Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gülsen NURDOĞAN

SEBE MELİKESİ

27 Nisan 2013 Cumartesi

 

Süleyman Davud'a varis oldu ve şöyle dedi:

''Ey insanlar bize kuş dili öğretildi, bize her şeyden verildi. Şüphesiz bu, gerçekten apaçık bir ihsandır.''

Kuşlar ordularıydı.. Cinler ordularıydı..  Ve insanlardan orduları vardı. Görkemli ordularıyla Karınca vadisine yaklaşınca bir karınca şöyle dedi:

''Ey karıncalar! Haydi evlerinize girin, Süleyman ve ordusu farketmeyerek sizi kırıp geçirmesin!''

(Bu ayeti okurken  evdeki karıncalardan utandım. E mübarekler elektrikli süpürgeyi çalıştırdığımda kaybolsanız a!.. Maalesef makinenin borusu onları bir mıknatıs gibi çekiyor..)

(Süleyman) onun (karıncanın) sözüne gülercesine tebessüm etti ve şöyle dedi.......

Kuşları araştırdı ve ''Ne oluyor, hüdhüdü göremiyorum. Yoksa kayboldu mu?'' dedi. ''Elbette ona şiddetli bir azap ile azap ederim veya onun boynunu keserim ya da bana (nerede olduğu hakkında) kesin bir delil getirir.''

Hüdhüdün haddine mi izinsiz çekip gitmek!..  Ortadan kaybolmasının önemli bir nedeni vardı. Çok geçmeden geldi ve,

 -Senin öğrenemeyeceğin bir şey öğrendim, sana Sebe'den sağlam bir haber getirdim, dedi.

4442[1].jpg

Alabildiğince uçan, uzak diyarlar aşan hüdhüd, Sebe'de yöneticilik yapan ve büyük bir tahtı olan zengin bir kadın gördüğünü fakat onun ve halkının Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiğini söyledi. Ve ardından:

-Allah, başka ilah yok ancak O var. Büyük arşın sahibidir O!'' diyerek Allah'ı tazim etti.

-Bakalım doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mı oldun? diyen ordular sahibi Süleyman aleyhisselam hüdhüde, Sebe melikesine ulaştırması için,  bir mektup verdi.

Mektubu alan Sebe'nin kraliçesi Belkıs, konseyini topladı ve:

''Ey konsey üyeleri! Şüphesiz bana çok değerli bir mektup getirildi.'' dedi. ''O Süleyman'dan gelmekte. O Rahman ve rahim Allah'ın ismiyle başlamaktadır. Bana başkaldırmayın, bana boyun eğip gelin! demektedir. Ey konsey üyeleri! Bana ne yapacağım konusunda görüş bildirin. Ben sizin fikirlerinizi almadan hiç bir karara varmam''. dedi.

Sebe melikesi Belkıs'ın, bir yönetici olarak gayet nazik bir şekilde yönetim kurulu üyelerine fikir danışmasına hayranım..

Konsey üyeleri güçlü bir devlet olduklarını ve savaşmayı iyi bildiklerini fakat son kararı yöneticilerinin vereceğini söylediler. Melike, nazik olduğu kadar zeki ve akıllı bir kadındı.

-Doğrusu krallar bir memlekete girdiler mi orayı perişan ederler. Ahalisinin saygın olanını rezil, kepaze ederler. Evet onlar böyle yaparlar, dedi. Onlara elçisiyle bir hediye göndereceğini ve elçinin ordan ne ile döneceğini bekleyeceğini söyledi.

Süleyman aleyhisselam hediyeyi umursamadı ve ''Allah'ın bana verdiği sizin verdiklerinizden daha hayırlıdır.'' dedi. Elçiye,

-Onlara dön! Yemin olsun ki onlara karşı gelemeyecekleri ordular ile gelirim, onları oradan zelil ve alçalmış olarak çıkarırım, dedi.

Süleyman aleyhisselam kendi konsey üyelerine döndü:

-Ey konsey üyeleri! Hanginiz bana onun tahtını onlar bana boyun eğip gelmeden önce getirebilir, dedi. Cinlerden bir ifrit,

-Ben onu sana sen yerinden kalkmadan getiririm. Şüphesiz ben bunu yapabilecek güçteyim, güvenilirim, dedi.

Yanında kitaptan bir bilgi olan biri, yani ilim sahibi biri:

-Ben onu sana gözünü kırpmadan getiririm, dedi. Süleyman aleyhisselam tahtı yanında hazır bulunca:

Bu, Rabbimin ihsan ve ikramındandır. Şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü yapacağım, bunu imtihan etmek için yaptı. Kim şükrederse, ancak kendine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse , şüphesiz benim Rabbimin kimsenin şükrüne ihtiyacı yoktur, (tersine) ihsan ve ikramı boldur, dedi.

Sebe melikesi Belkıs Süleyman aleyhisselamın huzuruna gelmeden önce iman etmiş, müslümanlardan olmuştu. Süleyman aleyhisselamın sırçadan (camdan) köşküne gireceği zaman sırçayı derin bir su sandı, ıslanmasın diye eteklerini topladı. (Süleyman)

-O, sırçadan yapılmış parlak bir köşk, dedi. Sebe'nin melikesi Belkıs:

-Ey Rabbim!

Ben kendime zulmettim, Süleyman ile birlikte, alemlerin Rabbi olan Allah'a boyun eğip, teslim oldum, dedi.

Selam olsun Süleyman aleyhisselama ve selam olsun Sebe melikesi Belkıs'a!.. Selam olsun mürselin'e ve ehli imana!...

''Sultan süleymana kalmayan dünya

Dağlar birbirinden ayrılır bir gün.''

 

NOT: Gerekli bilgi için Neml suresine bakınız.

 

Email: kafu-nun@hotmail.com

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3682 defa okunmuştur
Teslime Kardeşimin eline sağlık
Suna Durmaz
Teslime kardeş eliize sağlık. Ben de Hüdhüd kuşu hakkında bir yazı yazmıştım.Ve hüdhüd kuşunu çok severim.Hatta bloğumda propfil resmi hüdhüddür.Yazıyı sizinle paylaşmak istedim.http://www.yeniasya.com.tr/yazi_detay.asp?id=6873 Hüdhüd’ün gezisi! - Suna DURMAZ - YENİ ASYA www.yeniasya.com.tr “O gün, zâlim kimse ellerini ısırıp: ‘Keşke Peygamberle beraber bir yol tutsaydı...m; vay başıma gelene, keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kur’ân’dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor’ der.” (Furkân Sûresi, 27-29.)See More.2 hours ago · Like · 1 · Remove Preview..Teslime Gülsen Nurdoğan Suna hanım yazınızı okudum, çok güzel. Fakat bu yorumunuzu sitedeki yazımın altına yazarsanız daha faydalı olur kanaatindeyim. Selamlar..
27 Nisan 2013 Cumartesi 11:09
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri