Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hakkı ERÇETİN

Nogales Bey

18 Şubat 2015 Çarşamba

Nogales Bey veya Nogales Paşa…

Bir dünya vatandaşı, seyyah, yazar, gazeteci, casus, maceraperest, savaşçı ve zamane Don Kişotu...

Venezuelalı soylu ve varlıklı bir ailenin çocuğu…

Büyük dedelerinden biri Kristof Colomb'un diğeri de Simon Bolivar'ın yardımcısıdır.

Asıl adı "Rafael Ramon Indxaupse" iken Bask kökenli babasının "ceviz ağacı" manasına gelen" Indxaupse" soyadını İspanyolca karşılığı olan "Nogales" kelimesi ile değiştirir. Böylece adı Rafael de Nogales Mendez" olur.

14 Ekim 1877'de, Venezuela'daki Tachira eyaletinin başşehri olan San Cristobal'de doğmuştur. Takriben 7 yaşlarında iken ablalarının evliliği nedeniyle oluşan akrabalık nedeniyle Almanya'ya eğitime gitmiştir. Avrupa'da aldığı harp akademisi eğitimi sonucunda 17 yaşında asteğmen olarak İspanyol Ordusu'na katıldı. 1898 yılında Küba'da Amerika'ya karşı yapılan savaşa katıldı. Bu savaşı Birleşik Devletler kazanınca Küba'dan Haiti'ye oradan Kuzey Afrika'ya geçmiştir. Fas'ta kısa bir görev yaptıktan sonra Hindistan, Afganistan, Endonezya, Güney Afrika, Angola, Arjantin, Brezilya, İngiltere, İrlanda ve ABD 'yi dolaşarak 1901 yılında ülkesine döndü. Venezuela ordusuna katıldı ve yüzbaşı rütbesine kadar yükseldi.

 Ülkeye döndükten kısa bir süre sonra yöneticilerle olan problemlerden dolayı orta Amerika ülkelerine oradan da ABD'ye Nevada ve Arizona bölgesine geçerek kovboyluk yapmıştır. Yanlışlıkla bir adamı öldürünce 1903 yılında Çin'e gider. Orada sahip olduğu yabancı dil bilgisi ile casusluk faaliyetlerinde bulunur. Oradan Kore'ye geçer ve 1904 yılında tekrar Alaska ve Amerika'ya döner. Sonraki dönemde Orta ve güney Amerika'da bir çok devrimci harekete katılır. Bu çeşitli faaliyetler 1914 yılına kadar sürer.

1914 yılında 1.Dünya Savaşı başlar. Nogales bey önce Belçika, sonra da Fransız Ordusu’na yazılmak istedi. Ancak Venezuela vatandaşlığını terk etmesi şart koşulduğu için bu ordulara katılmaktan vazgeçti. Bu arayış sonucu yolu Bulgaristan'a düştü. Orada bir Bulgar subayın “Biliyorsunuz, Fransızlar ve İngilizler Latin Amerika halklarının düşmanlarıdır. Asya ve Afrika’nın yoksul insanlarını da eziyorlar. Onlar için ne diye savaşacaksın? Sana Türk Ordusu’nda savaşmak yakışır, onlar senin kardeşlerindir.” Şeklindeki telkinleri etkili olmuş ve sonunda Ocak 1915 tarihinde Osmanlı ordusunda görev yapmak üzere İstanbul'a geldi.

Nogales bey, süvari binbaşısı olarak 3.ordu emrine tayin edildi. İlk görev yeri olan Kafkas cephesine gitmek için emir eri Arnavut Sadık (sonradan dünyanın her yerinde kabul edilen soylu nitelikleri taşıdığını ifade ettiği) ile beraber Haydarpaşa Garı'na gelince gar müdürü onu samimi bir şekilde "merhaba Nogales bey" diyerek karşıladı. O günden sonra hep "Nogales bey" olarak anıldı. Bindiği trenle Nisan 1915'te Van'a ulaştı. Burada Seyyar Jandarma Birliklerine komutan tayin edildi.

Bu bölgedeki önemli başarılar kazandı. Bundan en önemlileri Ruslarla işbirliği yapan Van'ı işgal eden Ermenilerin 30 bin kişilik ordusunu 12 bin kişilik birliği ile bozguna uğratıp Van'ı kurtarması ve Kotür dağında 2 Rus birliğini durdurmasıdır. “Hilâl Altında Dört Yıl" adlı hatıratında Ermeni çetelerin sivil savunmasız Türkleri hunharca öldürdüğünü buna karşılık Osmanlı ordusunun sivil Ermenilere kesinlikle saldırmadığını yazar. Bu kayıtlar özellikle Ermeniler tarafından tartışma konusu yapılmış ve kaynak olarak kabul edilemeyeceği söylenmişti. Çünkü Ermenilere göre bunu yazan yabancı da olsa sonuçta bir Osmanlı subayıydı.

Nogales bey hatıralarında, “Şark’ın ilk askeri ve centilmeni hiçbir şüphe yok ki Türklerdir” deme itinasını gösterir ve “Osmanlı Nizami Ordusunun, Ermeni katliamlarında tamamen kabahatsiz” olduğuna şahadet eder.

Nogales bey buradan Irak, Suriye-Filistin cephelerine geçmiştir. Bu cephelerde özellikle yabancı dil bilgisi, fiziki özellikleri ve önceki casusluk tecrübeleri sayesinde Osmanlı birliklerine çok önemli ve faydalı istihbarat sağlamıştır. Çünkü sahip olduğu özellikler nedeniyle İngilizlerin şüphelenmediği bir tipti. Bulunduğu her cephede önemli yararlıklar göstermiştir.

Mondros Mütarekesi imzalanınca bütün ısrarlara rağmen Osmanlı ordusunda kalmayı kabul etmeyerek binbaşı rütbesiyle terhis olarak memleketi Venezuela'ya dönmüştür.

1924 yılında “Hilâl Altında Dört Yıl" adlı hatıratını ve 1932 yılında         "Gönüllü Bir Askerin Hatıraları" adlı otobiyografisini yayınladı. Bu dönemde sakin bir hayat geçirse de ateşli bir demokrat ve vatansever olarak sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı kalemiyle mücadele etmiştir.

Nogales bey, askeri bürokrasideki yolsuzlukların orduyu zaafa uğrattığını ve bunun sorumlusu olarak Ahmed Cemal Paşa'yı sorumlu tutmaktadır. Hatıralarında, " Türk ordusunu yenecek bir ordu tanımıyorum yeter ki karnı tok olsun. Türk ordusunun en büyük problemi açlık idi. Bu konuda yeterli organizasyonu yapmayanlar sorumludur" demektedir.

Yine hatıralarında ilginç bir not düşer. Kudüslü bir müslüman Nogales'e; "Sen bir müslüman gibi hareket ediyorsun. Bu senin köklerinden, damarlarındaki kandan; Endülüs’ten, Gırnata’dan, Kurtuba’dan geliyor." demiştir. Nogales bey bu kanın hakkını vermiş ve şükran borcunu ödemiş bir Latin Amerikalı idi.

Hilâlin altında savaşmayı öyle benimsemişti ki, Osmanlı Ordusu’nun mağlubiyetini ömrünün sonuna kadar hazmedememiştir. Yazılarında ve konferanslarında hep Osmanlı'nın haklılığını savunmuştur. Ölümünden kısa bir süre önce bir dostuna yazdığı mektubunda: “Bir gün İslam âlemi uyanacak ve bütün sömürgeci güçleri topraklarından sürecek!” diyordu.

10 Temmuz 1937 tarihinde felç geçirerek Panama City'de vefat etmiştir. 2 Ağustos 1937 tarihinde bir arkadaşının aile mezarlığına defnedilmiş ve 1975 yılında buradan çıkarılarak Venezuela Ordusunun askeri anıt mezarına defnedilmiştir.  

Bu ümmete ve millete hizmet eden her kim olursa olsun unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı ifade etmek açısından bu yazıyı kaleme aldım.

Ne diyelim, toprağın bol olsun Nogales bey.

 

hercetin39@gmail.com

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 7686 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri