Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gülsen NURDOĞAN

ANDIRINLI AŞIK ALİ DEMİR

02 Kasım 2019 Cumartesi

Bu coğrafyada adı sanı bilinmeyen ozanlar şairler vardır. Hepsi ayrı bir kıymettir. Onların geride bıraktığı eserleri gün yüzüne çıkaranlar ise daha ayrı bir kıymettir. Altının kıymetini sarraf bilirmiş.

Adı sanı bilinmeyen ozanlarımızdan biri de Merhum ANDIRINLI AŞIK ALI DEMIR'dir. Onun eserlerini Sayın Celil Çınkır "ANDIRINLI AŞIK ALI" adlı bir kitapta topladı. Yazımda kitaptaki bu şiirlerin sahibi Aşık Ali Demir'den bahsedeceğim.

Memleketimin insanı şair ruhludur. Türkü çığırmayan adamı yoktur. Tarlada ekin biçerken derede balık tutarken anne, bebesini uyuturken kadın evinin işlerini yaparken bir türkü mırıldanır durur. Türkü duygudur merhamettir aşktır. Kitabı hazırlayan Celil Çınkır bölgede yaptığı araştırmalar neticesinde bu konuya değinerek şunları yazmış."

"Aşık Ali Demir'in çocukluğunun ve ömrünün yarıdan fazlasının geçtiği bu coğrafyada yaşayan insanların şair ruhlu olmalarının ardında yatan önemli hususların başında gelen şey, demografik yapı ve doğal güzelliklerdir. Andırın Postası Gazetesinin 1984-2014 yılları arasındaki kültür sayfaları incelendiğinde sadece basına yansıyan şair sayısı 750 civarındadır. Özetle şairi olmayan ev yoktur desek abartı olmaz."

Aşık Ali Demir sağlığında kitap çıkaramamıştır. Onun yazdığı şiirlerini Kıymetli hemşehrimiz Sayın Celil Çınkır ANDIRINLI AŞIK ALI adıyla Yalın Yayıncılıktan çıkardı. Celil Çınkır kitabındakii şiirleri Aşık Ali'nin bizzat eliyle yazdığı defterlerden aynen aldığı gibi onu tanıyanların da ondan işiterek ezberlediği şiirleri derleyerek kitabına aldı. Kitabın takdimesinde bunlar şu şekilde belirtiliyor:

"Henüz ömrünün baharında iken 1987 yılında 39 yaşında bu dünyaya veda eden Andırınlı Aşık Ali, arkasında aruz vezni hariç şiirin her türünde ve konusunda eserler bırakmıştır. Bu eserlerin tamamını hayatta iken kaleme aldığı dört adet deftere yazmıştır. Bu defterlerden üç tanesine ulaşan bu kitabın yazarı Sayın Celil Çınkır Andırınlı Aşık Ali'nin çıraklarına dostlarına akrabalarına hatta türküler yaktığı kişilere ulaşarak hayat hikayesini oluşturmuş ve bu kitabı Türk Yazın Dünyasına kazandırma yolunda kendisine düşeni fazlasıyla yerine getirmiştir."

Celil Çınkır kitabında Aşık Ali Demir'i şöyle tanıtıyor:

"Nüfus kayıtlarına göre 1948 yılında Andırın ilçesine bağlı Efirağızlı Mahallesinin Sazak Obasında dünyaya geldi. Babasının adı Ismail Demir'dir. Yöre insanı babasına lakap olarak Gö Goca der. Anasının adı Sultandır. Aşık Ali'nin kendisinden başka üç erkek ve bir kız kardeşi daha vardır. Kardeşlerinin isimleri büyükten küçüğe doğru Veli, Dursun, Ahmet ve Aşık Ali'dir. Tüm kardeşleri vefat etti."

ANDIRINLI AŞIK ALI DEMIR babamın amcasıdır. Ben kendim, dizinin dibinde büyüdüm. Dünyaya gözlerimi açtığımda ismimi o koydu. Beni, okumaya ilime tahsile yöneltti. Benim yanımda amcam AŞIK ALI çok özeldir. Bu yüzden bu yazıyı hazırlamak benim için daha önemli oldu. Kendisini rahmetle yad ediyorum.

Amcam AŞIK ALI DEMIR hakkında ilk hatırladıklarım…

Beş yaşlarındayım. Toprak damın diğer odalarını hatırlamıyorum. Ön odalardan küçük bir oda ve sazı elinde Aşık Ali Amcam.Tombul elleriyle sazın tellerine dokunuyor ve ben koca göbekli sazın önünde oturuyorum.

En geriye gittiğimde bunlar geliyor aklıma. Yan taranmış dalgalı saçları ve güzel bir yüzü vardı. Belden aşağısı tutmayan felçli bir insan. Ilkokul 4'e kadar okuyor. Önce tökezleyerek yürümeye başlıyor. 12 yaşında yürüyemez oluyor.

Sayın Celil Çınkır ANDIRINLI AŞIK ALI DEMIR için epey uzun bir süre çalıştı. Onu tanımlayabilmek için 50'den fazla kişiyle görüştü. Kitabında onun yaşadığı beldeyi (benim de köyüm) şöyle tanıtıyor.

"Doğduğu yer olan Sazak Obasının insanları Avşar kökenli olup tahminen 1865'li yıllarda buraya yerleşmişlerdir. Yaklaşık 750 rakımlı Sazak Obası Andırın suyuna oldukça yakın bir mesafededir. Köyde ekilebilir arazi çok fazla olmadığı için daha ziyade hayvancılık yaparak geçim sağlanmaktadır. Tarlalara genellikle arpa ve buğday ekilmektedir. Bu da ancak burda yaşayan insanların ve hayvanların ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Ekonomik anlamda hiç bir getirisi bulunmamaktadır. Bu obada yaşayan insanların büyük çoğunluğu Kadirli, Andırın, Osmaniye ve diğer civar il ve ilçe merkezlerine göç etmişlerdir.
Efirağızlı Mahallesinde okuma yazma oranı çok yüksektir. Özellikle Sazak Obası oldukça nüktedan insanlardan oluşmaktadır.

Efirağızlı Mahallesinde sözlü kültür varlıklarının günümüze kadar ulaşmasını sağlayan çok önemli kaynak şahıslar yaşamaktaydı.
Aslında bu bölgede yaşayan insanlardan 1950 yılı öncesinde doğanların büyük çoğunluğu özellikle kadınlarımız Karac'oğlan türküleriyle büyümüşlerdir. Ninnileri bile Karac'oğlan türkülerinden oluşmaktaymış. Eskiden doktor ya da eczane olmadığından insanların herhangi bir organı ağrıdığında özellikle ortayaşın üzerindeki kadınlarımızın 'e bre guzum iki karacalama yapta başımın ağrısı geçsin' dediğini bilmekteyiz. Karacalama yapmak demek Andırın coğrafyasında Karac'oğlan türküsü söylemek demektir."

ANDIRINLI AŞIK ALI bildiğini başkalarına da öğretmekten çekinmemiştir. Işte kendisinden bağlama çalmayı öğrenmiş ve kendisine hizmet edip yoldaşlık yapmış Andırınlı Aşık Ali'nin talebelerinden Ozan Duranoğlu (müstear ismi Mahmut Eynallı) Aşık Ali ile ilgili bir hatırasını şöyle anlatır.

" 1975 yılının ilkbaharı. Nisan ayı içerisinde Osmaniye'de karşılaştık Aşık Ali'yle. Malul Ozanlar adı altında bir dernek kurmak istiyorlardı. Saim Özdal adında kendisi gibi malul (engelli) bir ozan var idi. O zamanlar ilçe olan Osmaniye'de malul durumdaki sanatçıları bir dernek çatısı altında toplamak istiyorlardı. Üyeleri hazır olup dernek tüzüğünü de yazmışlar ancak bir yerel gazetede yayınlamaları gerekiyordu. Gel gör ki matbaacıya verecek paraları yoktu.

Bir gün üstad beni çağırmış. Buldum kendisini. Üç tekerlekli bisikleti var. Bir teker arkada üzerinde sürücü oturağı var, iki teker önde. Selesinde de Aşık Ali oturuyor. Aracı ben kullandım. Tarif ettiği üzere şimdiki Iş Bankasının oradaki mobilyacılar sokağına girdik. O zaman orada bir matbaa var idi. Kapısında durduk. Aşık Ali işin aslını anlattı. Tüzüğü kaça yayınlayabileceğini sordu. Matbaacı bir fiyat söyledi mümkün değil o kadar paramız yok. 'Aramızda topladığımız şu kadar' deyince adam kabul etmedi. Aşık Ali ne kadar söylediyse de kabul ettiremedi. Ben içimden 'Bu iş bitti' diyecektim ki' olağanüstü bir durum oldu. Aşık Ali öyle etkileyici bir konuşma yaptı ki onun ne kadar büyük bir insan olduğunu orada bir kez daha anladım. Konuşmasından aklımda kalan son cümle şu idi ' Beyefendi bu tüzüğü yayınlarsanız benim gibi insanlar (engelliliğini kast ediyor) ekmeğimizi yiyeceğiz. Aksi takdirde kapınıza gelip dileneceğiz. Kapınızda size el açmış bir mağdur (engelli) gördüğünüzde. memleket adına gurur mu duyarsınız.' der demez matbaacı tek kelime edemedi. Elimizdeki dosyayı aldı, şu gün tüzüğünüz yayınlanacak dedi. Yüce Tanrı onun bazı organlarını almıştı ama olağanüstü hitabet gücü vermişti."

Ve Ozan Duranoğlu Aşık Ali ustadı için şu değerlendirmeleri de yapar.

"Ben ona, didaktik şiirleri baz alınınca Andırının Aşık Veyseli aşk şiirleri baz alınınca Andırının Karac'oğlanı din içerikli şiirleri baz alınınca Andırının Yunus Emresi hiciv şiirleri baz alınınca Andırının Seyranisi diyorum."

Ozan Duranoğlu AŞIK ALI ustadının vefatına çok üzülür ve bu üzüntüsünü şu dizelerde dile getirir.

 

ANDIRINLI AŞIK ALI

 

Toroslara sevdalıydı
Andırınlı Aşık Ali
Andırının Veyseliydi
Andırınlı Aşık Ali
Şimdi sensiz Çatak beli

 

Arı duru dili vardı
Felek vurmuş halı vardı
Sazak diye eli vardı
Andırınlı Aşık Ali
Şimdi sensiz Çatak beli

 

Bir konser vereyim diye
Gelmez daha Kadirliye
Erken göçtün bilmem niye
Andırınlı Aşık Ali
Şimdi sensiz Çatak beli

 

Ozanlıkta asaletti

Nice meclislere yetti
Maraşı da temsil etti
Andırınlı Aşık Ali
Şimdi sensiz Çatak beli

 

Efrazılı köyündendi
Havasından suyundandı
Gö Gocanın soyundandı
Andırınlı Aşık Ali
Şimdi sensiz Çatak beli

 

Direnç umudun adıydı
Milletin has evladıydı
Duranoğlu üstadıydı
Andırınlı Aşık Ali
Şimdi sensiz Çatak beli

 

Onun talebelerinden Aşık Dermani'yi, yol arkadaşlarından Aşık Vahap Kocaman ve Aşık Feymani'yi sayabiliriz. Bu kişilerin açıklamaları kitabın içindedir. 

Merhum amcam ANDIRINLI AŞIK ALI'ye rahmet diliyorum.

Nasip olursa ANDIRINLI AŞIK ALI DEMIR'i anlatmaya devam edeceğim. Sayın CELIL ÇINKIR'ın ANDIRINLI AŞIK ALI kitabına ulaşmak için irtibat numarası aşağıdadır.  

ANDIRINLI AŞIK ALI'den küçük bir dizeyle yazımı noktalıyorum.

Dinle güzel sana sözüm
Siyah gözün kara üzüm
Seni görmek ister sazım
Otur yanıma yanıma

diyor Andırınlı Aşık Ali. Belki bu günleri görür gibi gelecekteki okurlarına sesleniyor, şiirlerine davet ediyor.
Selam ile...

 

 

 

 

KİTAP İRTİBAT  

 

Celil Çınkır

 

tel: 0538 360 6625

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Beğen
Muhteşem
Hahaha
İnanılmaz
Üzgün
Kızgın
 
Yorum Yap
Yoruml
 
Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 590 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri