Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hamit SEVEN

“Sizde öyle, bizde böyle!...”

18 Ekim 2010 Pazartesi

Önceki gün uzun süredir Hollanda’da yaşayan, Ankara’ya da bir işi dolayısıyla gelen ve sağolsun bana da uğramadan gitmeyen bir dostuma, uzun bir hoş-beşten sonra söz dönüp dolaşıp “Ne olacak bu ülkenin hali?” mevzuuna gelince sordum; “Sizin yaşadığınız kentte  idareciler, kendi verdikleri kararları çiğnerler mi hiç?!”dedim.

Düşündü...Net bir ses tonuyla:

-“Yok!” dedi...

-“Peki” dedim, “Sana çok basit ve çok yerel bir örnek versem, mesela, sizin kentinizde idareciler, hem de esnafların kaldırım işgali yapmalarını yasaklayıp sonra da yasakladıkları caddelerde Guinness rekorlar kitabına girecek kadar uzun ve devasa masalar kurdurup kahvaltı yaparlar mı?!...”

-“Nasıl yani?!” dedi...

-“Kahvaltı yapacak başka bir yer kalmadı mı yahu koca şehirde?!” diyerek güldü…

-Aforoz ederler!...Yetmedi Çarmıh’a gererler yahu!...Şaka bir yana bizim oralarda kesinlikle bu tip ilkellikler olmaz. Halk da tasvip etmez. Tef’e koyarlar adamı valla, bu çağda ayıp yav!” dedi…

-“Ya üstad” dedi, “Sen neden soruyorsun ki bunları bana. Bu kafalar hala var mı bu devirde, bir de işbaşında yani! Amazon’larda diyeceğim ama onlar bile bu kadar ‘amazon’ olmaz, şaka gibi!... Böyle ise, yazık o şehre de o şehir yaşayanlarına da!” dedi…

Bu kez ben güldüm!…

-“Olmaz mı? Var tabi!” dedim…

-“Hem de öyle kallavisinden, öyle ‘tartı-terazi’ kabul etmeyeni, ‘ayar’ tutmayanından… Öyle, yontulmamış, ‘köyden indim şehre’ havasında ki, sorma gitsin!” dedim…

Gülüştük…

-“Bizde…” diyecekti ki, lafı ağzından aldım, “Dur, ben söyleyeyim, sizde…” dedim,

bir an durdu, “Söyle” der gibi şaşkınlıkla yüzüme baktı…

 

Dedim, -“Bak dostum, sizde sözde değil özde “vizyon” ve “misyon” sahibi idarecilerin olduğu bir ülke ve bir kentte ‘sistem’ oturmuştur… Halka eşit şekilde ulaştırılan hizmetin bir standardı vardır…Halk yönetime mutlak katılır ve çözümün paydaşı olur…Kısacası, hak ve adaleti önceleyen yerleşmiş bir sistemde ‘yap-boz’ olmaz!…Yani oralarda, ‘eş-dost’, ‘candaş-kandaş’ ilişkisi olmaz!... Politik hayatımızın vazgeçilmez geleneği, ‘hamili kart yakinimdir’ imzaları elden ele dolaşmaz!... ‘Benim kartvizitim, senin kartvizitini döver!...’, ‘Benim havam senin havana bin basar’ olmaz!... ‘Verdimse ben verdim!...Taktım uydu, yaptım oldu’ olmaz!...‘Boşver vatandaşı, kucakla yandaşı’ olmaz!... ‘Halka sözümü yedim- makamı amcaya, dayıya, enişteye, kayınçoya kilitledim’ olmaz!... “Kral, vezir, kayıkçıbaşı, soğancı, sarımsakçı gibi bilmem ne baş’ları’ olmaz!... Yani sizin oralarda şehir ‘paravan’ olarak  kullanılmaz!... Hakkıysa elbette ama haksızlıklar, usulsüzlükler, yalanlar, alavere ve dalaverelerle dolu bir ‘maziyle’  hakkı olmayan mevkileri ‘zıplama’ ve ‘atlama taşı’ yapmayı bırakın, ‘aday’ bile olmaz, olamaz!...Biz öyle duyduk!...”

-Doğru mu?!…”

-Doğru!..

-Sonra, sizin oralarda ‘idarecilik’, bireyin hak ve özgürlüklerine, vatandaşın seçme ve seçilme hakkına ve yasalara saygılı olmak temellidir!...

-Öyle mi?!...

-Kesinlikle!...

-Sizin oralarda, eşinin ‘sözüyle’ iş yapıp, dostunun ‘sazıyla’ kendinden geçen, hısımının ‘kalemiyle’ yazıp, dalkavuklarının gözüyle ‘okuyan’ ve dahi cahil-cühelanın ‘diliyle’ konuşan bilumum halkın önünde olanlar, ‘erkan-ı devlet’ karşısında el-pençe divan durup, pişkin pişkin ‘siyasi kimliklerini bir kenara bırakarak hizmetin en iyisini ve en güzelini sunmak için çalıştıklarını’ söylemezler!...

-Değil mi?!...

-Haşa!..

-Yani, senin yaşadığın yerde, yani ‘ecnebi’ memleketindeki yöneticiler, doğruluk, dürüstlük ve erdemlilik kısaca insanlık adına ne kadar kutsal kavram varsa, maharetle içini boşaltıp, posasını çıkardıktan sonra karşısına geçip üstüne bir de sigara tüttürmezler öyle mi?!...

-Aslaaaa!...

-Şimdi sen diyeceksin ki, “Dostum işiniz zor!...”

-Diyeceksin ki, “Memleketim; halkı, esnafı, sanayicisi, çiftçisi, memuru, işçisi, genci-kadını-ihtiyarının çabaları ve üretimleriyle değişiyor, gelişiyor, büyüyor ama yöneticilerinin kafaları hiç değişmiyor, gelişmiyor, büyümüyor!...”

-Bende sana diyeceğim ki; “Evet dostum haklısın!...”

 

 

 

 

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4126 defa okunmuştur
ders vermiştik
Vehbi Özkan
İşimiz gerçekten zor dostum.Bir yanımız bağdata bakıyor bir yanımız halepe biz böyle bir toplum değildik yedi düvele temizlik ahlak adalet dersleri veren milletin ders verdiklerinin standartlarına yetişmek için koşturması ne garip.
25 Ekim 2010 Pazartesi 21:09
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
“Evet dostum haklısın!...”
ahmet yasin
hamit bey: değişseydi zaten bu halde olmazdık.lakin burda sorun sadece yöneticilerde değil eminim bence halkın taaa kendisinde.halk böyle olmasa yöneticilerde öyle olmaz kanımca.peygamberimiz(sav) ne demiş, "nasılsanız öyle idare edilirsiniz".sanal gündemler ülkesindeki gerçekliği yine kendine özgü üslubuyla güzel özetlemiş hamit bey.kalemine sağlık.
22 Ekim 2010 Cuma 16:59
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri