Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fehmi KORU

Yeniden buluşmaya doğru

13 Şubat 2010 Cumartesi

DHAKA (Bangladeş)- Bir milyar 200 milyonluk nüfusuyla kocaman -âdeta dev- bir ülke Hindistan; 1947 yılına kadar çok daha büyük bir ülkeydi. O yıl ülkede yaşayan Müslümanların büyük bir bölümü 'kendilerine özel' yeni bir ülke kurmak amacıyla Hindistan'dan ayrıldılar; Pakistan böyle kuruldu. İki parçalı Pakistan'ın doğu bölümü de 1971'de kopup Bangladeş'e dönüştü.

Bazıları bölmeyi ve çarpıştırmayı iyi biliyor...

Her iki bölünme de uzun süreye yayılan sorunlar doğurdu ve kan akıtılarak gerçekleşebildi. Üç ülke arasında bölünmüş aileler de vardır herhalde, ama 'dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi' unvanını açık ara farkla kazanabilecek ve ülkenin düzeni de herhalde buna uygun biçimde şimdikinden hayli değişik olabilecek Hindistan, bugün 350 milyon daha az Müslüman nüfusa sahip...

Farklı ülkelerde yaşıyor olsalar bile, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş'i birbirine yakın tutan önemli bir ortak nokta var: Nüfusları kabarık bu üç ülke varolan nüfuslarını beslemekte ciddi sıkıntılar çekiyor. Hindistan'da da öyleydi, Bangladeş'te de durum aynı: Halkın yarıdan fazlası (yüzde 52) günlük 2-3 TL gelir ile geçinmek zorunda...

Halkını yeterince doyuramayan pek çok ülkenin başına gelen Bangladeş için de doğru: Demokrasisini istikrara kavuşturamıyor... İstiklaline kavuşmasından (1971) bu yana geçen yıllar içerisinde kaç askeri müdahale yaşandığının kaydını tutmak bile zor; bazen birkaç ay içerisinde sürekli darbeler gerçekleşti bu ülkede.

1980 sonrası siyasi hayatı Bangladeş'in, iki kadının politika arenasında çatışmalarına sahne oldu: Bağımsızlığın bânisi (1971-1975) Şeyh Muciburrahman'ın kızı Şeyh Hasina ile 1975 sonrasında bir askeri darbeyle yönetime gelip 1981 yılında suikasta kurban giden Gen. Ziyaurrahman'ın dul eşi Halide Ziya'nın...

Şimdi sıra 2008 yılının sonlarına doğru yapılan seçimde Avami Partisi'nin gösterdiği başarıyla yeniden başbakanlığı üstlenen Şeyh Hasina'da...

Burada yaşayan insanların Türkiye'ye özel bir bağlılık duydukları biliniyor. İstiklal Savaşımız sırasında ve sonrasında doğan çocuklara, Bangladeşliler, dönemin kahramanı olarak Mustafa Kemal'in ismini verdiler. Ancak ülkeler arasındaki mesafenin uzaklığı, birbirine sunabilecekleri fazla bir şey olmaması yüzünden ikili ilişkilerde göze çarpan bir yakınlık yaşanmadı. Kurulduktan hemen sonra Türkiye ile birlikte Bangladeş de KKTC'yi tanıdı, ama dış baskılar ve Türkiye'nin başka ülkeleri de aynı biçimde davranmaya teşvik etmemesi yüzünden tanınma sonradan geri alındı.

Bugün de iki ülke arasında bahse değer herhangi bir özel ilişki yok. Uluslararası arenada iki ülke birbirilerini geleneksel olarak desteklese de, Türkiye ile Bangladeş arasındaki dış ticaret hacmi önemsiz, burada yaşayan Türk sayısıyla ülkemize gelen Bangladeşli sayısı pek az...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dün başlayan Bangladeş ziyareti bu durumu kökten değiştirmeyi ve iki ülkeyi bazı temel konularda daha yakın bir işbirliği zeminine kavuşturmayı amaçlıyor. Ziyaret programında Bangladeş Cumhurbaşkanı Zillurrahman, Başbakan Şeyh Hasina ile görüşmeler yanında, Dhaka Üniversitesi tarafından kendisine tevcih edilen 'fahri doktora' için düzenlenecek törene katılma da bulunuyor.

Bu yazı toplam 1628 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri