Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gülsen NURDOĞAN

Dalgınlık ve Unutkanlık

25 Ocak 2013 Cuma

 

Yıllar önce, uzak bir şehirde Kerime isimli bir komşum vardı. Çok hoş sohbet ve sevecen biriydi. ''Aynı ben gibi, aynı bizden gibi'' dediklerimizden..Başka şehirlerin insanıydık fakat kaynaşıp muhabbet edebiliyorduk. Kırk yıllık dost gibiydik. Şaka ve latifelerimizi kaldırabildiğimiz, birlikte ağlayıp gülebildiğimiz bir arkadaştı. Yaşıyorsa Allah selamet versin, vefat ettiyse de Rabbim rahmet etsin.

Bir gün bir muhabbet anında dalgınlığından dolayı düştüğü traji-komik hatıralarını anlattı. Kerime hanım alışverişe çıkmış ve geç de kaldığı için alalacele eve koşturuyormuş. Hava da kararmış. Trafik şehrin dar caddesinde oldukça yoğun, yaya kaldırımları insan kaynıyormuş. Kaldırımın üzerinde adamın biri dikelmiş, kıpırdamadan duruyor..''Beyefendi müsaade eder misiniz geçeyim,'' demiş. Adam işitmemiş gibi olduğu yerde duruyormuş. Kerime, tekrarlamış lakin adamın aldırış ettiği yok. Başını kaldırmış bir de bakmış ki, adam zannettiği sokak lambası direğiymiş...

Bizim memlekette sac ekmeği yapılır. Kocaman incecik, yufkalar açılır ve sacda kızartılarak pişirilir. Bir kişinin yapabileceği iş değildir yufka ekmek. Bu yüzden akşamdan komşulara haber edilir, ertesi gün hep birlikte yapılır.

Bir hanım ekmek yapmak istemiş.Akşamdan komşularına söylemiş. Ertesi sabah komşuları eve bakar dururlarmış ki, gelecekler de ekmek yapacaklar. Saat dokuz olmuş hâlâ ses seda yok. Komşusunun biri dayanamayıp kapısını çalmış.. az sonra hanım uykulu bir halde kapıda.. komşu şaşırmış ve ekmek yapacak olduğunu, neden bu saate kaldığını sormuş.Tabi ki kadıncağız unutmuşmuş...

Geçenlerde bir arkadaşımı telefonla aradım.''Kafam ambalaj sepeti gibi'' dedi. Kendisinden küçük bir ricam vardı. Çok yoğun olduğunu, çok fazla koşturduğunu, bu yüzden aşırı unutkan olduğundan bahsetti. Unutmamak için de söylediklerimi not etti. İş yoğunluğu ona en basit şeyleri bile unutturuyormuş.

Unutkanlık ve dalgınlık çoğumuzun genel sorunu. Karşılaştığım bir çok kişi bundan yakınmakta. Stres, kaygı ve yorgunluk ise unutkanlığı ve dalgınlığı artırmakta. Peki neler yapmalıyız unutkanlığı yenmek için, nelerden kaçınmalıyız dalgınlık illetinden kurtulmak için. Aşağıdaki çalışmalar belleğinizi kuvvetlendirecek, daha açık bir zihin yapısına kavuşmanıza yardımcı olacaktır, inşallah.

1- Az televizyon izleyin çünki televizyon ekranındaki simülasyonlar ve efektler beynimizdeki yaratılıcılığı duygusal ve bilişsel katılımı azaltıyor. Bu durum beynimizi sadece gözlem yapan bir dürbün ve teleskop aracı seviyesine indiriyor.

2- Yaşamınız olabildiğince programlı olsun. Çünki bu vücudunuzun biyolojik saatini belli bir düzene oturtacaktır. Vücudunuzdaki bu metabolik düzen de beyninizin daha fazla güçlenmesine daha randımanlı çalışmasına sebeb olacaktır. (Beş vakit namaz sizi programlı ve düzenli biri yapacaktır.)

3- Dinledikleriniz, okuduklarınız ve gözlemlerinizle ilgili bol bol not alın.

4- Çok fazla yemek yemeyin ve çok uyumayın. Aşırı yemek beynimizdeki kan oranının düşmesine sebeb olmaktadır. Unutmayın beynimizin en fazla ihtiyaç duyduğu şey bol oksijenli taze kandır.

5- Bol su için ve bol meyve yiyin.

6- Kafanıza takılan bir şeyi veya hatırlamakta güçlük çektiğiniz bir şeyi es geçmeyin. Hatırlamaya gayret edin, bir gün hatırlayacaksınız.

7- Konuşkan olun. Cümle kurmayı, farklı kelimeler kullanmayı tercih edin. Bol kitap okuyun. Anlamdaş kelimeleri birbirinin yerine kullanmaya çalışın. Konuşmanızı seri, akıcı ve etkin kılmaya çalışın.

8- Hayatın her alanında öğrenme davranışını projelendirin ve ilk fırsatta yaşantıya dönüştürün.

9- Spor yapın. En azından günlük egzersizleriniz olsun.

10- Mümkünse bir enstrüman çalmayı öğrenin. Sanatsal faaliyetler zekanızı keskinleştirecek ve yaratıcılığınızı daha da geliştirecek ve pekiştirecektir.

11- Gereksiz şeyleri aklınızda depolamayın. Adres defteri, hatırlatma kartları ve telefon rehberiniz olsun.

12- Sevdiklerinizle mektuplaşın. Telefon, internet olanaklarına rağmen aciliyet yoksa mektup yazın.

13- Olabildiğince az ilaç kullanın. Doğal beslenin.

14- Sigara içmeyin. Bilimsel olarak bulgulanmıştır ki sigara unutkanlığa, tembelliğe ve dalgınlığa sebeb olmaktadır.

15- Manevi bağlarınızı güçlendirin. Çocuk sevin, çiçek sevin, hayvanları seyredin, fakat pembe gözlüklerinizi takarak.

16- Bilgilerinizle ilgileriniz arasında paralellik olsun. Bilgileriniz sizin için anlamlı olsun. Size fayda verecek şeyleri öğrenin.

17- Öğrendiklerinizi duygularınızla ve duygusal anılarınızla ilişkilendirin. Bu alışkanlık size bilgilerinizi hatırlama konusunda hız ve dinamizm katacaktır.

18- Öğreniyorken bilinçli olarak bilişsel yükleme ve mantıksallaştırmalar yapın. Bilgilerinizin ve öğrendiklerinizin farkında olun. Bilgilerinizi şemalarla veya kurgularla sistemleştirin. Görsel zekanıza hitap eden düzeye getirmeye çalışın.

19- Öğrenme zamanınızı 1 saatlik zaman dilimine döndürün. Bunun 45 dakikasını öğrenmeye, 5 dakikasını tekrar yapmaya, 10 dakikasını dinlenmeye ayırın.

20- Çok tekrar yapın tekrarınızı özetleyici bir yol izleyerek gerçekleştirin.

21- Mutlu, neşeli, ümit dolu duygularla öğrenmeye koyulun/çalışın. Yüksek motivasyonla, hatta yüksek sesle çalışın.

22- Hayalinizde canlandırarak, dramatize ederek, üzerinde düşünerek öğrenmeye çalışın. Çalışmalarınız canlı yayın gibi olsun.

23- Öğrenme etkinliklerinizi aynı zamanda, aynı yerde yaşantıya dönüştürün. Bu bilinçaltınızı kontrollü bir şekilde öğrenmeye uyumlu bir hale getirecektir.

24- Öğrendiğiniz şeyleri somut bağlantılarla görselleştirin. Kazanımlarınızın sonuçlarını düzenli olarak değerlendirin.

25- Bilgilerinize olumlu, çarpıcı, renkli duygusal imajlar ve yüklemeler yapın. Böylece bilgileriniz daha çok bileşenle ve çağrışım ağıyla hafızanızda yer edecektir.

26- Öğrenirken kendinizi baskı altında veya edilgen hissetmeyin. Bu isteksizlik öğrendiklerinizi hemencecik unutmanıza neden olur.

27- Bilgilerinize ve öğrendiğiniz şeylere ''önemlilik'' atfedin.

Ve muhakkak dinlenin. Yoğun geçen bir haftanın sonunda muhakkak istirahat edin. Dinlenmenizin bir bölümünü uykuya ayırın. Ve sonrasında sevdiğiniz bir işle meşgul olun. Kur'an meali okuyun, yürüyüş yapın, tefekkür edin.

 

Hepinize zinde bir beden, açık, berrak, bir zihin, nurlu, temiz bir gönül, âsûde bir hayat dilerim sevgili okuyucularım.

Hoşçakalın..

 https://twitter.com/ZcNur

 https://www.facebook.com/#!/teslime.nur2

kafu-nun@hotmail.com

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 22714 defa okunmuştur
Asi kardeşe
Gülsen Nurdoğan
''Rahman'ın has kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selam!» derler (geçerler);'' Furkan suresi 63. ayet. Başörtüsünü eleştiren ve kişilik haklarımı zedeleyici ifadeler kullanan Asi kardeş, ben seni bu ayetteki ''selam'' sözüyle selamlamak isterim. Allah sana hidayet versin, yorumunuz beni yaralamadı çünki ben o örtüyü taşımaktan şeref duyuyorum. Gördüğünüz gibi Kur'an'da her sorunun cevabı var.
30 Ocak 2013 Çarşamba 21:53
Beğendim (3)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
İçi de dışı da ayni olmuş
Asi Yıldırım
Kafanızın dışı ithal ve siyasi örtünme ile zaten anbalaj sepeti gibiydi içi de belki oksijensizlikten ayni olmuştur arada bir havalandırın
30 Ocak 2013 Çarşamba 16:35
Beğendim (3)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
Madde 28
Esra Duyar
Gulsen Abla, Madde 28'i unutmuşsun. herhalde o da hergün habername.com u okuyun ve okutun OLMALIYDI. :) gayet güzel tavsiyeler.
25 Ocak 2013 Cuma 14:17
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri