Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hamit SEVEN

“Keneler girmiş bostana”

14 Temmuz 2008 Pazartesi

İlk “kene vakası”  görüldüğünden bu yana toplum olarak, “Devletin malı deniz, yemeyen domuz” deyiminin “domuzunu”  “keneyle” özdeşleştirip yer değiştirerek dalgamızı geçiyoruz…

 

Kesin çözümü hala yok…Yetkililerin kamuoyuna, uzun kol elbise giyilerek pantolon paçalarının çorap içine sokulmasını salık vermesinden başka, evet henüz hala bir çözümü yok…Isırılanında dokunanında “canına okuyan”  bir illet bu… Gelişimi ve yayılması ile ilgili “sanal hikayelerin” dışında şimdilik net kaynak bir bilgi,bulgu da elde yok…Doktorlarımız,varsa yakındaki bir sağlık birimine gidilmesi, yoksa sadece ısırdığında kene"nin vücuttan nasıl çıkarılması gerektiği yönünde uyarılarda bulunuyorlar o kadar… Siz siz olun, ilgili uyarılara kulak asarak aman dikkatli olun yine de…Eğer sonunda Allah korusun “kireçlenmek” istemiyorsanız bu uyarılara mutlak dikkat etmelisiniz…

 

Ve Sağlık Bakanlığı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nden (KKKA) ölenlerin bir istatistiğini 11 Temmuz 2008 tarihinde açıkladı en son…

 

Ne zamandır bekliyordum bu istatistiği… Sonunda Bakanlık yetkilileri merakımızı giderecek istatistiği nihayet açıkladı da yayınlanan haberler aracılığıyla öğrenmiş olduk…

 

Açıklanan istatistik rakamlarına göre, 2008'de toplam 37 kişi Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı (KKKA) nedeniyle hayatını kaybetmiş… 16 ilde görülen ölümlerde 7 ölümle Çorum ilk sırayı almış…5'er ölümle Karabük ve Tokat ise ikinci sırada...

 

İllere göre KKKA ölümleri ise; Çorum'da 7 kişi, Karabük ve Tokat'ta 5'er kişi, Yozgat'ta ise 4 kişi, Ankara'nın Kızılcahamam ve Nallıhan ilçeleri ile Kastamonu, Samsun ve Sivas'ta 2'şer kişi, Amasya, Bolu, Bingöl, Çanakkale, Çankırı, Giresun, Konya ve Rize'de ise 1'er kişi kene kurbanı…

 

Bu istatistik bugünün… Böyle gider önüne geçilmezse yarın birer ikişer eklenerek sayıların daha da kabaracağı kesin…

 

Doğa kendini yoketmeye çalışanlardan intikam mı alıyor dersiniz, yıllaryılı  dere yataklarına kurulan fabrikaların filtresiz bacalarından, derelere bırakılan kimyasal atıklarından sonra besin kaynakları kimyasal maddeler olan doğal (!) hayat, genetik değişime uğrayarak savunma mekanizmasını mı geliştirdi dersiniz, yoksa komplo teorileri ekseninde, “bakın işte, birileri virüslü keneleri ülkemize gönderdi” mi dersiniz orasına aklım ermez ama, biz içeride bitmek tükenmek bilmeyen siyasi enrikalar, ve kısır mülahazalarla birbirimizi “ısırırken”, “yekünümüzün” canına kasdetmiş “ölümün kene dişleri”ni göremiyor, acısını duyamıyoruz ne kötü…Hastaneler, ünitelerinin ve yatak kapasitelerinin büyük bölümünü kene kurbanlarına ve olası kene vakalarına tahsis ederek, diğer hastalıkları önemseyecek halde bile değiller…Olayın vehametini hastanelere gidenler görürler…

 

Şüphesiz ki ortada ciddi bir “ekolojik savaş” hali var… İlgili bakanlıklar, düşman kene saldırılarına karşı, Tıp dünyasından gelecek yeni bir kökten çözüm haberine kadar, Keklik ve Sülün kuşlarının seri üretimiyle birlikte doğaya “konuşlandırılması” ve alınacak karantina tedbirleri ile karşı saldırıya geçmiş bulunuyor!…

 

Daha yakın bir geçmişte, “Şarbon” tehlikesinin savuşturulmasına karşı “Elinizi yıkayın geçer” diyen bir Sağlık Bakanı"nı da gören bu ülkenin ölüme meydan okuyan “erkek” tedbirlerinin alındığı bu “harekatta” biz mi ne yapacağız?…

 

Yeşilliklerin gölgelerinde “keyf çatma” zevkimizi köreltecek, uzun kollu elbiseler giyip pantolonumuzun paçasını çoraplarımızın içine sokup işimize bakacağız…

Ha birde kene bize “dokunabilir” ama biz kene"ye asla “dokunmayacağız”…

 

Çok korkuyor, psikolojik olarak hem kendinizi rahatlatmak,hem de ses dalgası yayarak, olaki keneleri kovmak istiyorsanız “bebelerin” o meşhur “anonim” türküsünü yeni duruma uyarlayarak yüksek sesle söyleyeceğiz…

 

Dandini Dandini Dastana
Keneler Girmiş Bostana

Kov Bakanlık keneyi
Almasın canımızı Nenni
E….. E…. E… E….

Biner Atın İyisine
Düşer Yolun Kıyısına
Haber Verin Bakana

Çözüm bulsun  bu işe Nenni
E….. E…. E… E….

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3598 defa okunmuştur
palyatif tedbirlerle keneyle yaşamak
Saliha Uğurlu
Sıkıntı başa gelmeden gelebilir düşüncesiyle planlar yapılsa,kurumlarımız sahalarında mesai doldurma mekanları dışında palyatif tedbirler harici yerine geleceğe dönük çalışmaların yapıldığı adeta birer laboratuar yerleri olarak çalıştırılsa.....saygılar
15 Temmuz 2008 Salı 16:55
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Gene mi kene
Can Demir
Sayın yazar, espri yapıyor ama insan sağlığı ciddi bir iştir. Sağlık Bakanlığınun bu konuda her türlü imkanı seferber ettiğini düşünüyorum. Fakat konunun aslı denir, kimsenin ciddi bir bilgisi yok..Nerde çıktı bu kene gene...
14 Temmuz 2008 Pazartesi 23:05
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri