toplandık. Her zaman bütün kardeşlerin bir araya gelmesi mümkün değil elbet. O gün ablam, ben ve en küçüğümüz Eyüp var. Eyüp İstanbul’da tıp fakültesi birinci sınıfta okuyor ve o zamanlar dizüstü çok pahalı. Babam buna rağmen ona taksitle bir dizüstü almıştı. Daha borç bitmemişti. Emekli adam, tıp kitapları pahalı ve diğer iki kardeşim de üniversite sonlarda…

Eyüp yanıma geldi ve sessizce “Abla sana bir şey söyleyeceğim, kimseye söyleme" dedi. "Tamam," dedim. “Bilgisayarımı satmak zorunda kaldım, kitap parası için. Babamı daha fazla zahmete sokup para isteyemedim" dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm. Üzüldüm. "Keşke haberimiz olsaydı" falan dedim ama üzüntüm hemen yüzüme yansıdı.

Akşam o zaman tek odalı olan bağ evimizdeki uzun odada oturduk televizyon seyrediyoruz. Fakat herkes ekrana bakmasına rağmen aslında babamın aklında yarın sulanacak bağlar, annemin aklında nereye ne eksem düşüncesi ablam da çocuklar köyde sıkıldı eve dönsek mi fikri var. Eyüp ise malum… Elinin birini yanağına koymuş izliyor gibi yapıyor arada yüz mimikleri senaryoya göre şekil alıyor. Tatil gibisi yok ama o köye gelirken de zor okulunun stresini yanında getirmiş.

Birden annem sessizliği yarıp yüksek sesle Eyüp’e seslendi.

“Üzülme oğlum, canın sağ olsun, baban bir daha alır!”

Cümlenin anlamını kavramam, özet çıkarmam ve sonucu tahmin etmem uzun sürmedi. Yıldırım hızı dedikleri bu olsa gerek. İşte o an… Mahvolduğum andı. Anlatamam.

Eyüp’ün aniden başını bana çevirmesi v gözlerindeki “Niçin söyledin abla?” dercesine bakışlarıyla sorgulaması beni öldürdü.  Ne diyeceğimi bilemedim.  Kem küm bile diyemedim ağzımdan iki üç kelimelik bir savunma cümlesi çıkarken gözlerim ablama döndü:

“Ben sadece ablama söylemiştim.”

Ablam da aynı durumda kendini savundu:

“Ben sadece anneme söyledim…”

Eh, annem… Annem o saate kadar en yakınına, eşine yani can yoldaşına söylememiş olabilir mi? Olamaz!

“Tabi oğlum… Canın sağ olsun,” diye onayladı, babam… İnsan ailesinden bir şey saklar mı?

 

sır saklamak ile ilgili görsel sonucu

O gün olanlar yıllarca peşimi bırakmadı. Ne zaman biri bana sır verecek olsa “Bilgisayar meselesine dönmesin de” diyerek yüzüme karşı sinsice güldü. Fakat ben öyle büyük bir ders almıştım ki inanın sır saklamada rekor kırdım. Haliyle o günden sonra duyduklarımı kendime bile söylemeden unuttum ve sır küpüne döndüm.

Ve bu insana öyle huzur veriyor ki…

“En büyük emanet sırdır” alt başlıklı bir polisiye roman yazdım.

Oradaki olayın bu konuyla ilgisi yok tabi. Bu arada eşimin bir arkadaşı var, ondan da bahsetmek isterim, biri kendisine sır verecek olunca “Bana sır falan vermeyin, tutamam” dermiş, öyle de dürüst olmak lazım. Tutamayacaksınız almayın kardeşim…

Velhasıl… Artık ser verir sır vermez haldeyim o günden beri…

Bu arada Hz. Mevlana kendisiyle bütün sırlarını paylaşan kişinin kendisine hiç sır vermediğini söyleyip sitem edince “Sen daha kendi sırrını tutamıyorsun, benimkini nasıl tutacaksın?” der.

Eeee, karar sizin…

 

sır saklamak ile ilgili görsel sonucu

Ne sormuştum?

Sır tutabilir misiniz?

Ben de…

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 962 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri