Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatma Ç. KABADAYI

Söz Yazarı OKTAY ZERRİN ile Söyleşi...

27 Ağustos 2013 Salı

  

Herkesin dilinde bir aşk şarkısı
Söyleyene değil, söyletene bak
Sevmek şu Dünya'nın bir harikası
Gözlere, kirpiğe, ah şu tene bak...

Yürüsün o güzel el görsün hele
Saçları karışsın ılık bir yele
Bu aşkı anlatmak çok kolay dile
Şu bakışa, gülüşe, boya, ene bak...

Tutunca elini yanar her yerim
Güzel ufuklara dalar gözlerim
Çeker beni O'na doğru dizlerim
Bırak başkasını sen tek bana bak...

 


”Bak” isimli şiirinde sevdiğine böyle duygusal böyle anlamlı sesleniyor Oktay Zerrin… Şair, söz yazarı, emekli İngilizce öğretmeni Sayın Oktay Zerrin’le bir söyleşi yaptık efendim… Bakalım neler konuşmuşuz?  

  “Oktay Hocam merhabalar… Öncelikle teşekkür ediyorum röportaj isteğimi kırmadığınız için. -Oktay Zerrin- denince bende çağrışım yapan ilk kelimeler, besteler, ud, Türk Sanat Müziği… Bir çok bestekâr tarafından bestelenen TRT repertuarında yirmi beşin üzerinde sözleri size ait olan eseriniz var, yazıyorsunuz, okunuyor; ilk sorum şu olacak müsaadenizle: Sizce Oktay Zerrin olması gerektiği yerde mi? Niçin?”

Merhaba Fatma Hanım. Öncelikle şahsıma ve eserlerime gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkürler. Mensubu olduğunuz güzel ve kültüre değer veren, köşe yazarlarından olduğunuz sitenizi de kutlarım. Efendim, henüz istediğim yerde değilim. Evet, birçok başarılı sonuçlar aldım. Dereceler, ödüller fakat bunları henüz amaçladığım zirve olarak göremiyorum. Daha çok çalışmam gerektiği kanısındayım. Bu amaç ve hedeflerim benim sanat misyon ve vizyonumu teşkil ediyor.

 

“Hayatınızın hep Karadeniz’de geçtiğini biliyoruz. Samsun doğumlusunuz, eğitim öğretim hayatınızı da öğretmenliğinizi de hemen hemen hep bu bölgede geçirdiniz. Acaba yurdumuzun bu yeşil ve güzel bölgesi eserlerinizde ne derece etkili oldu? Karadeniz bölgesinden başka bir bölgede doğup yaşama imkânınız olsaydı neresi olurdu?”

 

“Ben Karadeniz'i seviyorum. Yemyeşil bir cennettir Karadeniz. Yine de bir tercih yapmak istesem ikinci yaşamak istediğim yer herhalde 3 yıl yüksek tahsil yaptığım Karadeniz Ereğli olurdu.

 

“Yine Karadeniz diyorsunuz anladığım kadarıyla… Eğitimcilik mesleğiniz boyunca yazmaya teşvik ettikleriniz oldu mu?”

“Mutlaka teşvik ettiğim isimler olmuştur. Belki size biraz mübalağa gelecek fakat çok ünlü ve merhum bir söz yazarımızı İstanbul'daki evinde ziyaret edip tanışmıştık. Kendisinin bir iki eseri vardı. Bana derdi ki "Oktaycığım, bak, ben seni söz yazarlığında geçeceğim."  …Ve geçti de. Birçok şiiri, güftesi bestelendi. Dillere düştü. Meşhur oldu. Ancak ömrü vefa etmedi. Bu kadar kısa zamanda başarılı olmasının nedeni ise bence, İstanbul gibi müziğin kalbinin attığı bir Dünya Şehri'nde yaşamasıydı. Zira İ.M.Ç bu şehirde, besteciler, yapımcılar, prodüktörler burada. Bu da sanatçılarla yüz yüze, iç içe olmak demektir. Allah rahmet eylesin. Spekülasyon oluşturabilir diye o söz yazarımızın adını vermek istemiyorum. 

 

“Eğitimci kimliğinizde sizi siz yapan özelliklerden. Acaba unutamadığınız bir kaç öğretmenlik anınızı kısaca paylaşabilir miyiz?”

 

“26 yıl Milli Eğitim'de İngilizce Öğretmeni olarak hizmet vermeye çalıştım. Bir değil birçok anım var elbette. İlk aklıma gelenleri anlatayım çok kısaca size: Bir ortaokulda görevliydim. Bir öğrencim çok halsiz ve bitkindi. Hasta gibiydi. İlgilendim. "Ne derdin var" diye sordum. "Açım öğretmenim, yemek yemedim" deyince hemen alıp evime götürdüm. Karnını doyurdum. O da çok mutlu oldu inanın ben de. Siz de bir eğitimci olarak bilirsiniz ki öğretmen okulda öğrencilerinin hem annesi hem babasıdır.

Bir öğrencimizi de ne yazık ki kan kanserinden kaybetmiştik. Okulda onun için bir tören yapıldı. Gözyaşlarımı tutamadım. Onları öyle seviyorsunuz ki hastalandıklarında bile üzülüyorsunuz. Ki bu ölüm… Allah herkesin evladını bağışlasın.

Son olarak da bir öğretmen arkadaşımız vardı okulda. Din, Kültür ve Ahlak Bilgisi öğretmeniydi. Çorumlu idi. Mustafa Bakar. Onunla kan kardeşi gibiydik. Bir arkadaşımız daha vardı aynı okulda. Kadir ATİK, Ordulu. Üç arkadaş, ailelerimizle her hafta birimizin evinde toplanırdık. Mustafa Bey çok aydın bir insandı. Şairdi. "ÖZLEM” adında bir şiir kitabı vardı. Maalesef bir gece sabaha karşı 03'de onu da kaybettik. Cenazesini okul olarak Çorum'a arkadaşlarla götürüp defnettik. Allah Rahmet Eylesin. O'nu da hiç unutmayacağım. Nur içinde yatsın.”

 

“Oktay Hocam, bu hafta içinde yine bir ödül aldınız. Birharf 4. Nesir ve şarkı sözü yarışmasında Jüri Özel ödülü aldınız. Bu kaçıncı ödül oldu? Başarı duygusu sizde neler hissettiriyor? Bizimle paylaşabilir misiniz?” 

“Bugüne dek almış olduğum ödül sayısı 7 oldu. Plaketlerim ise on dokuz... Bu 7 ödülün 2'si sözünü ettiğiniz Bir Harf Net, Elektronik Kültür ve Edebiyat Dergisi'nin açtığı "Şarkı Sözü Yarışması"ndandır. Diğerleri ise Amasya Altın Elma TSM 5. Beste Yarışması Mansiyon, Devlet Bakanlığı, Ankara Büyük Şehir Belediyesi, İstanbul Kadıköy Belediyesi TSM Beste Yarışmaları Mansiyon ödülleriyle, Giresun Şebinkarahisar Hikmet Okuyar "Şiire Üstün Hizmet Ödülü” gibi ödüllerdir. Başarı duygusu sanat aşkımı perçinliyor ama dediğim gibi henüz tam anlamıyla istediğim yerde olduğumu düşünmüyorum.”

 

“Bestesi yapılan sözlerinden ‘iyi ki de bestelenmiş’ dediğiniz’ her dinlediğinizde kendinizle gurur duyduğunuz birkaç parçanın ismini, bestekârını ve makamını öğrenebilir miyiz efendim?

“Her bir beste ve güfte şairin ve bestecisinin manevi birer evladı sayılır. Hepsinin yeri ve değeri ayrı ayrıdır gönülde. Yine de bir örnek vermek gerekirse ilk TRT TSM Repertuarı’na kabul edilen eserim, Bestekâr ve keman sanatçısı, Samsun Devlet Korosu Emekli Sanatçısı Mahmut KOÇBAY hocamın bestelediği "Ne Bambaşka Bir Dünya" adlı şarkısıdır.” 

 

 “Sizinde katıldığınız şiir antolojileri var. Antolojiler hakkında düşünceleriniz nelerdir?”

 

“Antolojiler özellikle amatör şairlerin kendilerini tanıtıp ispat etmeleri açısından çok yararlı ve önemli bir yayın türü. Sadece amatör şairler değil kaliteli birçok şairin de bu tür antolojilere destek vermeleri gurur verici bir sanat, musiki ve kültür gelişmesi fikrindeyim. Bu işi çok iyi yapan çok sayıda yayınevleri var ki bunlardan biri de Antalya Sahil Yayınevi olup çok önemli yayınlarla, antolojilerle okurların gönlünü fethetmişlerdir.

“Evet, bu yıl çıkan Türk Dünyası Şairleri Antolojisinde ben de varım ve gerçekten Türkiye de böylesine kapsamlı çıkan ilk antolojiydi. Sahil Yayınevi sahibi Savaş Ünal Bey sağ olsun amatör şairlere de fırsat tanıdı. Oktay Hocam, hangi derneklere üyesiniz? Bu dernek ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz? Dernekler için ücret ödüyor musunuz?” 

“MESAM yani Türk Musikisi Eser Sahipleri Meslek Birliği üyesiyim. Ayrıca Bafra Kültür ve Sanat Etkinliklerini Destekleme Derneği (KÜSADER) Basın ve Halkla İlişkiler sorumlusuyum. Elbette ki dernekler aidat dediğimiz katılım payı ile yaşamaya çalışıyorlar. Bunu belirli bir ücreti var doğal ve yasal olarak.” 

“Şairin kalemi de yüreği de durmaz biliyorum. Bu sıralar ne gibi çalışmalarınız var? Biraz ipucu alalım mı sizden?”

“Bu sıralar hayatımda önemli gelişmeler oluyor diyebilirim. Örneğin ünlü bestecilerden Sayın Turhan TAŞAN, Sayın İlgün SOYSEV,  Sayın Ahmet Sedat METE sağ olsunlar üç yeni şiirimi bestelediler. Yine Adanalı değerli bestecilerimizden Sayın Saadet-Suphi İDRİSOĞLU da iki şiirimi bestelediler. Cengiz CERMEN, H. Cemil ŞENSEVER, Bülent NURAN gibi bestecilerimizle de diyalog halindeyiz. Bu arada benden yine güfte alan, beste yapma sözü veren bestecilerimiz de var. Ayrıca bugüne dek iki şiirimi türkü formunda besteleyen değerli Bestekâr ve eğitimci Hocam Sayın İsa KAHRAMAN ile yine bir şiirimi türkü olarak besteleyen Sayın Kemal KOSİF Bey’e çok teşekkür ederim. Hepsine derin ilgilerinden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” 

“İnşallah yeni besteleriniz dilden dile dolaşan şarkılardan olur diyerek diğer soruma geçiyorum. Sizce iyi şiir ya da iyi beste nedir? Bir bestenin yıllarca repertuarlarda kalmasını ne sağlar? Herkes şarkı sözü ya da şiir yazabilir mi?”

“Herkes söz yazabilir elbette fakat her söz, her güfte kaliteli olmayabilir. Söz yazmak ayrı, şiir yazmak ayrı bir olaydır. Her güfte bir şiirdir fakat her şiir bir güfte değildir. O yüzden özellikle de en azından bir şarkım, bestem, güftem olsun diyenlerin önce şiir ve güfte tanımlarını iyi idrak etmeleri, bol şiir okumalarını öneriyorum. Bizim eksik bir yanımız var o da okumaktan çok yazmaya çalışan bir toplumuz. Bir ya da bir kaç şarkının repertuarlarda kalıcı yer edebilmesi bahsettiğim özelliklere uymakla olur kanısındayım. Yoksa her eline kalem alan şiir yazmaya kalkışırsa ortada kalite de kalmaz eser de. Bunun bir zamanı vardır. Her şeyde olduğu gibi. Bu da sabır, okumak ve kendini geliştirmekle mümkündür.”

 

“Oktay Hocam, sanat hayatınız boyunca yine bu camiadan tanıdığınız, elinizden tutan, arkanızda olan, desteğiyle ‘iyi ki var’ diyebileceğiniz birileri oldu mu?” 

“İlk elimden tutan ve ilk bestemi TRT TSM Repertuarı’na kazandıran Bestekâr Hocam Sayın. Mahmut KOÇBAY olmuştur sağ olsun. Ayrıca söz yazarlığında benim hocam rahmetli söz yazarı "Halit ÇELİKOĞLU’dur. "Annem","Bir Sevgi istiyorum", "Gözlerin Doğuyor Gecelerime" gibi yüzlerce dile düşmüş şarkıların söz yazarı değerli Halit ÇELİKOĞLU hocamı saygıyla ve rahmetle anıyorum. Nur içinde yatsın.”

 

“İki çocuk sahibi bir babasınız. Emekliliğinizin tadını ailenizle ve etkinliklere katılarak, yazarak, okuyarak geçiriyorsunuz. Eşiniz ve çocuklarınız sanata olan ilginiz için neler düşünüyorlar? Destekliyorlar mı? Onlara ayıracağınız vakitten ç/almak zorunda olduğunuz için kırılıyorlar mı?”

“Güzel bir soru. Gerçeği söylemek gerekirse maalesef bu konu sadece benim konum değil her söz yazarı ve besteciyi, sanatçıyı ilgilendiren bir konudur. Kendi adıma konuşuyorum; ailemi istemeyerek de olsa ihmal ediyorum. Zira zaten ihmal etmezseniz bu iş yani bu sanat, musiki ve kültür olayları ileri gidemez. Haliyle ailemize yeterince zaman ayıramıyoruz. Sanat işte bir yerde böyle bir şeydir. Ya her şeyi göze alacaksınız ya da bu işi yapmayacaksınız. Kolay bir iş değil.”

 

 “Bu güzel sohbetimize vakit ayırdığınız için teşekkür ediyor bundan sonra da sanat yaşamınızda başarılar diliyorum…”

“Rica ederim. Asıl bana ve bizlere bu konuda kol kanat geren ve sesimizi, çalışmalarımızı, duygu ve düşüncelerimizi değerli okurlarla paylaşma imkânı veren size ve köşe yazarı olduğunuz habername.com sitesine çok teşekkür eder, tüm gönül dostlarına selam ve saygılarımı sunarım efendim.”  

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4582 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri