Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hamit SEVEN

“Biz kazanalım”

11 Şubat 2009 Çarşamba

 


Türkiye, artık iyiden iyiye seçim “sathı mahalline” girdi ya…


Politik yüzler, artık iyiden iyiye "savaş baltalarını" çıkartıp ha babam parlatmaya başladı ya…


Değmeyin medyamızın “rüzgar güllerine”!…


Diyeceğimiz odur ki, günışığı görmemiş, parmak ısırtacak, zihin uçuklatan günlere hazır ol Türkiye!…


Telefonlar, kasetler, bilmem ne skandalları!...


Atış serbest yani!…


Gözünü ve sözünü, “Belden aşağı” alıp “Baş"a” bakana helal olsun!...


Gerçeklik, hak-hukuk adına, dibine kadar bulaşılan kirlilikten ve yüzeysellikten “gına” geleceğiz yine…


 


Önceki gün okuduğum “bir kısım” gazetelerin haberleri bu yazının ilham kaynağı oldu…


 


Süreç içerisinde daha da “aşağısını” daha da “dibe vuranları” beklediğimizi belirtelim ayrıca…


 


“Kıyım”, bir adım daha ilerisi adeta “insanlığın bir süreliğine raflara kaldırılacağı” Seçimin en gözde sath-ı olan İstanbul’da cereyan ediyor elbette…Bunun sinyalleri de yavaş yavaş geldi bile…


 


İşte…


Flaş Flaş Flaş…


 


"İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Kadir Topbaş"ın yıllar önce Namaz Öğreniyorum video için kameralar karşısına geçtiği ortaya çıktı!...Baba rolünde izlediğimiz Topbaş, filmin yalnızca piknik sahnesinde görülüyor…Burada ağaç dalından düdük yapıyor…Annesiyle kır gezisine çıkıyor ve çocuklarına dini bilgileri öğrenmelerini teşvik ediyor!…"


 


Flaş…Flaş..Flaş…


Eeeeeeeeee!!!...


 


Yarın bir kısım gazeteler de de Kılıçdaroğlu ile ilgili “başka başka“ haberler yer alacak!…Çünkü bunun kaçınılmaz sonucu budur!...


 


“Çamuru temizlemek” savaşında mağlup olan, kesinlikle bir daha geri getiremeyeceğimiz yitip giden insani özelliklerimiz, değerlerimizden başkası değildir!...


 


Peki bunları istiyor muyuz?!...


Peki, bu toplum bu süreçlerde böylesi alabildiğine kirlenmeyi hak ediyor mu?...


Her seçim, “toplumsal travmalara” maruz mu kalmalıyız?!...


Her seçim süreci, ruhumuzun işkencesi, ıstırabı mı olmalı?!...


Tabiî ki hayır…Sonuna kadar hayır…


 


O zaman gelin; bu seçim, fikirlerin, düşüncelerin, projelerin ve insanlığın yarıştığı “bir tatlı huzur” süreci olsun…


Bu seçim sürecini, kardeşlik ve dostluk rengine boyamak bizim elimizde…


Haydi gelin yapalım bunu…


Fikrimiz, rengimiz, parti bayrağımız ne olursa olsun biz inanalım ve bilelim ki, yarış ülkemiz ve milletimiz içindir…


 


Böyledir, böyle de olmalıdır!…


 


 


 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4432 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri