Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hamit SEVEN

“Oy birliği ile kapatılmasına…”

14.12.2009 17:53

 

    

Yıl, 26 Ocak 1954…

“Millet Partisi”, Ankara Sulh Ceza Mahkemesi tarafından “kapatılmasına karar verilmiştir”…”

Yıl, 20 Haziran 1960…

“Demokrat Parti”, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından  “kapatılmasına karar verilmiştir”…”

***

Yıl 1963…

“Anayasa Mahkemesi” kurulmuştur…

Yıl 1968…

Anayasa Mahkemesi tarafından;

“İşçi-Çiftçi Partisi”’nin “kapatılmasına karar verilmiştir”…

Yıl 1971…

“Milli Nizam Partisi”’nin ve aynı yıl içinde “Türkiye İleri Ülkü Partisi” ile “Türkiye İşçi Partisi”’nin “kapatılmasına karar verilmiştir”…

***

Yıl 1972…1980…1991…1992…1993…1994…1996…1997…1998… 1999…2001…2003…

Ve…Yıl, 2009…

Demokratik Toplum Partisi (DTP)…

 “…aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği anlaşıldığından, Anayasa'nın (…) ve (...) maddeleriyle 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun (…) ve (…) maddeleri gereğince kapatılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.”

***

Türkiye + Çok partili siyasi yaşamı = 27 siyasi parti kapatılmıştır!…

***

O günden, bugüne…

Neredeyse her yıla bir “parti kapatma” düşmüş!...

Siyasi partilerin tümüyle kapatıldığı “Askeri müdahaleler” hariç, hakkında açılan “kapatma davası” reddedilen buna mukabil “hazine yardımı” kesilmesi cezası verilen onlarca parti de cabası!…

***

!...

Peki, her “kapatma” ardından “taraftarlarına” ve “topluma” “sağduyu” çağrısı yaptığımız  güzel yurdumda, şu anda yasal olarak “63 siyasi partinin” var olup, hepsinin de faaliyette olduğu acaba “neyin” izahıdır?!…

***

O halde;

“Kapatma” çözüm müdür?!

Görülüyor ki değildir!...

Kapatılan sadece partinin “ismi” midir?!...

Anlaşılıyor ki, öyledir!...

Yani…

“Kapaaatttım” demekle, iş bitmiyor?!...

“Bir taraf”   “kapattım!” dediğinde…

“Diğer taraf” “açtım!” diyor…

Oy birliği” ile kapatılıyor…

“Gönül birliğiyle” yeniden açılıyor…

“Milletin açtığını, yine millet kapatmayınca”…

 “Değişen”?!...

Sadece “tabela” oluyor!...

Bir “kısır döngü” böyle sürüp gidiyor!…

***

Ne zamana kadar mı?...

“Anayasa”’da ve “Siyasi Partiler Kanunu”’nda siyasi partilere uygulanacak müeyyidelerde “değişikliklerin”;

“Acilen!”…

“İvedilikle!”…

“Vakit kaybetmeden!”…

“Çok hızlı!”…

“Süratle!” yapılana kadar!...

***

“Evrensel hukuk kurallarının” işletilerek yapılması gereken bu “değişiklik ve düzenlemeler”, elbet birgün  “sağduyulu” ve “iktidar” olan bir “hükümet” tarafından yapılana kadar…

Biz yine de;

“Darbe heveslilerini”…

“Kaos sevicileri”…

"Millet iradesini yok sayan", "demokrasi düşmanlarını" “lânetleyelim!”…

“Karanlık zihniyetin değirmenine su taşımamak” adına…

 Ve “Gelecek güneşli günlerin hatırına” “sağduyumuzdan” asla ödün vermeyelim!...

 

 

 

    

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3338 defa okunmuştur
GÜN SAĞDUYULU OLMA GÜNÜDÜR
Vehbi ŞAŞMAZ
Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları ve oluşabilecek acı gerçekleri görelim arkadaşlar. Malum Dış güçler ve yerli iş birlikçileri Türk-Kürt savaşı çıkarmak için çok saba sarf ediyorlar pilot bölgeler seçilerek büyük bir kaos çıkarma hazırlıkları yapıyorlar. Gün sağduyulu olma günüdür.Kaosa pirim vermeme günüdür.Geçmişin karanlık günlerini hatırlama ve tavır koyma günüdür.
15 Aralık 2009 Salı 17:47
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Kışkırtmalara Hayır
Hasan Nebi Koyuncu
Gelişen son olaylara baktığımızda, memleketimizin her yerinde inadına provokasyonların arttığını ancak, asil Milletimiz bu kışkırtmalara karşı oldukça sağduyulu davranacak ve ülkemizin bunalıma sürüklenmesine müsaade etmeyecektir.
15 Aralık 2009 Salı 17:43
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
yazalım
ADALET
hukuk taki boşluklarımız çok. bugün 70 milyonuz . her bir ferde düşen kişisel gelişim, korunması gerekirken toplumdan uzak kalamaz. kendini geliştirecek bilgiden ,davranış çeşitliliğinden,uzlaşmış kişilikten ,uzak kalamaz ,yaşantı biçimini seçer. hukukkorumacı ve kollamacı olarak toplumda herkese eşit mesafede olur . yanlış anlamalara suistimallere dikkat eder. herkesi göreve çğırıyorum ,kişisel ve toplumsal eksiklikleri tespit edip yazalım internet sitelerine yazalım hukukçulara yazalım
15 Aralık 2009 Salı 13:46
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri