Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hamit SEVEN

“Erkan Yolaç’da gelse!…”

21 Ağustos 2010 Cumartesi

“Erkan Yolaç” geliyor aklıma bu günlerde…

Hani o, 80'lerin “sınırlı-sorumlu” televizyon dünyasının “nostaljik öğeleri”nden “Evet – Hayır” yarışmasının ünlü sunucusu Erkan Yolaç…

*

Eğlence programının aralarında Mehter Marşı eşliğinde, “pırt” diye kendini sahneye atıp, “Eveet sevgili seyirciler, kıymetli misafirleeer; şimdi de her zaman ki gibi yine bir “Evet-Hayır” yarışması yapıcaz. Bunun için sahneye gelecek gönüllü arıyoruuum…Var mıııı? Elleri göriim, eller, eller…Evet evet orta sırada oturan hanımefendi, hayır hayır sizin yanınızdaki…Sol yanınızdaki canıım. Hah evet, siz siz, eveet küçük hanımefendiyi buraya alıyoruz… Medeni cesaretinden dolayı küçük hanıma koccamaaan bir alkış. Evet hooooooooopppaaaaaaa…Efenim, teşekkürlerrr, teşekkürleeerr…Şimdi yarışmamıza başlıyoruz…Efenim, sorduğum sorulara evet yada hayır diye cevap vermiyeceksiniz, başınızı emme basma tulumba gibi sallamayacaksınız…”  lakırdılarıyla süre giden, sahneye gelenin “Ankara Marşı”yla gelip, “İzmir Marşı”yla giden ünlü yarışmanın “patenti” de kendisine ait, işte o ünlü sunucusu…  

*

Hala kulaklarımızdan gitmez, bazen “kolaycacık”, bazen “zorlaya zorlaya” “evet” yada “hayır” dedirttiği yarışmacının üzgün bir şekilde “aaaaa!!!” deyişiyle birlikte, “Evvveeet dediniiiizzz” diyerek sevinçten neredeyse başını tavana vuracak gibi sıçrayarak, her defasında zıplama rekoru kıran bu naif ve kibar “Türkiye’nin zıplama rekortmeni”nin attığı o “zafer çığlığı”…

Hala kulaklarımızda…

*

Başka “kanalların” ve “çağın buluşu (!)” uzaktan kumanda aletinin olmadığı yıllarda “değişmez tercihimiz” olan önceden “banta” çekilmiş, “Erkan Yolaç’lı” programlara, çocuk gözlerimizi kilitler dakikalarca izler, kahkahalara boğulurduk…

*

Heyy gidi günler…

 “Beyaz adamın”, “…büyüklerin, dünyayı çocuklardan emanet aldıklarını” “haykıran” “Kızılderili Şefi’n” mektubundaki asil feryadına “ihanet” ettiğinden “bihaber” olduğumuz…

Hey gidi, “çocukluğumuz”…

Çocukluk yıllarımız!…

***

“Muhterem Liderlerimizin” bir “sözü”, bir “el işaretiyle”,  meydanlarda çınlayan “Evet-Hayır” seslerini duydukça, “sevgili büyüğümüzün” kulakları çınlıyordur, şimdilerde…

*

Eh, o da takdir eder ki, zaman 2010’lu yıllar!…

Yani, “bu zaman”, “o zaman” değil elbette!...

Dün, “Evet-Hayır’ı” “masum” kahkahalar eşliğinde izlemiştik…

Bugün, “canlı canlı” “ibretle” izliyoruz!...

O zamanla, bu zaman arasında çok “köprüler” kuruldu…

O köprülerin altından da çok “sular aktı”!…

*

Ne mi oldu?!..

“80’nin çocukları büyüdü”!…

Ülkede “aslında neler oluyor?” dedi!…

“Okumayı, yazmayı”…

“Sevmeyi, sevilmeyi”…

“Kavga etmeden, tartışmayı”…

“Ölmeden, öldürmeden yaşamayı”…

“Soru sormayı, sorgulamayı”…

“Sorundan kaçmamayı,  çözümün paydaşı olmayı”…

“Demokrasinin” ve “adaletin” “mutlaka” herkese “lazım” olduğunu!…

Önemlisi, “Evet-hayır”ın geçmişin eğlenceli bir “yarışma şovu” olmadığını öğrendi…

“Anladı”, “anlamlandırdı”!...

*

Sonra...

“Yasak duvarını” aştı…

“Duvarların ötesi”ne geçti!…

“Parlak” bir “zihin” ve “cesur yürekle”…

“Ana”sına sahip çıktı!…

“Yönetime el koydu!...”

Artık daha da “demokratik” “Yasa”larla onu “koruyacak!…”

*

“Evet-Hayır”, aslında “12 Eylül”’de, “12 Eylüllerle” sona erecek, şimdi “gerçek bir yarışmadır!...”

“Dünde kalmışlar!”, “düne alışmışlar!” değil belki ama, “gerçeğin ışığında yarına koşanlar” bu “yarışmanın” “farkındadır!...”

O hala yıllara meydan okuyan yaşı ve o sevimli haliyle “Erkan Yolaç” ‘da gelse, artık onlara “Hayır dedirtemez!...”

*

“Dünün çocukları büyüdü!…”

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6494 defa okunmuştur
Yarışmayı kazanmak istiyorum
Musa Pazarlı
EVET ya da HAYIR demeden bu iki kelimeyi kesinlikle kullanmadan (!) Türkiye'nin yeni anayasasını yaparak, özerk kurumlarını tasfiye ederek, yargısını adil kılarak, önce yüzde 99'u müslüman olan vatandaşlarına temel hak ve özgürlüklerini vererek vererek SOĞUK SAVAŞ DÜZENİnden bir an önce çıkmasını istiyorum. Yani bir vatandaş olarak Erkan Yolaç'ın evet-hayır yarışmasını kazanmak istiyorum, evet'in de hayır'ın da, boykot'un da fanatiği olmadan!...
25 Ağustos 2010 Çarşamba 01:15
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
ömür kardeşime
semih demiroğlu
Ömür bey kardeşim yazarın yazdıklarına aynen katılıyorum ben.önceki dönemler geride kaldı demokratik değişime karşı büyük bir direniş var olacakta zaten demokrasi herkesin özgürce düşünme hakkına sahip olmasıdır.Kişi karşısındakinin düşüncelerine katılır yada katılmaz en doğal hakkı. sevgiler
24 Ağustos 2010 Salı 00:01
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
bak seen..
ömür
yolaçta gelse HAYIR dedirtmezmiş..OY OY OYYY..BENDE BÜYÜDÜM ahanda o dedğin zamanların GÜCCÜMEN ÖMÜRÜ,büyüdü,burda sizlerin ömrünü yemeye devam ediyor:)hem KIZILDERİLİLERİ ÖRNEK GÖSTERMEN İÇİN,ONLARIN O HİÇ VAZGEÇMEDİKLERİ,"KIZILDERİLİ ŞEREF YASALARINDAN"daaa örnek vermen gerekirdi Hamit kardeş..yoksa BOŞ yazdıkların..beni tatmin etmedi.tatmin etseydi işte ozaman..........!!!!kal sağlıcakla..
22 Ağustos 2010 Pazar 09:23
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri