Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fehmi KORU

Anayasayı değiştirmeye çabalayanlara Obama dersleri...

01 Nisan 2010 Perşembe

İktidar partisi tarafından hazırlanan anayasa değişikliği paketi yeterinden fazla imzayla TBMM Başkanlığı'na sunuldu; paketin nisan ayı sonuna kadar Anayasa Komisyonu'ndan geçip Meclis'te oylanması bekleniyor. Paket oylamadan 367 oy veya daha fazlasıyla çıkarsa değişiklikler kabul edilmiş sayılacak; oyun 367'den az 330'dan fazla olması durumunda halkoyuna başvurulacak. Daha az oy ise, paketin reddi anlamına geliyor.

Ak Parti'nin Meclis'te 337 milletvekili var, ama bazı milletvekillerinin çeşitli sebeplerle red oyu verebileceği söyleniyor; Meclis başkanı oy kullanamayacağı için yedi-sekiz AK Parti milletvekili Meclis'e gelmez veya gelip red oyu kullanırsa, bunca çaba pekâlâ zayi olabilir.

Tersi de her zaman mümkün: 336 AKP milletvekiline ek olarak CHP ve MHP saflarında yer alanlar dışındaki diğer milletvekilleri (20 BDP, 6 DSP ve 11 bağımsız) değişiklik paketi lehinde oy kullandığı taktirde de 367 hedefi aşılabiliyor.

Bu tablonun tek bir anlamı var: Paket oylamaya sunulana kadar TBMM muazzam siyasi çekişmelere sahne olacak... İktidar BDP'li ve DSP'li milletvekillerinin hassasiyetlerini dikkate alarak pakette değişiklik yapabilir, bu yeni değişiklikler CHP ve MHP'den bazı milletvekillerinin de gönlünü çelebilir... Bunun da tersi mümkün: BDP ve DSP'yi yanına çekmek için pakette yapılacak değişiklikler, Ak Parti'de rahatsızlığa sebep olabilir.

Olağanüstü hassas olunması gereken, dengelerdeki azıcık kaymanın başarı veya başarısızlığı zorlayacağı bir döneme tanık olacağız şu önümüzdeki bir ay içerisinde...

Unutmayalım: Anayasa değişikliği oylamaları, tam da bu sebeple, gizli oyla yapılıyor... Partili milletvekillerinin anayasayı değiştirmek için yapılan oylamada partilerinin disiplinine uyması gerekmiyor.

Ak Parti'yi oylamaya kadar geçecek dönemde şimdiye kadar davrandığından çok farklı bir tavır içerisinde görebiliriz.

Önemli bir örnek yakın zamanda ABD'de yaşandı... Barack Obama'nın kendisinden önceki pek çok ABD başkanının rüyası olan 'sağlık reformu paketi'ni Kongre'den geçirirken izlediği yol göz açıcı bir örnek... Rakibi Cumhuriyetçi Parti'nin geçmemesi için en azgın ve amansız muhalefeti sergileyeceğini bildiği ve kendi partisinden de önemli bir miktar politikacının karşı çıkacağını tahmin ettiği halde, Obama, sağlık reform paketini geçirme yolundan şaşmadı.

Bir yandan kendi partisinden karşı oy kullanacakların sayısını azaltmak için çaba gösterirken, bir yandan da rakip saflardan yanına müttefikler çekmeye çalıştı. Sonucu bütün dünya gördü: "Geçmez" denilen paket bütün engelleri aşarak kabul edildi ve önceki günden itibaren de yürürlüğe girdi.

Amerika'yı 'dünyanın en zengin, ama sosyal güvencesi en zayıf ülkesi' olmaktan kurtardı Barack Obama; muhaliflerince 'Şeytan' ve 'Deccal' gibi sıfatlarla yaftalanmayı bile göze alarak... Sağlık reformunu gerçekleştirme başarısı Obama'yı olağanüstü bir siyasi güce de kavuşturdu.

Türkiye için 'ya ol, ya öl' derecesinde önemli bir süreci başlattı Ak Parti; son biçimini askerlerin verdiği 1982 Anayasası'nın bazı temel maddelerini değiştirerek ülkemizi daha demokratik yapmayı, devletimizi hukuk devleti haline dönüştürmeyi amaçlıyor... Meclis'e sunulan değişiklik maddeleri oylamaya kadar geçecek süre içerisinde daha da zenginleştirilebilir; bunu sağlayacak demokratik yöntemler var.

Bu yazı toplam 1750 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri