Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hamit SEVEN

“Balık bilmez…”

19 Mayıs 2009 Salı

Günlük yaşadığımız olaylar, “tecrübenin” imbiğinden süzülmüş atalarımızın sözlerini hep doğrular…
“Akılsız dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun” der mesela atalarımız, ne kadar doğrudur…

Mesela, “Çingeni baş yapmışlar, o da tutmuş önce babasının başını kesmiş!” derler yine…

Bir büyük dostum, “Anladım ki, her beş yılda bir dostlukları çek etmek lazımmış” demişti…

Dost bilip canımızı dişimize takarak omuzlarımızda bir yerlere taşıdığımız insanların “nemenem” dost oldukları düşmanın bile yapmayacağı-yapmaya cesaret edemeyeceği “icraatlarıyla” orta yere dökülüverir de “nutkumuz” tutulur, “midemiz bulanır”…

Bu gibi meselelerde daha sonra midemizin bulanmaması için nelere dikkat etmek gerekir? diye bir “çözümleme” yaparsak “kişilik tahlillerine” göre sanırım  “binbir” sonuç elimizde toplanıvermiş…

Aslında, bir işe “gözü kara” girmemek lazım…
Aslında gözü kara gireceğimiz “işin” “kişisinin” karakterini iyice “tahlil” etmek lazım…
Aslında, ne yazık ki 21.yüzyıl dünyasında bir kişi için “referans” olmak oldukça riskli, oldukça boyumuzu aşan bir “iş” bunu unutmamak lazım…

Elbette, “Sen iyilik yap denize at, balık bilmezse, Halık bilir” amma bazen yapılan gözü kara, önünü arkasını bilmeden, ne getirip ne götüreceğini bilmeden  yapılan “iyilikler” bir bakmışsınız ki bazen durup dururken etrafımızda gördüğümüz bir çok  “frenkeştayn”ın yaratılmasına sebep olmuş!…

“Siz siz olun aman durup dururken frenkeştaynlar yaratmayın!” diyenlere de kulak kabartıp, aslında sözünü dinlemek lazım…

Siz siz olun yine de yan yana inci gibi dizilmiş kulağa hoş gelen “sihirli cümleleri” dilinde, “vicdanını” ise “cebinde” dolaştıranlara “kefil” olmadan önce geçmişini ve geçmiş “dostluklarını” iyice araştırın!…

Sizin iyi niyetinizi ve fedakarlıklarınızı emin olun “balıklar bilmez…”

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4004 defa okunmuştur
DOSTLUKTAN BAHSEDENE BAK
Ercan BİTİKÇİOĞLU
A. Mekki ya da her kimsen, boşver sen zaten sınıfta kaldın! Dostluk kim sen kim? Okuduğunu da analayamamış, ya da birşeyler sokuşturmak için bunu fırsat bildin.. Kara günmüş... Dostluğun hakikisini bilen bilsin. Bilmeyene dost kılıklı düşmanlar musallat olsun. Olsun ki, samimi dostluk nasıl olurmuş anlasın, olsun ki dostluğun işine gelen işleri ısmarlamaktan (menfaatten) ibaret olmadığını anlasın!
20 Mayıs 2009 Çarşamba 23:38
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Bence gerek
Ahmet Mekki
Dostluklarin çek edilmesi bence gerek. Öyle ya bilmemiz lazım kim hakiki, kim karagün dostu diye. Yazar doğru söylüyor bence
20 Mayıs 2009 Çarşamba 23:21
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DOSTLUK ÖYLE OLMAZ Kİ
Ercan BİTİKÇİOĞLU
Muhterem kardeşim, dostluk üzerine yazıyorsunuz!.. Dostluk kesintiye uğrar mı? Uğruyora buna dostluk denir mi?Kesintiye uğramadan sürüyorsa nasıl oluyor da, "Anladım ki, her beş yılda bir dostlukları çek etmek lazımmış” diyen dostunuzu takdir ediyor, bu sözünü düstur belliyorsunuz? Dostluk süregiden bir ilişkidir, böylesi bir vefalı ilişkiye dostluk denir ve çek etmeye(kontrole)ihtiyaç göstermez!
20 Mayıs 2009 Çarşamba 08:48
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri