Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hakkı ERÇETİN

Palangoz'un Kavesi

01 Nisan 2014 Salı

"Palangoz" köyümdeki en eski bakkal dükkanı ve kahvehane sahiplerinden biri olan Hüseyin aganın lakabıdır. Bu lakap kendisine niçin verildiğini tam hatırlamıyorum ancak biraz dağınık ve hijyen yoksunu birisi olduğu için verildiği söylenir. Palangoz Hüseyin aga az konuşan ama öz konuşan ve az gülen bir yapıya sahipti. Her ne kadar hijyen yoksunu olsa da sırf onun çayını içmek için civardan gelen müşterileri vardı. "Palangoz'un Kavesi" kendi çapında bir üne sahipti.

Çocukluk dönemimiz paranın kıt olduğu ancak çok ta aranmadığı dönemlerdi. Paramızın olmadığı zamanlarda mal takası ile alışveriş yapma zevkini bize tattırmış birisidir Palangoz Hüseyin aga. Yumurta karşılığı o zamanlar çeşitleri pek te kıt olan şekerleme ve çerez alırdık. Yumurta her zaman geçer akçe idi. Nadiren de olsa değişik sebze ve meyve ile de takas yaptığımız olurdu.

"Palangoz'un Kavesi" konum olarak köy camiinin karşısında olması hasebiyle orta yaş ve üzeri cemaatin takıldığı mekan idi. Palangoz Hüseyin aga köyde ilklerin adamı olmuştur. Mesela, köye henüz elektrik gelmemişti ancak Palangoz'un kavesinde televizyon vardı. Bu sebeple biz köy halkı olarak televizyonu elektrikten önce tanımıştık. Televizyonun elektrikten önce köye gelmesinin sebebi ise Palangoz'un Almanya'da çalışan damadı idi. Kayınpederine hediye olarak getirmişti.

Kahvehanenin arka bahçesine kurulan akü ve onu şarj eden bir su motoru düzeneği ile elektrik elde ediliyor ve televizyon yayınları seyrediliyordu. Palangoz'un külüstür kavesi bu sayede bir nev'i teknoloji üssüne dönüşüyordu.

Doğal olarak 18 yaşın altındakilerin kahvehaneye girmesi yasaktı. Müşterinin kesat olduğu zaman Palangoz 25 kuruş karşılığı çocukları televizyon seyretmesi için içeriye alırdı. Yetişkin müşterilere yer kalmadığı zamanlar "Jandarma geliyor!" diye seslenmesi çocuk müşterilerin kahvehaneyi terk etmesi için yeterli olurdu. Bu durumda para iadesi kesinlikle yapılmazdı. Bazen komşu olduğumuz için beni ve arkadaşlarımı kayırdığı olurdu. Ancak keyfi yerinde değilse "Babalarınıza hizmet ettiğim yeter siz de kusur kalın" der hepimizi kovalardı.

Derken köye elektrik geldi ve televizyon sayısında da artışlar olmaya başladı. Kalabalık televizyon misafirlikleri de zuhur etmeye başladı tabii ki. İlk başta normal karşılanan bu misafirlikler bir müddet sonra problem olmaya başladı. Özellikle bütün gün tarlada bahçede çalışan insanların her gün bu kalabalıkları misafir etmesi hakikaten zor işti.

Köy halkı artık televizyona alışmıştı. Ancak Palangoz Hüseyin aga damadı sayesinde yine bir ilke imza atarak köylüyü video ile tanıştırdı. Video oynatıcısı ile birlikte damadının getirdiği sadece bir kaset vardı. O da bir keloğlan filmi idi.

Palangoz'un kemik müşterisi olan yaşlı camii cemaati bu filmi çok sevmişti. Hiç abartmıyorum, bu filmi tam bir sene boyunca neredeyse her gün aynı iştahla seyrettiler. Özellikle hacılar grubundan Hacı İbraam aga yeterli vakit varsa hemen "Kaveci! Şu bizim filmi koyda seyredelim bakalım" diye seslenir ve Palangoz Hüseyin aga da buna itiraz etmez, kasedi videoya yerleştirirdi. Tabii ki arkasından çaylar dağıtılmaya başlanırdı. Bu sebepten dolayı video oynatıcı ilk başta keloğlan filmini göstermek için icat edilmiş bir alet gibi gelirdi bize. Çocukların aynı masalı defalarca dinlemesi gibi bizim kave halkı da bu filmi ilk bir sene aynı iştahla her gün seyretmişti. Keloğlan filminin seyri aralar uzayarak 2 seneyi aşkın bir zaman devam etti. Neyse sonrasında video kaset piyasası memlekette de açılınca bu aygıtta başka filmlerin de izlenebileceğini öğrenmiş olduk.

Her şeye rağmen benim gözümde "Palangoz'un Kavesi" her zaman farklı bir yere sahip olmuştur. Teknoloji ve iletişim araçları ile tanıştığımız bir mekan ve bu sayede küçük dünyamızın dışındaki dünyalara açılan bir pencere olmuştur. Bu sayede hayallerimizin ufku da genişlemiştir. Sırf bu sebepten dolayı Palangoz Hüseyin agamı her daim rahmetle anarım.

Alkole düşkün oğlu Palangoz Osman babasının ölümünden sonra bir müddet işletse de kahvehane ve bakkal kapandı. Köhne binası yıkılarak bu dünyadan silinmiş oldu. Ancak hatıralarımızda her daim var olmaya devam edecek inşallah.    

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4348 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri