Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Feyza KAPLAN

Cam Kırıkları Bayram Sabahı.

16 Aralık 2008 Salı

İlk kez uzun yıllardan sonra Kurban Bayramı bana hiç birsey hissettirmedi. Kurban bayramı benim için senenin en güzel günlerinin yasandığı günlerdi, Ramazan bayramına çocukluğumdan beri her nekadar şeker bayramı densede kurban bayramı kadar sevinemezdim. Zira rahmetli babacığım kurban bayramına hummalı bir şekilde hazırlanır 4 günlük baklavalar ayranlar hazır edilir, tulumbalar ve baklava tepsisinin etrafından taşan yufkalarla yapılan tatlılar (HERNEDENSE ÇOCUKKEN BAKLAVADAN DAHA LEZZETLİYDİ) hazırlanır, ev baştan asağıya temizlenir, kış mevsimiyse ki; çoğunluk kıştı çocukluğumda sobalık odunluk en güzel yere konur ,bayramlık giysilerimiz hazırlanır, kavurmalık tencereler (Rizeli kavurma yapar )hazırlanır, hiç unutmadığım bölüm ise babamın bıçakları biletme telaşı, halbuki her yerde kurban bayramı gelince rahatlıkla bulabileceği (bıçaklar bilenir) köşesi varken, bilinmeyen bir telaş bizi de kaplardı, sonunda çocuklar dokunmasın diye en yüksek rafa yerleştirilir, bayram sabahı kurbanımızı kesecek olan kasaba elleriyle teslim ederdi.

Bunlar çocukluğumda yasadığım kurban bayramından bir kaç detay, peki ya şimdi? Selanikdeyim ve çocuklarıma yaşatabileceğim kurban bayramıyla ilgili görsel bir sunumum malesef ki yoktu.

Büyük oğlumun deyimiyle gençlerin 8 Aralık Pazartesi sabahı Selanik'in o dar sokaklarını ellerindeki molotoflarla renklendirmesi aslında bayram şenligi kadar yoğundu. Ne acıdırki bu gençler varlık içinde olan ama içlerindeki hakikaten komşumun deyimiyle ''ANARŞİK BUNLAR ANARŞİK'' duygusu kabaran olay çıkarmaya meyilli gençlerdi.

Bayram sabahı her zamanki gibi çocuklarımı okula götürüp ardında konsoloslukdaki bayram namazı sonrası gercekleştirilecek bayramlaşmaya katılmak için hazırlanmışdım. Ard arda gelen ''Feyza şehir merkezine gitme, olaylar çıkmış polis her yeri kapattı, eğer geçersende çok dikkat et taşlarla arabalara saldırıyorlar'' uyarılarından sonra doğrusu bayramlaşmaya gidemedim. ATATÜRK ün doğduğu evin avlusu içinde olan konsolosluğun önü polis barikatlarıyla kapatılmıştı, civar sokaklarda oturan Gümülcineli soydaşlarımızın katılımıyla bayramlaşma yasanmıştı.

Bayram sonu alısverişe giden bir arkadaşımın kızı FOKAS alışveriş merkezinde adeta rehin kalmıştı hiç birşey yokmuş gibi gözüken ana caddedeki mağazanın camları aniden kırılıp içeriye atılan molotof tan çıkan dumanlardan kendilerini kurtarmak için mağazanın en üst katında bir saate yakın kalaklamışlardı. Polis nezaretinde boşaltılan mağazadan çıktıklarındaysa sokakta yürüyecek boş bir alanın olmadığı cam kırıklarının her yere savrulduğunu ifade eden arkadaşım bir dahada 4 günlük bayram boyunca evinden çıkamamıştı.

Bayram sevincini ancak telefonlarla birbirimizi tebrik ederek yaşayabildik. Polisin yetersiz kaldığını, öte taraftan şehrin biraz dışında kalan merkezlerde ise hayat kimbilir eskisinden dahada iyiydi, gördüğüm manzaralar ise hakikaten bir kez daha bu Yunanlı hiç canını sıkmaz tek felsefesi tina kanume (ne yapalım) dedirtecek kadardi. ÜLKEDE HİÇ BİRŞEY YOKMUŞ GİBİ en güzel ve şık giysiler içinde kafeteryalar tıklım tıklım kahkahalar oldukça yüksek onlar için birşey yok neler oluyor dediğim bi kaş kişiden aldığım cevap TINA KANUME den birazi, politikal.

Bir tarafta ölen genç, bir tarafta bolluk içinde herseyi olan, doyumsuz, tatminsiz, sorumluluk bilincini kavrayamamış, elindeki paranın yetersiz olduğunu düşünen genşlik. Bir de bunlara yağmalama var, tam sırası fırsattır diyerek komşu ülkelerden gelen ve sadece bir play station ya da cd film alabilmek için ağzını burnunu kapayarak etrafa amaçsızca taş fırlatan gençlik. Bunu öğrenen gümrük kapılarındaysa sıkı aramalar yapılmakda alınan elektronik eşyaların kod numarası ve faturaları incelenmekde.

Bayram günü yaşadığımız sokalardaki karmaşa malesef grevler de eklenince daha çok uzun serecek gibi, herşeyi ağırdan alan yunanlılar bilmiyorum hiç eksik edemiyecekleri christmisa kendilerini nasil hazırlayacaklar?.

Selanik sokakları zengin mahalleleri çoktan sokaklarını ve evlerini süsledi bile.

Huzur, mutluluk sevgi, saygı ve herşeyden öte iman dolu günler dileğiyle herkese SELANİKDEN selamlar.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4460 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri